
iahaber Haber Merkezi
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, iahaber’te Şirin Payzın’ın konuk olduğu programda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğuna ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Babacan, “Sayın İmamoğlu ‘ben adayım’ demeseydi, meydan okuyan bir adaylıkla yola çıkmasaydı şu an tutuklu olur muydu? Bu sorunun cevabı çok açık” ifadelerini kullandı. Ayrıca, eski HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Gezi hükümlüsü iş insanı Osman Kavala’nın tutukluluğuna da değinen Babacan, “Demirtaş ve Kavala dosyasını inceledik. Bu insanların hapiste olması için hiçbir gerekçe yok, yazıktır, günahtır! Yıllardır bu insanlar yok yere hapiste! Böyle bir hukuk devleti olamaz… Şu anki siyasi irade güç zehirlenmesi içinde” şeklinde konuştu.
Babacan, Yeni Yol Grubu’nun ortak adayı olabileceği yönünde sinyaller verirken, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın kendisini “herkesin oh be diyeceği aday” olarak işaret etmesi hakkında, “Kimin üzerinde mutabık kalınırsa o olabilir, ama ben kiminle gitsem, görüşsem adaylık talebi duyuyorum. Bunları konuşmak için henüz erken. Önce ittifak inşasını gerçekleştirelim, daha sonra diğer siyasi partilerle de çalışarak mutabakat içinde bir ortak aday olsun…” dedi. DEVA Partisi lideri, “Biz Türkiye’nin en iddialı siyasi partisiyiz ve iktidar olmaya da en hazır siyasi partisiyiz” diyerek iddialarını sürdürdü.
DEVA Partisi Genel Başkanı, Türkiye’nin AKP ve CHP dışında yeni bir alternatife ihtiyaç duyduğunu vurgularken, “Yeni bir yol inşasını elzem görüyoruz. Bunu yaparken AK Parti ile de ana muhalefet ile de mesafeli bir şekilde bu yolu yürümek istiyoruz. İş birliği ihtimalini zayıf görüyoruz. Sayın Arıkan’ın tabiriyle herkese ‘oh be’ dedirtecek yeni bir alternatif inşası Türkiye’nin ihtiyacı… Denenmişi denemekte fayda görmüyoruz” şeklinde konuştu.
Babacan, programda AKP ile iş birliği tartışmaları, seçimlerde aday olma ihtimali, İBB davası ve Türkiye ekonomisi gibi konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Kiminle görüşsem adaylık talebi duyuyorum”
Babacan’ın açıklamalarından öne çıkan bazı ifadeler şöyle:
“Türkiye’nin ‘Oh be’ demeye gerçekten ihtiyacı var. Sayın Arıkan’ın bu ifadesinden sonra epey konuşuldu; toplum olarak büyük bir değişim arzusunda olduğumuzu da ortaya koydu. Partilerin genel başkanı doğal olarak adaydır. DEVA’nın adayı olduğumu üç yıldır söylüyorum.
Başkanlık sistemiyle birlikte, koalisyonlar değil seçim öncesi ittifaklar olmaya başladı. İttifaklar bu işin tabiatında. Biz şu anda 2024’ten bu yana yeni bir alternatif inşası için çalışıyoruz. Türkiye’nin iktidara da ana muhalefete de mesafeli bir alternatife ihtiyacı var, beraber çalışabileceğimiz siyasi partilerle yürümek isteriz diye ilan etmiştik ve Yeni Yol Grubu’nu kurmuştuk. Seçim de yaklaştığına göre bu birlikteliklerin somut ittifaklara dönmesi gerekiyor. Bunun ortak liste, ortak adaylar üzerinden yürüyebileceğini dikkate almalıyız. Arıkan’ın açısı bir ilke, bir çerçeve orta koymak açısından önemli. Biz de o çerçeveye katılıyoruz. Bizim oluşturacağımız o alternatif inşasında diğer siyasi partilerle de ortak bir istişareyle isteriz ki ortak aday oluşsun.
Kimin üzerinde mutabık kalırsa olabilir, ama ben kiminle gitsem, görüşsem adaylık talebi duyuyorum. Bunları konuşmak için henüz erken. Önce ittifak inşasını gerçekleştirelim, daha sonra diğer siyasi partilerle de çalışarak mutabakat içinde bir ortak aday olsun…
Biz Türkiye’nin en iddialı siyasi partisiyiz ve iktidar olmaya da en hazır siyasi partisiyiz. Binlerce sayfa politikalarımız var, eğitimde, sağlıkta, güvenlikte çalışmalarımızı yaptık ve açıkladık. Mevcut iktidardan daha hazırız, ellerinde böyle bir plan program yok. 84 maddelik anayasa paketimiz de hazır. Ama mevcut sistemde iktidara yürüyüş ittifaklarla olacak, bunun da farkındayız.
“AK Parti içinde eski güzel günleri özleyenler var”
Babacan, AK Parti ile DEVA Partisi arasında bir görüşme gerçekleşmediğini belirtti. Bunun, dışarıdan bakanların yakıştırması olabileceğini ifade etti. “Ya da eski güzel günleri özleyenler ‘acaba bir şekilde eski birlikteliklerle güzel günler yaşanır mı’ diye bir arayış var, farkındayım. Ama DEVA’dan olan pek çok arkadaşım AK Parti’den kendi isteğiyle ayrıldı, kimse bizi ihraç etmedi, kalmamız için ısrar etti. Biz AK Parti zayıfladıktan sonra değil, bütün güç AK Parti’deyken ayrıldık. İlke ve değerlerden uzaklaşma vardı ve ülkeye zarar verecek dedik. İçeride ciddi eleştiriler getirdik ama dikkate alınmadı, yanlışlarda ısrar edildi ve Türkiye her açıdan çok sıkıntılı bir noktaya geldi.”
“AK Parti’nin yanlıştan dönme iradesi ortaya koyması zayıf”
Babacan, “Ben AK Parti’nin kurucularındanım. Kuruluş ilkelerini bugün hâlâ destekliyorum. Zaman içinde o ilkelerden uzaklaşıldı. O ilkelerden dönme iradesi oraya konursa, ‘yanlış yaptık, düzeltmemiz ve ülkeyi toparlamamız gerekiyor’ diye bir irade oluşursa oturulup konuşulur ama bu ihtimali zayıf görüyorum” dedi.
Mesele Ali Babacan’ın ne yaptığı değil; biz siyasi partiyiz. Bundan sonra konuşulabilecek olan, diğer partilerle DEVA arasındaki iş birlikleridir…
Hiçbir parti için ‘kapıyı kapattık’ diye bir duruşta olmayız. Biz CHP ile bir ittifakta yer aldık. O günkü CHP ‘helalleşme’ diyordu. ‘Yanlış yaptık, yanlıştan dönelim, farklı kitlelere dönelim’ diyordu. Oturduk, eylem planı hazırladık ve o şekilde yürüdük. CHP ile de yaptık, başka siyasi partilerle de yaparız. Kimseyle şahsi meselemiz yok; Özgür Bey ile de yok, Tayyip Bey ile de yok. Bu ülke demokrasi, hukuk, adalet, parlamenter sistemle yönetilmelidir. Yolsuzlukla mücadele edilmelidir. Bu temel ilkelerde hemfikir olduğumuz, beraber yürüyebileceğimiz siyasi partilerle yol yürürüz.
“AK Parti ile de CHP ile de mesafeli yürümek istiyoruz”
Babacan, “Biz kimlik siyaseti yapmıyoruz, bizim derdimiz Türkiye. Temel ilke ve değerler konusunda kimlerle uzlaşılırsa biz o yolu yürürüz, kapıyı kapatmayız” dedi.
“AK Parti’nin etrafını saran bir menfaat şebekesi var; düzenin bozulmasını istemeyen, zenginleşen bir
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



