
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, savunma sanayisinde kurumsallaşmanın büyük bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Bahçeli, “Savunma sanayisinde tam kurumsallaşma, tüm politik ihtilaflardan ve tartışmalardan bağımsız bir konumda yer almak demektir. Ne tür meselelerin siyaset üstü olduğunu, hangi konuların reel politiğin alanına girdiğini sağlıklı bir şekilde ayırt etmemiz gerekiyor. Basit politik menfaatler uğruna büyük kazanımları ve güçlü bir geleceği feda etmemeliyiz” şeklinde konuştu.
Devlet Bahçeli, “Türk ve Türkiye Yüzyılı” temaları ile savunma sanayisindeki kurumsallaşmaya ilişkin görüşlerini Türkgün gazetesinde paylaştı.
BU HABERİ, iahaber ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
iahaber’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
ABONE OL
Zaten abone misiniz?
Üye girişi yapın
Bahçeli, geçmişte verdiği mülakatlarda küresel sistemin sona erip bölgesel dinamiklerin yükseldiğini öngördüğünü belirtirken, bu dönemde bölgedeki egemen devlet olmanın önemine dikkat çekti. “Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın temellerinden biri Türkçe dünya kurma ideali, diğeri ise bölgede egemen bir devlet olmaktır” diyen Bahçeli, egemen devlet olmanın, kendi bölgesinin egemen iradesini elinde bulunduran ve alternatif politikalar geliştirebilen bir devlet anlamına geldiğini ifade etti.
Bahçeli, Türkiye’nin coğrafi konumunun, Karadeniz’den Kafkasya’ya, Ortadoğu’dan Akdeniz’e kadar uzanan stratejik fırsatlar sunduğunu, ancak bununla birlikte riskler ve tehditler de barındırdığını belirtti. Egemen bir devlet olmanın, bu risk ve tehditleri bertaraf edebilmek için şart olduğunu vurguladı.
Güçlü siyasi iradelerin, her zaman büyük resmi görmesi gerektiğini söyleyen Bahçeli, Türkiye’nin egemen devlet olmasının, küresel sistemdeki belirsizlik ve risklere karşı hazırlıklı olmayı sağlayacağını ifade etti. Türkiye’nin jeopolitik ve stratejik konumunu avantajlı bir şekilde kullanabilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Bahçeli, Türkiye’nin bölgesel gelişmelere karşı öngörülebilirlik ve istikrar sağlamak için kapsamlı bir yol haritasına ihtiyaç duyduğunu, ayrıca küresel dönüşümleri anlamanın önemine vurgu yaptı. Coğrafyanın, bu gerekliliği zorunlu kıldığını belirtti.
Karadeniz’deki Rusya-Ukrayna Savaşı, Ortadoğu’daki İsrail-Filistin gerginliği ve diğer bölgesel çatışmaların Türkiye üzerindeki etkilerinin göz ardı edilemeyeceğini söyleyen Bahçeli, Türkiye’nin bu bölgelere olan ilgisinin yalnızca coğrafi değil, aynı zamanda tarihsel bir zorunluluk olduğunu da sözlerine ekledi.
Bahçeli, Türkiye’nin milli sınırları ile gönül coğrafyasının farklı gerçeklere işaret ettiğini ifade ederek, tarihî hatıraların ve kardeş toplumlarla olan ilişkilerin önemine değindi. Gönül coğrafyasının, hatıralar ve ortak deneyimlerle ilişkileri kolaylaştırdığını belirtti.
Bahçeli, egemen devlet olabilmek için milletin kendi mefkûresine inanmasını sağlamak ve bu konuda destek almak gerektiğini vurguladı. Mefkûrenin, millete yaşama arzusu kattığını ve devletin egemenliğini güçlendirdiğini belirtti.
Egemen devletin, tam bağımsızlık anlamında kendi ihtiyaçlarından fazlasını üreten bir devlet olduğunu ifade eden Bahçeli, enerji bağımsızlığının da bu kapsamda önemli bir unsur olduğunu belirtti. Enerjide bağımsızlığın, esnek hareket kabiliyeti sağladığını vurguladı.
Savunma sanayisinin de egemen devlet olma iddiasının önemli bir parçası olduğunu söyleyen Bahçeli, Türkiye’nin bu alanda önemli adımlar attığını ifade etti. Savunma sanayindeki gelişmelerin sürekliliğinin sağlanması gerektiğini ve bunun istikrarlı bir siyasi duruşla mümkün olacağını vurguladı.
Bahçeli, savunma sanayinde tam kurumsallaşmanın politik ihtilaflardan bağımsız bir durumu gerektirdiğini, Türkiye’nin meselelerinin siyaset üstü bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini dile getirdi. Ayrıca, Türkiye’nin mevcut savunma sanayi potansiyelini artırmak için atılan adımların önemine değindi.
Son olarak, Bahçeli, Türkiye’nin geçmişle bağlarını güçlendirmesi gerektiğini belirterek, köklü tarihinin ve geçmişteki zaferlerinin günümüz stratejilerine entegre edilmesi gerektiğini ifade etti. Bu bağlamda, savunma sanayisinde atılan adımların, Türk milletinin tarihsel başarılarıyla örtüşmesi gerektiğini dile getirdi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



