Bahçeli: Terörsüz Türkiye İçin Acil Adımlar Şart!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Bahçeli: Terörsüz Türkiye İçin Acil Adımlar Şart!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ekim 2024’te kamuoyuna duyurduğu “terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda önemli mesajlar verdi. Türkgün gazetesine yaptığı yazılı değerlendirmede, Bahçeli’nin ifadelerinin iktidar ortağı AKP’ye yönelik olduğu açık bir şekilde görülebilir. Bahçeli ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki çözüm ve barış arayışlarına dair yaklaşım farklılıkları dikkat çekiyor. Bu konunun sadece siyasi hesaplar çerçevesinde değil, daha geniş bir perspektiften ele alınması gerektiğine inanıyorum. Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafya, özellikle İsrail’in saldırgan tutumu gibi faktörlerin etkisiyle kritik bir dönemden geçiyor. Bahçeli’nin kimliğinin yanı sıra, “devlet politikası” algısı, Türk milliyetçisi kimliğiyle tepkilerin azalmasını sağlıyor.

Bahçeli’nin dünkü açıklamasında kimlik vurgusu yaptığı şu kısım oldukça dikkat çekici:

“Türk siyasetinde kimliğe dayalı siyaset yerine, müşterekleri ön plana çıkaran ve farklılıklara saygı gösteren bir anlayış hâkim olmalıdır. Milleti oluşturan her bireyin yerel kimliği ne olursa olsun, müşterek hislerde buluşması milli birlik için zorunludur. Bu hissiyat, bazen sevinçte bazen acıda ortaya çıkabilecektir. Şiddetsiz siyasetin mümkün olabilmesi için bu duygudaşlığın inşası, müşterekleri çoğaltmak ve sosyal yaşamda görünür kılmak gereklidir.”

Bahçeli’nin iktidara yönelik dikkat çektiği bir diğer konu ise, sürecin başlamasından bu yana geçen 19 ayda atılmayan adımlar. İktidarın muhtemel yargısal süreçleri için geç kalındığını ifade ediyor:

“Barış, iki taraflıdır ve bölücü terör örgütü PKK’nın taahhütlerini yerine getirmesi yanında, devlet olarak atılması gereken adımların gerçekleştirilmesiyle süreç tamamlanabilir. Türkiye, siyasi ve toplumsal olarak süreci desteklemektedir. Kapsamlı bir mutabakat, meşru zemini güçlendirir ve adımların atılması için motivasyon sağlar. Türkiye’nin en köklü sorununa çözüm üretmek kolay olmasa da zamanı etkin kullanmak, provokasyonları engelleyerek sonuç almak açısından hayati önemdedir.”

Bahçeli, geçmişte yaşanan süreçlere de dikkat çekerek provokasyon uyarısında bulundu. 10 Nisan 1998’de IRA ile İngiltere arasında imzalanan “Hayırlı Cuma” anlaşmasının ardından kurulan “Real IRA” hareketine atıfta bulunarak şu ifadeleri kullandı:

“İngiltere’de IRA ile çeşitli ateşkesler olsa da asıl barış süreci 1997’de başlamış ve 2005’te sona ermiştir. Bu süreçte IRA’nın siyasi kanadı Sinn Fein güçlenirken, örgüt içinde de tartışmalar artmış ve süreci kabullenmeyenler “Real IRA” hareketini kurmuştur. PKK için benzer bir seçeneğin oluşmaması için Abdullah Öcalan’ın örgüt üzerindeki etkisinin artırılması gerekmektedir. Öcalan, örgüt mensuplarına ulaşarak barışın inşasına katkıda bulunacak bir mekanizma işlevi görecektir.”

Bahçeli, daha önce de grup toplantılarında gündeme getirdiği “Öcalan’a statü ve muhataplık” konusuna açıklık getirerek, bu sürecin kolaylaştırılmasının önemine vurgu yaptı:

“Muhataplık, sürecin etkin ve hızlı bir şekilde yürütülmesi ile ilgilidir. PKK’nın liderlik kültürü ile mono-liderlik mekanizması, fesih görüşmelerinin ilerlemesi için önemlidir. Ancak PKK’nın farklı ülkelerde barınması ve dış güçlerin etkisi, terör faaliyetlerini artırabilir. Bu nedenle, terör örgütünün kurucu önderliğinin etkisinin artırılması gereklidir.”

Bahçeli, “kurucu önder” ifadesini kullanmasının nedenlerini de açıkladı:

“Parçalı yapılarla terörsüz Türkiye hedefine ulaşmak zorlaşır. ‘Örgütün kurucu önderi’ ifadesinin kullanılması, olası riskleri azaltmaya yönelik bir adımdır. Kurucu önderler, örgütün kimliğinin inşasında merkezi bir rol oynarlar. Terör örgütlerinin tasfiye süreçlerinde liderlik mekanizmasındaki çok seslilik, örgütün yeniden yapılanmasına yol açabilir. Bu nedenle muhatabın net bir şekilde belirlenmesi elzemdir.”

Öcalan’ın önerdiği koordinatörlük, “Kürtlerin temsilcisi” olarak bir rol üstlenmeyecek, tasfiye süreci ile sınırlı kalacaktır. Bahçeli, Öcalan’ın koordinatör statüsünün Kürt haklarının savunuculuğunu kapsamayacağını belirtti:

“Bu koordinatörlük, örgüt mensupları ve siyasi uzantılar nezdinde Öcalan’ın mevcut karşılığını kapsayıcı hale getirecektir. Öcalan’ın ya da herhangi bir örgüt mensubunun siyasal figürleşmesi değil, siyasal karşılıklarının Türkiye’leşmesi önemlidir.”

İktidarın iki ortağı AKP ve MHP, aynı konuda farklı çizgilerde ilerliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin olumlu yolda olduğunu belirtse de adımların yavaş atıldığı görülüyor. Bahçeli ise yeni mekanizmalar geliştirerek süreci hızlandırmaya çalışıyor. Bahçeli’nin açıklamalarının ardından, Cumhurbaşkanı Danışmanı Mehmet Uçum’un da konuyla ilgili açıklamalarda bulunduğu ve çözüm arayışlarının başlangıcında etnik siyaset tarzının ön plana çıkarılmaması gerektiğine dair ifadeleri dikkat çekti. Önümüzdeki günlerde bu konuda yeni gelişmelerin yaşanması bekleniyor.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın