Bağımlılık Önleme Modeli Tanıtıldı: Yeni Dönem Başladı

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Bağımlılık Önleme Modeli Tanıtıldı: Yeni Dönem Başladı

İSTANBUL (İGFA) – İki yıl süren uluslararası iş birliği çerçevesinde geliştirilen bağımlılık önleme modeli, eğitim modülleri ve dijital platform kamuoyuyla tanıtıldı.

Yeşilay Genel Merkezi Sepetçiler Kasrı’nda gerçekleştirilen etkinliğe, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkan Yardımcıları Büyükelçi Dr. Mehmet Güllüoğlu ve Sümeyye Ceylan, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Cihad Demirli ile Yeşilay Yönetim Kurulu ve Bilim Kurulu Üyeleri katılım gösterdi.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Büyükelçi Dr. Mehmet Güllüoğlu, “Bizim çalışmalarımız, gerçek bir soruna çözüm üretmeyi hedefleyen girişimlerdir. Bugün, iki yıl süren bir emeğin sona erdiği programdayız. Uzun yıllar insani yardım alanında görev aldım. Afetler, savaşlar ve göç, insanların hayatlarını köklü bir şekilde değiştiren olaylar. Son yıllarda ülkemiz birçok göçmene ev sahipliği yaptı. Göç, hem göç eden bireyler hem de ev sahibi toplumlar için zorlu bir süreçtir. Bu süreçlerin bağımlılık risklerini artırabildiğini biliyoruz. Bugün burada bu soruna çözüm bulmak amacıyla bir araya geldik.” dedi.

Bağımlılıkla mücadelede iş birliğinin önemine dikkat çeken Güllüoğlu, “Bazı meseleler tek başına bir kurumun üstesinden gelebileceği konular değil. Bu nedenle ortaklıklar büyük bir öneme sahip. Bağımlılık sorunları dünyada her geçen gün artış göstermekte. Dolayısıyla birlikte hareket etme kültürünü güçlendirmeliyiz. Birbirimizin desteğine ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.

“AİDİYET DUYGUSU GÜÇLÜ ÇOCUKLAR BAĞIMLILIK RİSKLERİNE KARŞI DAHA DİRENÇLİ”

Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Cihad Demirli ise Yeşilay’ın öğrencilere yönelik projelerinin çocukların çok yönlü gelişimine önemli katkılarda bulunduğunu belirtti. “Farklı kurumların bilgi ve deneyimlerinden yararlanmak son derece değerlidir. Hayat, birçok zorluk ve sınamayla doludur. Özellikle gençlik döneminde edinilen tecrübeler, gençlerin gelecekte karşılaşacakları zorluklarla başa çıkmalarına yardımcı olmaktadır. Göç gibi zor durumlarla karşılaşan bireylerin bağımlılık riskine daha açık olabileceği bilinmektedir. Bu nedenle bazı değerleri ve iyi alışkanlıkları bireyler için değil, toplum için de sağlam bir şekilde yerleştirmemiz gerekmektedir. Bunun temeli ise eğitimdir.” şeklinde konuştu.

Demirli, göç sürecinin gençler üzerindeki etkilerine de değinerek, “Günümüz, sunduğu fırsatların yanı sıra bazı tehlikeleri de beraberinde getiriyor. Göç hareketleri, gençlerin psikolojik dayanıklılıklarını ve aidiyet duygularını olumsuz yönde etkileyebiliyor. Güvenlik arayışı, eğitim ve daha iyi bir gelecek umuduyla gerçekleştirilen göç, yalnızca yer değiştirme değil, aynı zamanda yeni bir uyum sürecini de beraberinde getiriyor. Yeni bir çevreye, yeni bir dile ve yeni bir yaşam tarzına uyum sağlamak, güven veren bir eğitim ortamı ve kapsayıcı bir yaklaşım gerektiriyor.” ifadelerini kullandı.

Bağımlılığın karmaşık bir mesele olduğunu vurgulayan Demirli, “İnsanları risklerden uzak tutan unsurlar, sahip oldukları değerler ve geliştirdikleri muhakeme yeteneğidir. Arkadaşlık ilişkileri güçlü olan ve kendini ait hisseden çocuklar, bağımlılık risklerine karşı daha dirençli olmaktadır. Bu nedenle bağımlılığı bütüncül bir şekilde ele almamız önemlidir. Çocukların kendilerini tanımaları, duygularını yönetebilmeleri ve kişiliklerini güçlendirecek bir eğitim almaları bizim için büyük bir öneme sahiptir.” dedi.

Etkinlik, proje ortaklarının sunumları, göçmen gençlerin deneyimlerini paylaştığı “Göçmen Gençlerin Sesleri” oturumu ve dijital deneyim alanının ardından gerçekleştirilen kapanış konseri ile sona erdi.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın