
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yazılı bir basın açıklaması yaparak İsrail’in Gazze’deki saldırılarına ve Kudüs üzerinden AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan Netanyahu’ya sert tepki gösterdi.
Bahçeli, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Bugün dünya, mücadelelerin daha zorlu, sarsıntıların daha derin olduğu sancılı bir dönemden geçmektedir. Hakkın ve hakikatin yanında yer almak, her namus insanının temel hedefi olmalıdır. Adalet ve ahlak ilkelerinde birleşenler, inanç ve merhamet yolunda ilerleyenler, her daim hıyanet ve zulüm perdesini yırtma yetisine sahiptir.”
Mazlumların arşta yankılanan feryat sesleri ve masumların temiz kanları, eğer küresel vicdanda yankı bulmuyorsa, o vicdanın ya yok edilmesi ya da ezilmesi gerekmektedir.
“HER TÜRLÜ YOL VE YÖNETİMİYLE İLERLETİLMEKTEDİR”
Gazze’de masum bir halkın yok edilme süreci, vahşetin her türlü yolu ve yöntemiyle sürdürülmektedir.
İsrail, haydut ve deccal bir devlet konumuna düşerek, yeryüzünde lanetlenen yüzyılın soykırım suçunu aleni bir şekilde işlemekte ve bu durumu sürdürmektedir.
Bu bağlamda, en ağır siyasi ve hukuki bedelleri ödemekten kaçamayacaktır. Siyonist barbarlığın toplu cinayet ve katliamları, hiçbir inanç ve kitaba sığmayacak bir şiddet seviyesine ulaşmıştır. Artık sıradan kınama mesajlarıyla bu dehşet verici durumu geçiştirmenin mümkün olmadığı bir aşamaya gelinmiştir.
İsrail, yalnızca Filistin halkına değil, bölgedeki diğer ülkelere ve dünya genelindeki masum insanlara da musallat olmuş, büyük bir melanet ve felaket kaynağı haline gelmiştir.
Gazze Şeridi, 712 gündür ateş ve saldırılar altında kalmaktadır. Bu durum, yalnızca mazlum bir halkın yok oluşu değil, aynı zamanda insani değerlerin de harabe haline gelmesi anlamına gelmektedir. Zulüm ve karanlık dolu sahneler, insanlığın ortak hafızasına kazınmıştır.
“SABIR VE TAHAMMÜL KALMAMIŞTIR”
Artık Gazze’deki insani felakete karşı sabır ve tahammül kalmamıştır.
İsrail’in sürekli olarak artırdığı tahrik ve saldırganlık, hem ülkemiz hem de çevre coğrafyalar için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.
Bu tehdide karşılık, tüm ihtimaller üzerinde çalışılmalı ve tetikte durulmalıdır. Dikkatli ve tedbirli bir yaklaşım benimsenmelidir.
İsrail’in 9 Eylül’deki Katar’a düzenlediği hava saldırısının ardından, 15 Eylül’de Doha’da gerçekleştirilen Arap-İslam ülkeleri zirvesinin 25 maddelik sonuç bildirgesi, Gazze’ye yönelik kara operasyonunu durdurmakta yetersiz kalmıştır.
“İKNA EDİCİ POLİTİKALARLA CEPHE AÇMALIDIR”
Körfez ülkeleri başta olmak üzere tüm İslam âlemi, Filistin davasına önşartsız sahip çıkarak derinleşen soykırım vahşetine karşı somut ve sonuç odaklı ikna edici politikalar geliştirmelidir.
Gazzeli bebeklerin kanı üzerinden çıkar pazarlığı yapanlar ve haksızlık karşısında sessiz kalanlar, zalimlerle aynı safta yer alan utanmazlardır.
Bu nedenle, başta İslam ülkeleri olmak üzere uluslararası toplum, ABD-İsrail ortak yapımı cinayet ve yıkım politikalarına karşı direniş göstermelidir.
Gelecek hafta gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler Genel Kurul Toplantısı, bu konuda önemli bir fırsat olarak değerlendirilmelidir. İsrail, küresel yalnızlığa mahkum edilmelidir.
Cumhurbaşkanımızın Genel Kurul’da yapacağı konuşmanın, mazlumların sesini duyuran ve zalimlerin gözünün içine bakarak hakkı haykıran bir içerikte olması bizim samimi dileğimizdir.
Ortadoğu’da adil, kapsamlı ve kalıcı bir barışın sağlanabilmesi için, Filistin sorununun yok sayılması ve mazlum Filistinlilerin meşru haklarının göz ardı edilmesi mümkün değildir.
İsrail Başbakanı’nın Kudüs ile ilgili tahakkümcü söylemleri ve Cumhurbaşkanımıza yönelik ifadeleri kesinlikle kabul edilemez. Kudüs’ün tarihsel, inanç ve kültür temelli manevi statüsüne saldıranlar, insanlık vicdanında yok hükmündedir.
“BÜYÜK BİR REZALET VE HEZİMET OLARAK HATIRLANACAKTIR”
ABD yönetiminin Siyonizm, Kabala ve Evanjelist emellerin bekçisi haline gelmesi; 6 Aralık 2017’de Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan eden skandal kararı, büyük bir rezalet ve hezimet olarak hatırlanacaktır.
Türkiye, doğru strateji ve etkili politikalarla Kudüs meselesini uluslararası toplumun gündeminde canlı tutmayı başarmıştır.
İstanbul’da bulunan arkeolojik eserlere dayanarak “Kudüs bizimdir” demek, tarih bilmezliğin ve cehaletin bir göstergesidir.
2 bin 800 yıl öncesine dayanan bir iz sürülürse, Türk milletinin her coğrafyada hak ve tasarruf yetkisine sahip olduğu açıkça görülecektir.
Unutulmamalıdır ki, Kudüs Harem-i Şerif’tir. Kudüs, Miracımızın onurudur. Kudüs, ilk kıblemizin şeref payesidir. Kudüs, İslam’dır, iftihardır, itibardır, iradedir ve iffettir. Kudüs, vatan, vicdan, ecdat ve hepimizin namusudur.
“SİYONİZMİN TETİKÇİLERİ…”
Bu namusa el uzatan Siyonizm tetikçileri ve işbirlikçileri, hem insanlık hem de Allah katında kaybetmeye mahkumdur. Kulun tuzakları varsa, Allah’ın da tuzakları vardır.
Kul oyun kurmuşsa, onu bozan ilahi bir plan mutlaka var olacaktır. Kudüs, oyunlarla elimizden alınamayacak kadar değerlidir.
9 Aralık 1917’de işgal edilen Kudüs, İstanbul’dan atanan idarecilerle 4 asır boyunca yönetimimiz altında kalmıştır. Kudüs, Efendimizin mukaddes mirası, Hz. Ömer’in emaneti, Selahaddin Eyyubi’nin göz nuru ve Yavuz Sultan Selim’in heyecanıdır.
Kudüs’ü bir asır önce terk etmiş olsak da, bu sefer onu kaderine terk etmeyeceğiz. Hiçbir zafer bedava kazanılmaz ve hiçbir başarı yatarak elde edilemez.
Biz zorlayacağız, zorluğa dayanacağız, zorbaların üzerine gideceğiz ve haklı davamızdan asla geri adım atmayacağız.
Çünkü Kudüs düşerse tarih düşer, İslam zaafa uğrar. Kudüs düşerse Ankara kaybeder, İstanbul kavrulur. Buna kimsenin hakkı yoktur. Bunu hiç kimse yapamayacaktır.
“TRÇ İTTİFAKININ İNŞA VE İHYA EDİLMESİDİR”
Dünyaya meydan okuyan ABD-İsrail koalisyonuna karşı en uygun seçenek, akla, diplomasiye ve yeni yüzyılın stratejik ortamına en uygun olan “TRÇ” ittifakının inşa ve ihya edilmesidir.
TRÇ ittifakının Türkiye, Rusya ve Çin’den oluşması önerilmektedir.
Çaresizlik ve ümitsizlik, durgunluk ve içe kapanma durumudur. Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti, yeni yüzyılda çaresizliği reddetmiş, çözümsüzlüğ
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



