Bahçeli: Malazgirt Zaferi’nin Anlamı ve Önemi

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Bahçeli: Malazgirt Zaferi’nin Anlamı ve Önemi

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 954. Malazgirt Zaferi yıldönümü vesilesiyle bir yazılı açıklama gerçekleştirdi.

Açıklamasında Türkiye’nin terörsüz bir geleceğe ulaşma hedefine vurgu yapan Bahçeli, “Terörsüz Türkiye, fetihler sürecinin, taarruz bilincinin ve nihayetinde Malazgirt Zaferi’nin istikbalin temiz yüzüyle birleşmesi, yeni yüzyılın barış, huzur ve kardeşlikle pekişmesidir” şeklinde ifadeler kullandı.

“ALTIN FIRSAT” VURGUSU

Bahçeli, “Altın fırsatın” kaybedilmemesi gerektiğini belirtirken, “Coğrafyayı vatan yapan millet çatısı altındaki kardeşlik hissiyatı ve özellikleri zedelenmemelidir” dedi.

“KADERİMİZE YÖN VERECEK SAĞLAM ATILIMLAR…”

MHP lideri, “Terörsüz Türkiye’nin kararlı adımları ve kaderimize yön verecek sağlam atılımları, güç birliği içerisinde gerçekleştirilmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

Bahçeli, mesajında şu sözlere yer verdi:

“Türk milleti, tarih boyunca medeniyetin taşıyıcısı, merhamet ve muhabbet ikliminin sembolü olmuştur. Bu yüksek değerler zamanla yayılmış, durgun coğrafyaların karanlık ufkunu fetih ve taarruzun ışığıyla aydınlatmıştır. 26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferi ile 26 Ağustos 1922 Büyük Taarruz’un anlamını kavrayabilenler için bu aydınlık, Allah’ın bir lütfu ve milletimizin onur kaynağıdır.

Hem 954 yıl önce hem de 103 yıl önce Anadolu, esaret zincirlerinden kurtularak asil milletimizin şeref ve onuruyla pekiştirilmiştir. Malazgirt Ovası’nda küresel ve bölgesel güç dengeleri yeniden şekillenirken, jeopolitik ve jeostratejik denklemler değişim göstermiştir. Bu mesele sadece kazanılmış bir meydan savaşıyla sınırlı değildir; Malazgirt Zaferi, Anadolu’nun yeniden doğuşunu simgelerken, mazlumların dirilişini de tetiklemiştir.

954 yıl önce ayrımcılığa karşı bir direniş sergilenmiş ve karanlık amaçlar engellenmiştir. Malazgirt Zaferi, Türk milletinin varoluşsal onurunu yurt tutma hedefiyle birleştirmiştir. Bu zafer, Bizans’ın kapılarını açmakla kalmamış, kırgın gönüllere umut ve heyecan aşılamıştır. Ötüken sancağı, Malazgirt’te daha büyük hedeflere yönelmiş, milli ülküler Kızılelma sevdasıyla coğrafyaları sarmıştır. Müslüman Türk milleti, Anadolu’yu merkez haline getirerek İ’la-yi Kelimetullah aşkının peşine düşmüştür.

Malazgirt Zaferi’nin etkileri günümüzde de hissedilmektedir. Tarih boyunca bu zafer nedeniyle huzursuz olan çevreler, Türk milletinin birliği ve kardeşliği karşısında çeşitli oyunlar oynamaya devam etmektedir. Bitmeyen tuzaklara rağmen, Malazgirt’in manevi mirası ve Büyük Taarruz’un soylu duruşu tahrip edilememiştir. Malazgirt’in tarihi dokusu, kuşkusuz milli yüreklerde kor gibi yanan zafer ateşiyle “Terörsüz Türkiye’nin kararlı adımları ve kaderimize yön verecek sağlam atılımları el birliğiyle gerçekleştirilmektedir. Terörsüz Türkiye, fetihler sürecinin, taarruz bilincinin ve Malazgirt Zaferi’nin istikbalin temiz yüzüyle birleşmesidir. Önümüzdeki altın fırsat heba edilmemeli, coğrafyayı vatan yapan millet çatısı altındaki kardeşlik hissiyatı korunmalıdır.

Malazgirt’te şekillenen fetih aklının, ortak değerlerde buluşmayı temel alan iradenin, ecdadımızın çağrısını yere düşürmeyeceğine inanıyorum. Bu düşüncelerle, Türk tarihinin her döneminde milli bekanın korunması için önemli sorumluluklar üstlenmiş, en zorlu imtihanları sabırla geçmiş aziz ecdadımızı saygı ve rahmetle anıyorum. Malazgirt Zaferi’nin 954. yıl dönümünde, Sultan Alparslan’a, kahraman askerlerimize, Büyük Taarruz’un 103. yıl dönümünde ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, ülküdaşlarına ve tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Taarruz ve zafer günümüz kutlu olsun. Vatanımız sonsuza kadar yaşasın.”

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın