
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 2011 sonrası dönemde Türkiye’de küçük bir menfaat grubunun zenginleştiğini, geniş kitlelerin ise giderek yoksullaştığını ifade etti.
Babacan, AKİT TV’de yayınlanan Muharrem Coşkun ile “Kırmızı Masa” programında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. 2003’teki Irak tezkeresi öncesinde kendisine atfedilen “Irak’a ilk bomba düştüğünde 8,5 milyar dolar hesaba geçecek” şeklindeki iddialara yanıt veren Babacan, bu bilginin yalnızca Sabah gazetesinde yer aldığını ve bunun kapalı bir grup toplantısından sızdırılmış bir haber olduğunu belirtti. “Böyle bir ifadem hiçbir zaman olmadı” diyen Babacan, DEVA Partisi’nin kuruluşundan sonra bu tür iddiaların tekrar gündeme getirildiğini savundu.
Bir ülkenin gücünün ekonomi, askeri kapasite ve itibarla ölçüldüğünü anlatan Babacan, Türkiye’nin ekonomisinin güçlü olması gerektiğini vurguladı. 2009 yılında Türkiye’nin ekonomik durumunun sağlam olduğuna dikkat çeken Babacan, “O zaman Avrupa krizden kavruluyordu” dedi.
Babacan, Türkiye’de uzman kadrolara sahip olduklarını ve bu kadroları harekete geçirme yeteneklerinin bulunduğunu belirterek, “Memleketin topyekûn zenginleşmesi için çalışmalıyız” ifadesini kullandı. 2011 sonrasındaki dönemde, menfaat şebekelerinin zenginleştiğini ve geniş kitlelerin yoksullaştığını dile getirdi.
“Asgari ücretle ancak 2 çeyrek altın alınıyor”
Örnek vermek için yanında getirdiği çeyrek altını gösteren Babacan, 200 lira ile 3 çeyrek altın alınabileceğini, ancak bugün asgari ücretle yalnızca 2 çeyrek altın alınabildiğini belirtti. “Asgari ücret 22 bin lira oldu. Bu parayla kuyumcuya giderseniz ancak 2 çeyrek altın alırsınız” dedi.
“Devlet tasarruf etmeden enflasyon düşmez”
Ekonomiyi devraldıklarında 20 bankanın battığını ve bu bankaların borçlarının hazineye yüklendiğini hatırlatan Babacan, o dönemde ciddi tasarruf tedbirleri alarak enflasyonu düşürdüklerini söyledi. Şu anda enflasyonun yüksek olduğunu belirten Babacan, devletin tasarruf etmeden enflasyonu düşüremeyeceğini ifade etti.
“Değişmeyen bu ülke için dosdoğru çalışmaya devam etmemiz”
Babacan, hazırladıkları anayasa paketinden pişman olmadıklarını ve Türkiye için önemli bir çalışma olduğunu vurguladı. Değişen siyasi partilerin yanı sıra, değişmeyen şeyin Türkiye sevgisi olduğunu belirtti.
“Kıbrıs Türkü’nün adanın tümüyle ilgili hakları vardır”
Doğu Akdeniz’deki hakların korunmasının sadece KKTC ve Türkiye meselesi olmadığını ifade eden Babacan, Kıbrıs Türkü’nün adanın tümündeki haklarından vazgeçilemeyeceğini söyledi.
“Kürt sorununu Kürt vatandaşlarımıza sormamız gerekiyor”
Kürt sorununu ele alırken, bunu Kürt vatandaşlarına sormak gerektiğini belirten Babacan, eşit ve özgür bir vatandaşlık anlayışının önemine değindi.
Anayasa’nın ilk 4 maddesi
Anayasa’nın ilk 4 maddesiyle ilgili iktidar ve muhalefet tarafında bir talep olmadığını söyleyen Babacan, bu maddelerle ilgili çalışmalar yapılacağını umduğunu ifade etti.
“Rekabete açık hangi sektör varsa devletin o sektörde olması yanlış”
Babacan, özelleştirilmeyen kurumların örnekleri üzerine yapılan tartışmalara da değinerek, rekabete açık olan sektörlerde devletin yer almaması gerektiğini savundu. Özel sektörün bu alanda daha iyi ve kaliteli ürünler sunması gerektiğini belirtti.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



