
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 22 Ekim 2024 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup toplantısında yaptığı konuşmada, Terörsüz Türkiye sürecinin önemine vurgu yaparak, yalnızca dağdaki terör değil, şehirlerdeki vandalist davranışların da sona erdirilmesi gerektiğini belirtti. Bahçeli, bu süreçte Türk siyasetinin temel kaynağının Türk milleti olduğunu ve her siyasi partinin Türkiye partisi olma mecburiyetinde olduğunu ifade etti.
Bahçeli, Türkgün gazetesinde yayımlanan yazısında, Cumhuriyet’in yeni yüzyılında terörü tamamen sona erdirmiş bir Türkiye inşa etmenin önemini dile getirerek, bu hedefin etnik, dini ve siyasi kimliklerine bakılmaksızın tüm vatandaşlar için faydalı olacağını belirtti. Ülkenin güçlü, demokratik ve müreffeh bir geleceğe sahip olmasının herkesin ortak arzusu olduğunu vurguladı.
Bahçeli, güçsüzlükten uzak bir Türkiye yaratmak için terörün gündemden çıkarılacağını ve “Terörsüz Türkiye” hedefine ulaşmak için sürekli bir gayret içinde olduklarını anlatırken, bu amacın yalnızca dağdaki terörle değil, şehirdeki vandalizmin de ortadan kaldırılmasıyla gerçekleşeceğine dikkat çekti. Terörün geçmişle normalleştirilmesi yerine, fiil ve eylemleriyle lanetlenmesi gerektiğinin altını çizen Bahçeli, yalnızca bu şekilde tam demokrasiye ulaşılabileceğini belirtti.
Türkiye partisi olmanın önemine değinen Bahçeli, her partinin Türkiye Cumhuriyeti’ne, ortak tarih ve kültüre bağlı kalması gerektiğini kaydetti. Bu doğrultuda, siyasi partilerin şiddetten arınması ve demokratik meşruiyet üzerinden siyaset yürütmeleri gerektiğini ifade etti. Her siyasi partinin, Türkiye’nin daha kapsayıcı ve barışçıl bir şekilde temsil edilmesini sağlayacak söylemler geliştirmeye odaklanması gerektiği vurgusunu yaptı.
Bahçeli, Meclis, siyaset ve toplum arasındaki uyumun büyük önem taşıdığını belirterek, bu üç bileşenin birbirleriyle uyum içinde olmasının sağlanması gerektiğini açıkladı. Siyasi partilerin kapsayıcı, barışçıl politikalar geliştirebilmeleri için toplumun tüm kesimlerinin temsil edilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, siyasal iktidarın meşruiyetinin toplumsal rızaya bağlı olduğunu hatırlatarak, partilerin tüm toplumsal kesimlere hitap eden politikaları benimsemeleri gerektiğini vurguladı.
Bahçeli, terör ve şiddetle ilişkisi olan siyasi hareketlerin geniş toplumsal destek elde edemeyeceğini belirtirken, partilerin şiddetle açık bir şekilde arasına mesafe koymaları gerektiğini ifade etti. Türkiye’de çoğulcu demokrasinin gereği olarak herkesin siyasette kendini ifade edebilmesi gerektiğini söyleyen Bahçeli, bunun terörizmi veya bölücülüğü meşrulaştırmaması gerektiğinin altını çizdi.
Bahçeli, siyasal sistemin adil ve kapsayıcı olması için farklı toplumsal kesimlerin yeterince temsil edilmesi gerektiğinin altını çizerken, temsil edilmeyen grupların apolitize olabileceği veya aşırı politize olabileceği riskine dikkat çekti. Bu nedenle, toplumsal kaynaşmanın sağlanması adına temsilin önemine vurgu yaptı. Toplumun tüm kesimlerini kucaklayıcı politikaların geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, etkili ve adil politikalar geliştirmek için atılması gereken adımların kritik olduğunu belirtti.
Bahçeli, terörsüz bir Türkiye hedefinin başarılı olabilmesi için siyasi partilerin sivilleşmesine ihtiyaç olduğunu dile getirirken, darbe anayasası yerine yeni bir sivil anayasanın hazırlanmasının zaruri olduğunu belirtti. Bu durumu, Türkiye’deki askeri vesayetten kurtulma arayışının bir parçası olarak değerlendirdi.
Yazısında, kimlik siyasetinin olumsuz sonuçlarının altını çizen Bahçeli, başta Batı’daki kimlik tanımlamalarının farklılık gösterdiğini ifade etti. Bu kapsamda, siyasi partilerin silahlı unsurların gölgesinde değil, halk
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



