
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılara tepki gösteren Bahçeli, “Komşu ülkemiz İran’ın yaşadığı dehşet verici olaylardan ülkemizi soyutlamak hem imkansız hem de izansızlıktır. Terörsüz Türkiye sürecine karşı duran aymazlar, neyi amaçladığımızı daha iyi anlıyor musunuz?” ifadelerini kullandı.
Bahçeli’nin açıklamalarının öne çıkan noktaları ise şöyle oldu:
“Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarının ağır sonuçları hala etkisini sürdürüyor. Halka halka genişleyen yeni savaşlar silsilesinin, nasıl bir vahşet ortamı yaratacağını öngörmek kolay değildir. İnsanın doğuştan sahip olduğu haklara ve değerler mirasına saygı azalmıştır. Bugün güçsüz olan haklı, güçlü olan ise haksız konumundadır. Küreselleşen etik ve ahlaki karmaşa, barış ve huzur arayışlarını boşa çıkarmaktadır. Gelecek zamanın ahlakından bahsedilemez; her ahlak, geçmişten süzülerek bugüne ulaşır. Fakat günümüzün barbarlıkları, geleceği silah ve zorla inşa etme çabalarıyla serbest kalmıştır. Geçmişe duyulan merhamet ve sadakat hissinin kaybolmaması sürekli bir görevdir. Geleceği korumak ve heba olmasını engellemek, bugün üstlendiğimiz en önemli sorumluluklardandır.”
“ALÇAKLIKTIR”
İran’ın dini lideri Ali Hamaney, üst düzey siyasetçi ve bürokratlarla toplantı yaparken İsrail’in saldırması ve toplantıdaki kişilerin katledilmesi tam anlamıyla bir alçaklıktır. Casuslar, İran’ın en kritik alanlarına sızmışlardır. İçerideki hainler nedeniyle kale kapısı açık kalmıştır.
Bölgesel ve küresel tansiyonun yükseldiği bu dönemde Türkiye’nin sağduyu ve soğukkanlılıkla hareket etmesi, barışçıl çabaları destekleyip teşvik etmesi önemlidir. Bu karanlık dönemlerde duygusal tepkilere itibar edilmemesi, devlet ve millet aklının ortak hassasiyeti olmalıdır. Etrafımızda dönen gelişmelere karşı yorum ve değerlendirmelerimizi aklıselim bir siyasi ve ahlaki çerçevede yapmak kaçınılmazdır.
“ÖLÜMDEN ÖTE KÖY YOKTUR”
Üzerimize gelmeyi düşünenlerin göreceği şiddeti peşinen kabul etmesi gerekir. Hiçbir devlet yanlış hesap yapmamalıdır. Vatanımıza sahip çıkmak için gerekirse bin kez diriliriz. Korkaklar her gün, kahramanlar bir gün ölür. Ölümden öte köy yoktur; ölürsek şehit, kalırsak gazi oluruz. Coğrafyamızda barış hâkim olmalıdır. Savaşın kazananı yoktur. Afganistan ve Pakistan arasındaki çatışmalar ile ABD-İsrail ortaklığının İran ile savaşına barışçıl çözümlerle müdahale edilmelidir. Barış ortamının yeşermesi en samimi dileğimizdir. İran İslam Cumhuriyeti’nin geleceğini, bu ülkenin halkı tayin etmelidir. İran, İranlılarındır. Huzur ve barış istiyoruz. Siyonist emperyalist azgınlığı sonuna kadar reddediyoruz.
“ŞİMDİ NE YAPMAYA ÇALIŞTIĞIMIZI GÖRÜYOR MUSUNUZ?”
Açıklamalarında saldırıların Türkiye’yi de etkilediğine dikkat çeken Bahçeli, iktidarın “Terörsüz Türkiye” hedefine atıfta bulunarak, “Bu çok boyutlu saldırılardan ders çıkarmalıyız. İç cephede milli birlik ve beraberliğin önemi bir kez daha ortaya çıkmıştır. İran’ın yaşadığı felaketlerden ülkemizi soyutlamak doğru değildir. Terörsüz Türkiye hedefine karşı çıkanlar, ne yaptığımızı anlıyorlar mı? Türk-Kürt kardeşliğine yaptığımız çağrıyı çarpıtan ve PKK’nın çağrısına saldıran zihniyetler etrafımızdaki ateş çemberinden bir sonuç çıkarabiliyor mu?” dedi.
“BARIŞ ÇABALARINI DESTEKLEMELİYİZ”
Bölgesel ve küresel tansiyonun yükseldiği bu dönemde sağduyu ve soğukkanlılıkla hareket etmek, barışçıl çabaları desteklemek Türkiye için önemli bir politik ve diplomatik tutumdur. Alacakaranlık dönemlerde duygusal tepkilere itibar edilmemesi, devlet ve millet aklının ortak hassasiyeti olmalıdır. Etrafımızda dönen asıl meseleye odaklanarak, uzak gelişmelere dair yorum ve değerlendirmelerimizi aklıselim bir çerçevede gerçekleştirmemiz gerekmektedir.
“İRAN’A TUZAK KURULMUŞTUR”
Casuslar İran’ın en hassas alanlarına sızmışlardır. İçerideki hainler nedeniyle kale kapısı açık kalmıştır. Siyonist güçler, Amerika Birleşik Devletleri’ni İran’a karşı kışkırtmaktadır.
Burada amacım ABD-İsrail koalisyonunun İran’a yönelik saldırılarını detaylandırmak değildir. Asıl hedef, komşumuz İran’ı hedef alan bu çok boyutlu saldırılardan dersler çıkarmak, tehdidin yakınlaştığını ve acımasızlığını görmektir. Müzakere kisvesi altında İran’a tuzak kurulmuştur. Hamaney’in ölümünden sonra MOSSAD ajanlarının yıkıntılar altındaki görüntüleri kaydederek Netanyahu’nun ofisine göndermesi, organize bir saldırganlığın göstergesidir. İran’ın yönetimi ve askeri altyapısı hedef alınmıştır. Tahran yönetimi, istihbarat oyunlarına boyun eğmek zorunda kalmıştır.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



