Bahçeli’den Özel’e Sert Tepki: ‘Hayal Mahsulü!’

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Bahçeli’den Özel’e Sert Tepki: ‘Hayal Mahsulü!’

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP lideri Özgür Özel‘e yönelik sert eleştirilerde bulundu. Bahçeli, Özel’in Cumhur İttifakı hakkında yayılan olumsuz söylemlerine yanıt vererek, “Cumhur İttifakı’nda sanki sorun varmış gibi yaygara yapan Özgür Özel’in uçurumlarla dolu inişli çıkışlı yolunun bizim hak ve hakikat yolumuzla kesişmesi hayal mahsulü bile değildir” ifadelerini kullandı. Bahçeli, ayrıca, “Bu ilkel ve ilkesiz siyasi zihniyetin, yüzyılın en büyük rüşvet, hırsızlık ve yolsuzluk davası olarak anılan devasa vurgun ve yağmayla yüzleşmesi, bunun da demokratik ve hukuki hesabını vermesi adalet namusunun konusudur” dedi.

Bahçeli’nin açıklamaları şu şekilde devam etti:

“Saf ahlak, safi akıl, samimi mizaç, sağlam ve sağduyulu iradenin oluşturduğu siyaset ve düşünce insanları, yaşadıkları dönemin şuuru, yaşanan hayatın huzur ve güven şuralarıdır.
Bu sayede sorun çözme kültürünün işler ve işlevsel olması, devlet-millet dayanışmasının en üst düzeyde tecelli etmesi elbette mukadderdir.”

Cumhur İttifakı, milli ve manevi değerlerin izinde, ahlaki, tarihi ve milli sorumluluğun bilincindedir.

Türkiye’nin temel sorunlarına kararlılıkla müdahale edilmektedir.
Yıllara sari kronik sorunların böyle gelse de böyle gitmeyeceği, daha doğrusu gidemeyeceği artık gün gibi meydandadır.
Türk milleti, gelecek umutlarının gerçekleşeceğine inanmış, yüksek hedeflerine ulaşacağına ikna olmuş ve bunların da Cumhur İttifakı’nın cesur, dürüst ve ilkeli mücadelesiyle hayata geçeceği konusunda takdir ve tensipte bulunmuştur.

Artık hiçbir şey eski usul ve esaslar çerçevesinde sıkışıp kalmayacaktır.
Yeni dünyanın Türk yorumu Türkiye Yüzyılı olarak formüle edilmiştir.
Devrin Türk milletinin devri olduğu netleşmiştir.

Bu dönem, barış, kardeşlik, istikrar ve huzur devri olarak kendini gösterecektir.
Kökeni, yöresi ve anasının dili ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan tüm kardeşlerimiz eşit, hakkaniyetli ve onurlu bir beraberlik içinde kucaklaşma hissiyatının temelini oluşturmuştur.
Türk ile Kürt arasındaki birliğe gölge düşürmeye çalışanların planları bozulmuştur.
Milli irade, muazzam bir destek ve sahiplenmeyle “Terörsüz Türkiye” hedefinin arkasında yerini almıştır.

Yeni Yüzyıl, köklü huzur ve kalıcı barışın simgesi olacaktır.
Siyonist emperyalist planların tahrik ve etkisi sona erecektir.
“Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” çalışmalarına devam etmektedir.

Bu komisyonun çalışma usul ve esaslarının yanı sıra belirlenen yol haritasına uygun bir şekilde görev alması, asıl hedeflerine odaklanarak toplantılarını gerçekleştirmesi hayırlı gelişmeleri beraberinde getirecektir.

PKK’nın silah bırakma ve tasfiye süreçlerinin hukuki çerçevesinin oluşturulması çabalarının sabote edilmesi, iyi niyetle açıklanamayacaktır.
CHP’nin başını çektiği bazı mesleki kuruluşların sabotaj girişimleri, “Terörsüz Türkiye” hedefiyle çelişmektedir.

PKK’nın kongresini toplayarak fesih işlemini tamamlaması, bazı PKK mensuplarının 11 Temmuz’da silahlarını yakması, temkinli bir iyimserliği beraberinde getirmiştir.
Ancak o günden sonra yaşanan durgunluk ve zaman kazanma çabaları dikkat çekmektedir.

27 Şubat 2025 tarihinde PKK’nın kurucu lideri tarafından yapılan “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısı, bölücü terör örgütünün tüm bileşenleri için bağlayıcılık taşımaktadır.
SDG/YPG bu çağrının kapsamı dışına çıkamaz.

Söz konusu terör örgütlerinin liderleri, sadakat ve samimiyet testinden geçmektedir. Siyonist planların etkisi ve İmralı’nın belirleyiciliği yakında netleşecektir.
PKK’nın lideri İmralı’ya bağlılık gösterilmesi, 27 Şubat açıklamasıyla uyumlu bir tutum sergilenmesi, terörsüz bir geleceğe ve bölgesel huzura katkı sağlayacaktır.

İsrail, Suriye’nin bölünmesi için sürekli kışkırtıcı adımlar atmaktadır.
SDG/YPG’nin bu bağlamda İsrail’in etkisi altında olduğu görülmektedir.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın 10 Temmuz 2025’teki açıklamaları, Suriye’nin geleceği hakkında önemli ipuçları vermektedir.
Şunu belirtmek gerekir ki, “PKK, Türkiye tarafından terör örgütü olarak tanımlanmıştır. ABD de PKK’yı yabancı bir terör örgütü olarak kabul etmiştir. Ancak, artık PKK ile ilişkili olmayan bir başka örgüt, SDG ve YPG vardır” demesi, durumu karmaşık hale getirmektedir.

Türkiye’nin Suriye politikası net ve açıktır.
Bu ülkenin siyasi ve toprak bütünlüğü, vazgeçilmez bir politik tercihimizdir.
Bu tercih değişmez ve tehlikeli sonuçlar doğurabilir.

SDG/YPG’nin Suriye yönetimi ile 10 Mart 2025 tarihinde imzaladığı mutabakat zaptına uyması, aksi halde Ankara ile Şam’ın ortak iradesiyle askeri müdahalenin kaçınılmaz olacağı herkesçe bilinmelidir.

“Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge” hedefi, tarihin ve kader ortaklığının bir kararıdır.
Bu kararı tahrip etmeye çalışanlar pişman olacaktır.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Sinop’ta yaptığı açıklamalar ise büyük bir skandal olarak değerlendirilmektedir.
Özel, “Ben de Büyük Taarruz’un emrini veren, Kurtuluş Savaşı’nı kazanan kişi olmak istiyorum” diyerek dikkatleri üzerine çekmiştir.

Bu açıklamalar, sağlıklı bir siyaset anlayışının göstergesi olamaz ve toplumda infial yaratmaktadır.
Özgür Özel’in düşman arayışları, 1930’lu yılların karanlık zihniyetini anımsatmaktadır.

Türkiye’de düşman arayan Özgür Özel’in bir sağlık merkezine başvurması ya da etrafına bakarak düşmanları belirlemesi tavsiye edilmektedir.
Sinop’ta savunma sanayiindeki gelişmeleri baltalama çabası, kendisini işbirlikçi bir siyasetçi olarak tanımlamaktadır.

Özgür Özel’in füze denemelerinden yakınması ve bu durumu mizahi bir şekilde gündeme getirmesi, abuk sab

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın