
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.
Bahçeli’nin konuşmasından öne çıkan başlıklar:
Değerli milletvekilleri, saygıdeğer hanımefendiler ve beyefendiler, basınımızın kıymetli temsilcileri, sözlerime başlarken hepinizi en içten kardeşlik hislerimle selamlıyorum. Allah’tan, hepinizin hayır, bereket, sağlık ve huzur dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum. Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından izleyen tüm vatandaşlarımıza, onurlu bir yaşam mücadelesi veren kardeşlerimize en iyi dileklerimi iletiyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi grup toplantımızda, değerli dava arkadaşlarımla bir arada olmaktan mutluluk duyduğumu ifade ediyorum.
“DÜNYA ZOR BİR DÖNEMDEN GEÇİYOR”
Dünya, zor bir imtihandan geçmektedir. Küresel sistemdeki çatlaklar giderek belirginleşiyor, jeopolitik dengesizlikler artıyor, ekonomik gerginlikler ve siyasi gerilimler daha da derinleşiyor. Devletler irade, milletler metanet, toplumlar ise sabır testine tabi tutulmaktadır. Haritalar sabit kalsa bile anlamlar yer değiştirmekte, sınırlar görünürde değişmese de tehditlerin doğası değişmektedir. Bu tür zamanlarda millet olmanın önemi daha da artıyor. Birbirimize kenetlenmek, tarihi bir zaruret haline geliyor. Ayrılığı körükleyen her kelime, gevşekliği artıran her tutum, hafızayı aşındıran her müdahale geleceğimiz için bir tuzak oluşturuyor. Bu yüzden, yalnızca bugünkü olayları değil, geçmişi ve geleceği de konuşmak zorundayız.
“TÜRK MİLLETİ BÜYÜK BİR TARİH ÖZNESİDİR”
Bu topraklarda yaşam, her zaman ortak bir kader içinde şekillenmiştir. Bu vatan, sevinçlerin yalnızca bir kişi tarafından yaşandığı bir yer olmamıştır; kederler de yalnızca bireysel bir duygu olarak kalmamıştır. Türküler birlikte söylenmiş, ağıtlar ortak bir acıyla yakılmış, zaferler birlikte kutlanmış, yenilgiler omuz omuza karşılanmıştır. Bu nedenle, millet dediğimiz olgu, derinliğini bazen bir marşta, bazen bir mezar taşında, bazen de sofradaki aşta göstermektedir. Türk milleti, geçmişini geleceğe yön veren bir güç kaynağına dönüştüren büyük bir tarih öznesidir.
Önümüzdeki günlerde kutlayacağımız 3 Mayıs Milliyetçiler Günü, Türk milliyetçiliğinin tarihindeki özel bir yer, mücadele hafızasında önemli bir aşama ve gönüllerde yanmayan bir meşaledir. Türk milletine mensubiyet duygusunun derinliği, ülküsüyle aydınlanan zihinlerin canlılığı, dava uğruna ölümü göze almış yüreklerin dayanıklılığı, 3 Mayıs’ın mücadelesinde ve iradesinde net bir şekilde ortaya çıkmıştır. O gün ayağa kalkanlar, sadece bir itirazda bulunmadılar; aynı zamanda Türk milliyetçiliğinin hangi ruha, ahlaka ve sadakate dayandığını da tarihe kazıdılar.
“MİLLET OLMAK BİRLİKTE TARİH YAZMAKTIR”
Millet, aynı gökyüzüne bakan, aynı toprağa emek veren, aynı bayrak altında bir araya gelen, cenazelerde omuz omuza yürüyen ve mutlulukta aynı coşkuyla ayağa kalkan büyük bir kader ortaklığıdır. Merhum sanatçı Neşet Ertaş’ın “Kalpten kalbe bir yol vardır” sözüyle ifade edilen o görünmez bağ, milletin varlığını inşa eden kültürel köprüyü ve vicdan bağını oluşturmaktadır. Merhum Barış Manço’nun “Buyurun dostlar buyurun” çağrısındaki dostluk ve dayanışma ruhu, milleti bir araya getiren bir sentez oluşturur. Millet sadece acıyla değil, sevinci paylaşma ahlakıyla da büyür. Milletin tarihi, birlikte yaşama arzusunun ötesinde, birlikte tarih yazma iradesidir. İşte bu ruh, 3 Mayıs’ı anlamlı ve tarihi kılan esas noktadır.
“TÜRK MİLLİYETÇİSİNİN VATAN SEVDASI YARGILANMIŞTIR”
1944 yılı, dünya üzerinde savaşın karanlık gölgesinin belirdiği bir dönemdi. Her millet, kendi yönünü belirlemek için çaba sarf ediyordu. Türkiye, bu dönemdeki baskılar ve tehditlerle baş başa kalmıştı. Komünizm tehlikesine karşı uyarılar yapan mektupların ardından, 3 Mayıs’ta Türk milliyetçiliği mahkeme salonlarında yargılanmaya başlandı. Türk milliyetçiliğini yargılamaya cüret edenlere karşı, milletimizin iradesi sarsılmaz bir biçimde ortaya kondu. Ankara Adliyesi’ni dolduran Türk gençliği, Türk kimliğini sosyalizme ezdirmemek için tek yürek oldu. Vatan için mücadele eden Türk milliyetçileri, bu süreçte büyük bir dayanışma sergilediler.
“TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ ASIRLARI İNŞA EDENLERİN MİRASIDIR”
İnsan hakkının göz ardı edildiği, hukukun hiçe sayıldığı bu soruşturma süreci, tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir. Türk milliyetçileri, işkenceye, yalnızlığa ve zorbalığa karşı dimdik durdular. Onlar, şartlar ne olursa olsun teslimiyet göstermediler. Merhum Hüseyin Nihal Atsız’ın haykırışı, Türk milliyetçilerinin azim ve kararlılığının sembolüdür. Türk milliyetçiliği, geçici heveslerin değil, ülküye adanmış insanların davasıdır. Tarihine yaslanan ve kökleriyle yaşayanların sancağıdır.
“3 MAYIS, TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN KİMLİK MAYASIDIR”
Bu nedenle 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin şerefli bir hatırasının ötesinde bir anlam taşımaktadır. 3 Mayıs, Milliyetçi Hareket Partisi’nin bugüne ulaşan iradesinin hangi ateşlerle sınandığını ve hangi zincirlerle kuşatıldığını göstermektedir. Türk milliyetçiliği, yalnızca bir fikir akımı değil, bir ahlak ve mücadele disiplini haline gelmiştir. 3 Mayıs, Türk milletinin kendi kimliğine, tarihine ve manevi varlığına sahip çıkma iradesinin somut bir örneğidir. 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin karakter mayasıdır ve bu tarihi gün, şahsiyet ve aidiyet iradesinin ilanıdır.
3 Mayıs, Türk milliyetçilerinin yeniden uyanışı ve derin uykulardan uyanışıdır. 3 Mayıs, hak bildikleri yoldan sapmayan, karanlık karşısında korkmayan ve mahrumiyet karşısında metin kalanların mirasıdır. Bu süreçte, nice ülkücü genç acıyı bal eylemiş, Türk milliyetçileri ise bu mücadelede önemli bir yer edinmiştir.
“MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ, TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN SİYASETTEKİ KALESİDİR”
O gün mahkeme salonlarında direnenler, sadece bir fikri savunmadılar. Tabutluklara konmak istenen bir düşünceyi milletin vicdanına emanet ettiler. Geri adım atmak mümkünken, onlar Türk milliyetçiliğini bir tercih değil, bir zorunluluk olarak gördüler. Başbuğumuz Alparslan Türkeş, bu fikri sadece bir mefkûre olmaktan çıkarıp bir teşkilat iradesine dönüştürdü. Milliyetçi Hareket Partisi, Türk milliyetçiliğinin siyasetteki tek kalesidir. Bu hareket, devleti ve milleti sahipsiz bırakmayacak bir irade ile yoluna devam etmektedir.
Türklüğü ve Türk milliyetçiliğini hedef alan
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



