Bakan Gürlek’e Sorulması Gereken Sorular!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Bakan Gürlek’e Sorulması Gereken Sorular!

Adalet Bakanı Akın Gürlek, geçtiğimiz hafta kamu bankalarının kredileriyle edinilen ve “ehlileştirilen” bir televizyon kanalında katıldı.

Kendisine “sadece CHP’li belediyelere yönelik operasyon yapıldığı” yönündeki iddialar hatırlatıldığında, belediye başkanlarının hangi partiden olduğunun önemli olmadığını, asıl meselenin suç olup olmadığı olduğunu ifade etti. “Savcılık, a partisi, b partisi, c partisi diye hareket etmez. Dosyanın kapağındaki şüpheli ismi savcıyı ilgilendirmez. Dosyadaki deliller savcıyı ilgilendirir” şeklinde konuştu.

Bu açıklamaların ardından sorulması gereken bazı sorular ise gündeme gelmedi.

Bu tür kanalların temel işlevi de bu şekilde tanımlanabilir.

Soru soruyormuş gibi görünen bakanlara pas atmak ve onların bu pası gole çevirmesini beklemek, bu yayınların amacı haline gelmiştir.

Gürlek de kendisine yöneltilen soruya cevap verirken, belki de Türkiye’de yaşamıyor olsak inanılacak şekilde bir yanıt vermiştir.

Bu eksikliği gidermek adına bazı soruları gündeme getirmek istiyorum.

Gürlek’in programda karşısında gazeteci kimliği taşıyan bir kişi değil, gerçek bir gazeteci olsaydı, muhtemelen şu soruları yöneltecekti:

31 Mart 2019 yerel seçimlerinden sonra İstanbul ve Ankara belediyelerinde müfettişler tarafından yürütülen soruşturmalarda bazı yolsuzluklar tespit edilmiştir.

İstanbul’da toplamda 13 milyar 202 milyon liraya ulaşan kamu zararı ile ilgili dosyalara dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “biz inceleyeceğiz” diyerek el koymuştur.

12 Ocak 2021 tarihinde İçişleri Bakanlığı’na devredilen bu dosyalar, 13 milyar 202 milyon liralık (o günkü kurdan yaklaşık 2,5 milyar ABD doları) kamu zararını belgeleriyle ortaya koymaktadır.

Savcılar, bu dosyaları Bakanlık’tan talep etti mi? Bugüne kadar bu dosyalardan bahsedildi mi ve savcılık harekete geçti mi?

Ankara’da, 31 Mart 2019 seçimlerinin ardından Büyük Şehir Belediye Teftiş Kurulu’nun belirlediği yolsuzluklar üzerine, Melih Gökçek ve dönemin bürokratları hakkında şu ana kadar 100’e yakın suç duyurusunda bulunulmuştur.

Görevi kötüye kullanma, görevi ihmal, ihaleye fesat karıştırma ve kamuyu zarara uğratma gibi suçlamaların bulunduğu dosyalarla ilgili herhangi bir gelişme var mı?

Milyar dolarlık bu dosyalarla ilgili olarak savcılık kimseyi ifadeye çağırdı mı?

Bunları yanıtlaması durumunda, ilk söylediğini kendi ağzıyla çürütecek diye bu sorular sorulmadı tabii ki.

Örneğin, ABB Başkanı Mansur Yavaş, Melih Gökçek döneminde Fetullahçıların rant sağlamak için yapılan işlemlerle ilgili şikayetlerine Bakanlığın “işleme konulmaması kararı” verdiğini açıkladı.

Ancak bu soru da Bakan Gürlek’e yöneltilmedi.

Eğer sorulsaydı, Bakan Bey’in Fetullahçılar ile Gökçek arasındaki ilişki hakkında ne düşündüğünü öğrenme fırsatını yakalayabilirdik.

Ancak bu durum da bir kayıp değil.

Ben burada bu soruları sormuş oldum.

Bakanlığın Basın Bürosu, muhtemelen Bakan hakkında yazılan yazıları ve haberleri takip etmektedir.

Eğer bu soruları kendisine iletebilirlerse ve Bakan Bey yanıt vermek isterse, ben her zaman buradayım ve yanıtlarını beklerim.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın