
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, televizyon yayınları ve sosyal medya aracılığıyla LGBTIQ+ bireylerini hedef alarak, “Türk aile yapısı olumsuz etkilenmektedir. Nüfus artış hızında ciddi bir düşüş yaşanmaktadır. Bu durum, bir beka meselesidir ve acilen önlem alınmalıdır. Aile yapımızı korumak öncelikli hedefimiz olmalıdır. ‘Türk ve Türkiye Yüzyılı’ hedefini inşa ederken, milli kimlik ve kültür bilincine sahip Türk gençlerini yetiştirmeliyiz” şeklinde konuştu.
Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği röportajda, azalan nüfus ve düşen doğum oranlarına dikkat çekerek, aile yapısının bozulduğunu iddia etti.
BU HABERİ, iahaber ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
iahaber’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
ABONE OL
Zaten abone misiniz?
Üye girişi yapın
– Şimdiye kadar yaptığınız kıymetli değerlendirmeler için teşekkür ederiz. Gördüğümüz kadarıyla, özellikle Terörsüz Türkiye süreci ve Türk ve Türkiye Yüzyılı vizyonu açısından bahsettiğiniz dayanaklar büyük bir öneme sahiptir. Aile kurumunu beka meselesi, gençlerimizi geleceğimizin teminatı olarak gördüğünüzü ve eğitimi idealimizin gerçekleşmesi açısından anahtar olarak nitelendirdiğinizi biliyoruz. Bu da Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın bir diğer önemli başlığını oluşturmaktadır.
Bu dayanakların sekizincisi, eğitim, değerler, gençlik ve aileyi kapsamaktadır.
Eğitim, nihai olarak istenen davranış değişikliğini sağlama süreci olarak tanımlanabilir. Ancak hangi davranışın kazandırılacağı sorusu ve buna verilen cevap oldukça değerlidir. Talim ve terbiye sürecinin her iki yönünün de yeniden düşünülmesi gerektiği aşikardır. Eğitim sürecinde terbiye adı altında hangi değerlerin tercih edileceği sorusuna net bir cevap vermek önemlidir: Türk töresi ve Türk-İslam geleneği, toplumsal huzuru sağlamış ve mutluluğun asgari koşullarını karşılayan bir değerler sistemidir. Bu değerler, Batı’nın her önerisini hakikatin beyanı olarak kabul etmeyi reddeden ve seçimlerimize rehberlik edebilecek niteliktedir.
Kendi kavram setinin olmaması ve sadece Batı’nın “modernleşme” anlayışına kapılmak tehlikeli bir yaklaşımdır. Kendi tecrübelerimizden bağımsız bir eğitim anlayışı benimsemek, yanlış bir sonuç çıkarmak anlamına gelir.
Bilginin elde edilmesine rağmen davranış değişikliğinin sağlanmadığı bir eğitim sürecinde çeşitli sorunların yaşanacağı tecrübe edilmiştir. Hızla değişen günümüzde değerlerin nesillere aktarılamaması ve mevcut kalıpların kaybolması, anlam boşluklarına neden olmuştur.
Eğer bu anlam boşluklarını eğitim aracılığıyla dolduramazsak, bunu kim yapacaktır? Bu sorunun önemi büyüktür. Eğitim sürecini, sınırlı zamana sıkıştırılmış sınavlarla ve bu sınavların sonuçlarıyla değerlendirmemek gerekir. Tarih, kimlik, kültür ve dine dayalı anlam sisteminin yük olarak görülmesi yanlıştır. Soyut bir dünya anlayışı, gerçeklikten kopuk bir yaklaşımdır. Tam tersine, birçok anlam ve değer soyut nitelik taşımaktadır. Somut ve soyut arasındaki ilişkinin kopması, anlam karmaşasına neden olacaktır. Bu nedenle, soyut ve somut arasındaki sağlıklı ilişki eğitim aracılığıyla tesis edilmelidir.
Günümüzde moral değerlerin hem dünyada hem de ülkemizde erozyona uğradığı açıktır. İnsanın nihai dünyası yeryüzüdür ve burada cazibe merkezlerinin inşası esastır. Bu durum, belirli küresel merkezler tarafından sistematik olarak yürütülen bir stratejinin sonucudur. İnsanları değerlerinden koparmak, normal ile anormalin sınırlarını belirsizleştirmek, insanlık adına düşünmeyi zorunlu kılmaktadır.
Eğitimde amaç, sadece kariyer üretmek değil, aynı zamanda sorumluluk sahibi bireyler yetiştirmektir. Şahsiyet kazandırmayan, hakikat arayışında olmayan bir eğitim sistemi, nasıl milli bir eğitim sistemi olabilir?
Diploma, toplumsal bir imtiyaz belgesi değil, bir ilim nişanı olarak görülmelidir. Fırsat eşitsizliği ve ülküsüzlük, kabiliyetlileri ezerek, sıradan bireyleri yukarıya taşıyan unsurlardır. Eğitim, ilim ve hakikat arayışı olmalı, diploma yalnızca bir yan ürün olarak değerlendirilmelidir. Aksi takdirde diplomalı cahiller ortaya çıkacaktır. Medeniyetimizin gelişiminde liyakatın önemi büyüktür.
Bu nedenle, eğitimde liyakate büyük önem verilmelidir. Özellikle ahlak anlayışının tehdit altında olduğu günümüzde, normatif değerlere saygı göstermek hayati önem taşımaktadır. Geleneksel tutumları değersizleştiren bir anlayış, gençlerimizi tehlikeye atmaktadır.
“Değerler yetersiz olarak sunulmakta, buna fırsat verilmemeli”
Geçmişten günümüze deneyimlediğimiz ve var oluş mücadelemizin temel özneleri olan değerler, sürekli işlevsiz ve sorun çözme özelliğini kaybetmiş bir şekilde sunulmaktadır. Bu duruma izin verilmemelidir. Sürekli olarak belirli merkezler üzerinden yeni değer arayışları oluşturulmakta ve bu yaşamlar öneri olarak sunulmaktadır.
Ağlar üzerinden idealize edilen yaşamların gerçekle bir ilişkisi yoktur. Özellikle bazı dizi filmlerde, değer dünyasına yabancı karakterler oluşturulmakta ve bu karakterler daha sevimli, anlayışlı ve yardımsever bir şekilde sunulmaktadır. Ancak insanı diğer varlıklardan ayıran en önemli özellik, değer üretebilmesidir.
Günümüzde karşılaştığımız gelişmeler, değerlerin sürekli olarak gündemde tutulmasını zorunlu kılmaktadır. Kadim gelenekleri özüne bağlı kalarak yeniden inşa etmek, insanlık adına önemli bir sorumluluktur. Çünkü değerler, uzun dönemli kültürel yönelimlerin yanı sıra inançları, bilgiyi, duyguları ve tutumları da içermektedir. Bu bağlamda eğitim, irade sahibi bireylerin iradesini hakikate yöneltme işidir. Temel hedef, sorumluluk sahibi bireylerin bir değer dünyası içinde yetiştirilmesi ve bu sürecin planlanmasıdır.
“Özgür yaşam adı altında keyfiliğin özendirilmesi Türk aile yapısı için tehdit”
İnsan, kültürel bir çevrede yaşayıp düşünebilen ve bu çevreyi değiştirebilen bir varlıktır. Toplum, temel toplumsal kurumlar üzerine inşa edilir. Bu kurumlar arasında eğitim, ekonomi, siyaset, din ve aile öne çıkmaktadır.
Aile, temel toplumsal kurumlar arasında yadsınamaz bir öneme sahiptir. Aile, toplumun en küçük birimidir ve bir milletin varlığının en asli unsurudur. Aile, insanın doğumundan itibaren dahil olduğu sosyal bir yapıdır ve hayatı boyunca bu grubun bir
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



