
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin ‘Öcalan’a statü’ ifadelerine sert bir şekilde karşılık verdi. Dervişoğlu, konuya dair şu açıklamalarda bulundu:
“Gelinen noktaya bir göz atmak gerekir. Sayın Bahçeli, ‘Terörsüz Türkiye’ye hizmet eden İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?’ diyerek, terörist dostuna yeni bir statü arayışında bulunuyor. Türk siyasetinin en büyük zayıflıklarından biri, kavramların kaybolması ve bilerek yok edilmesidir. Bugün Bahçeli’nin açıklamalarıyla yeniden gündeme getirilen İmralı’nın statüsü tartışması, sadece bir hukuk meselesi değil; aynı zamanda bir egemenlik sorunudur. Bu tartışma masum bir tartışma değildir. İmralı’nın statüsü diye bir kavram yoktur. İmralı, Türkiye Cumhuriyeti’nin hükümranlık sahasında bulunan ve üzerinde Türk bayrağının dalgalandığı bir cezaevidir. Statü kavramı, devletler için geçerlidir. İmralı ile bu kavramı yan yana getirmek, siyasi bir operasyon dilinin parçasıdır. Bu dil, geçmişte ‘çözüm süreci’ adı altında denendi ve milletimiz bunun sonuçlarını kanıyla ödedi. ‘Kurucu Önder’ ifadesinin kullanılması, bir zihniyet beyanıdır ve bir terör örgütünün liderini bu şekilde anmak, devletin kurucu iradesine bir hakarettir. Bu durum, şehitlere ihanet niteliğindedir. Hukuka karşı işlenmiş affedilemeyecek bir suçtur. Abdullah Öcalan, Türk hukukuna göre ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsüdür. Ne siyasal özne olabilir ne müzakere tarafı, ne de sembolik bir adres. Onu ‘İmralı’ kelimesiyle birlikte siyasal bir kategoriye sokmak, terörü mekânlaştırmak ve mekânı meşrulaştırmaktır.”
“SEN NEDEN SOSYAL BARIŞA BU KADAR KARŞISIN MÜSAVAT EFENDİ?”
Dervişoğlu’nun bu eleştirilerine MHP cephesinden yanıt geldi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, sosyal medya üzerinden şu ifadeleri paylaştı:
“Müsavat Dervişoğlu, gölgelerle dövüşmekten vazgeçmiyor. Uzun süredir gölgelerle mücadele ettiğinizi görüyoruz. Gölge boksu yaparak sadece bolca kalori harcıyorsunuz. Bu tür politik spor, İYİ Parti’nin vücudunu geliştirmek şöyle dursun, onu siyaset sahnesinde daha da zayıflatıyor. siyasi pantomim, milletten olumlu bir not almaz. PKK fiilen bitti. Biz, onu resmen sonlandırmak ve Meclis’teki siyasi kanadını Türkiye’ye entegre ederek terörsüz bir yaşam inşa etmek istiyoruz. Ellerindeki Kürt istismarı kartını sonsuza kadar ortadan kaldırma niyetindeyiz. Millî egemenliğimizi güçlendirmek amacındayız. Peki, sen neden sosyal barışa bu kadar karşısın Müsavat Efendi? Biz onların istismarına son vermek isterken sen neden bu kadar tepiniyorsun? İlla kan aksın mı istiyorsun? Gölgelerin kanını akıtamazsın ama milletin canını acıtıyorsun. Aziz milletimize huzuru, sulhu, sükûnu çok mu görüyorsun? İlla karşında bir düşman mı görmek istiyorsun? siyasi varlığın PKK’nın varlığına mı bağlı? Neden olmayan bir şeyi var gibi gösterme telaşındasın? Sana bir nasihatimiz var: Kısır siyasetin zürriyeti olmaz. Çadır tiyatrosunda ikbal senaryosu yazılmaz. İllüzyonla, sihirbazlıkla harcanan siyasi ömür çabuk tükenir, bilgin olsun.”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



