MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Bahçeli, “Cumhur İttifakı’nın arasına nifak tohumu saçamayacak hiç kimse, buna teşebbüs etse bile başarılı olamayacaktır. Rüşvet ve yolsuzluk çarkında öğütülen CHP yöneticilerinin bu gerçeği anlaması samimi dileğimdir” ifadelerini kullandı.
Bahçeli, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) operasyonu üzerinden CHP’yi hedef alarak, “Cumhuriyet Halk Partisi hastadır, ezik ve yenik bir siyaset anlayışıyla hatıralarını haraç mezat elden çıkarmıştır. Organize suç şebekelerinin yatağı, hırsızlık çetelerinin üreme sahası haline dönüşmüştür” görüşünü paylaştı.
|
CHP lideri Özgür Özel, MHP liderinin “dava arkadaşım ve ülküdaşım” diyerek sahip çıktığı ve son günlerde tutuklanan Selahattin Yılmaz üzerinden Bahçeli’ye yanıt verdi. Özel, “Bahçeli’ye had bildiriyorlar, yakın arkadaşını içeri koyuyorlar” dedi. Ayrıca Bahçeli’nin eleştirilerinin aslında ittifak ortağı AKP’ye yönelik bir mesaj olduğunu savundu. Özgür Özel: ‘AK toroslar çetesi, iddianameyi yaz’ diyen Bahçeli’ye had bildiriyor, yakın arkadaşı Selahattin Yılmaz’ı içeri koyuyor! |
Bahçeli, Gazze’de yaşanan kıtlıkla ilgili de, “CHP Genel Başkanı’nın TBMM’yi olağanüstü toplantıya çağırması, Gazze istismarıyla temellendirilmesi boş bir avunmadır. Gazze dramına dair konuşulmadık bir şey kalmamıştır. Vakit, laf değil iş ve icraat üretme vaktidir” şeklinde konuştu.
MHP lideri, iç ve dış siyaset gündemi üzerine yazılı bir açıklama yaparak, Gazze ve CHP’ye yönelik eleştirilerini dile getirdi.
“Siyonist emperyalist azgınlık adeta kudurmuş ve kontrolden çıkmıştır”
Bahçeli’nin açıklamaları şöyle devam etti:
Aynı anda, farklı coğrafi bölgelerde hem savaş ve soykırım zulmünün hüküm sürmesi hem de barış arayışlarının hız kazanması, tuhaf ve çelişkili bir dönemi işaret etmektedir.
Birleşmiş Milletler Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC), Gazze’de akut gıda güvensizliğinin en yüksek seviyeye ulaştığını bildirmiştir.
Gazze, gıda krizinin pençesinde ve insanlık vicdanını sarsan bir kıtlık durumu ile karşı karşıyadır. 1943 Bengal Kıtlığı’nı aratmayacak bir tablo maalesef her geçen gün daha da kötüye gitmektedir.
21’inci yüzyılda açlıktan ölen çocukların sayısının artması, zulme ve soykırıma tanıklık etmek sadece üzücü değil, insanım diyen herkes için utanç kaynağıdır.
İsrail, Gazze’yi ve Batı Şeria’yı yutmak, Filistinlileri yurtlarından koparmak için şiddeti ve dehşeti artırmaktadır.
Gazze’de yaşayan Filistinli kardeşlerimizin sürülmesi, Siyonist barbarlık tarafından askeri ve siyasi operasyonlarla gerçekleştirilmektedir.
Barış havariliği ile savaş yandaşlığı arasında gidip gelenlerin, yeryüzünü cehenneme çevirdiği ortada. Gazze’nin işgali ve ilhak planları devreye alınmıştır.
Siyonist emperyalist azgınlık ise adeta kudurmuş durumdadır.
“Uluslararası insani hukuk ayaklar altındadır”
Uluslararası insani hukuk, ayaklar altına alınmıştır.
Gazze’deki katliamlar ve cinayetler, dünyada benzeri az bulunan bir durumdur.
Alaska Zirvesi ve Avrupalı liderlerin ABD Başkanı ile gerçekleştirdiği toplantının ardından, Ukrayna’ya Birleşmiş Milletler Görev Gücü gönderilmesi için yapılan çabaların Gazze için de planlanması, ahlaki ve hukuki bir tutarlılık gerektirmektedir.
Uluslararası toplumun Gazze’deki durumu göz ardı etmesi, Rusya-Ukrayna savaşını barış anlaşması ile çözme arayışı, esasen Avrupa’nın güvenliği ile ilgili kaygılarla şekillenmektedir.
Barış ve huzur amacı samimi ise, öncelikle Gazze’deki insani felaketin önlenmesi gerekmektedir.
Cumhurbaşkanımızın dünya genelindeki çatışma bölgelerine yönelik barış çağrıları, İstanbul’un bu süreçte önemli bir rol üstlenmesini sağlamalıdır.
Bu çağrıların dikkate alınmaması, mevcut krizleri daha da derinleştirecektir.
“Türkiye içinde ve dışında kalıcı barış ve huzur amacındadır”
Terörsüz bir Türkiye hedefi bu amacın en önemli göstergesidir.
Milli birlik ve kardeşlik, ülkenin en büyük gücüdür.
Türk milleti barışsever ve dostane ilişkilerin savunucusudur.
Ateşle çevrili coğrafyamızda Türkiye’nin iç barış ve toplumsal huzuru sağlama çabası büyük bir önem taşımaktadır.
Yeni yüzyılda Türkiye, insan odaklı ve merhamet temelli diplomatik hamlelerle çevresinde kalıcı bir barış kuşağının oluşmasına katkıda bulunacaktır.
Bu konudaki dürüst ve kararlı çabalar takdir edilmektedir.
Özellikle Rusya-Ukrayna savaşının barışla sona ermesi, İstanbul’daki sürecin tamamlanması ile mümkün olacaktır.
Türkiye, sessiz milyonların sesi ve mazlumların umududur.
Kuzeyde barış için siyasi ve diplomatik çabalar sürerken, güneyde insani yardım kanallarının tıkanması, Batı’nın ikiyüzlülüğünü ortaya koymaktadır.
Türkiye’nin, Ukrayna’da konuşlanacak Birleşmiş Milletler Görev Gücü içinde yer alması, soykırıma karşı durmak ve çok uluslu müdahale seçeneğini değerlendirmek zorundadır.
Bu noktada Birleşmiş Milletler’in sorumluluğu büyük önem taşımaktadır.
Gazze’de akan kan dinmedikçe, barış çağrıları yalnızca sözde kalacaktır.
Geçtiğimiz günlerde uluslararası hukukçular, akademisyenler ve insan hakları savunucularının katılımıyla yapılan toplantıda İsrail karşıtı 10 maddelik eylem planı hazırlanmış ve derhal uygulanması gerektiği vurgulanmıştır.
Özellikle İsrail’e silah sevkiyatının durdurulması, diplomatik ilişkilerin askıya alınması ve Gazze’ye Birleşmiş Milletler Barış ve Görev Gücü’nün gönderilmesi gibi adımlar acilen hayata geçirilmelidir.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin sorumsuz siyaseti, demokrasi kültürünü tahrip etmektedir.
CHP Genel Başkanı’nın TBMM’yi olağanüstü toplantıya çağırması, Gazze istismarıyla temellendirilmesi, geçersiz bir avunmadır.
Gazze dramına dair konuşulmad
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın
İlginizi Çekebilecek Diğer Bloglar
Gündem HaberleriMuğla’da Saklıkent Bölgesine 8 Bin 500 Metrelik Yol Yatırımı
Gündem HaberleriYıldırım’da Parklar Kışa Hazırlanıyor
Gündem HaberleriKonya’da 12 Kilometrelik İçme Suyu Hattı Yenileniyor
Gündem Haberleri