Bakırhan: Okul saldırıları münferit değil, sistem sorunu

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Bakırhan: Okul saldırıları münferit değil, sistem sorunu

iahaber Haber Merkezi

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM grup toplantısında Kahramanmaraş ve Şanlıurfa Siverek’te meydana gelen okul saldırılarının “münferit” olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Toplumsal çöküş, uyuşturucu, çeteleşme ve silahlanma konularında iktidarı eleştiren Bakırhan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a tüm parti liderlerini bir araya getirme çağrısında bulundu. Ayrıca, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in istifa etmesi gerektiğini vurguladı. Bakırhan, Gülistan Doku dosyasının yeniden açılmasını da “önemli bir gelişme” olarak değerlendirdi.

Tuncer Bakırhan, grup toplantısında Kahramanmaraş ve Siverek’teki saldırılar, toplumsal çözülme, eğitim politikaları, çocukların güvenliği ve cezasızlık konularında önemli açıklamalarda bulundu.

“Bu katliamlar münferit değil”

Bakırhan, konuşmasının başlangıcında Kahramanmaraş ve Siverek’teki saldırıların sadece bireysel bir şiddet vakası olarak ele alınamayacağını ifade etti. Meydana gelen olayların toplumsal öfke, yalnızlaşma ve duyarsızlığın bir sonucu olduğunu belirten Bakırhan, ardından şu ifadeleri kullandı:

“Bugün burada yalnızca bir siyasetçi olarak değil, çocuğunu sabah erken okula gönderen ve akşam onu bekleyen milyonlarca anne-babadan biri olarak konuşmak istiyorum. Beklemenin ne olduğunu hepimiz biliyoruz. Ülkemizde her sabah milyonlarca aile aynı şeyi yapıyor. Uğurluyor ve dönmesini bekliyor. Kahramanmaraş’ta ve Siverek’te bazı aileler de çocuklarını bekledi. Ancak, maalesef çocukları geri dönmedi. Ülke olarak derin bir üzüntü içindeyiz.”

Bakırhan, bu acının yalnızca yas tutmakla geçiştirilemeyeceğini vurgulayarak, “Yasımızı kalbimizde taşıyacağız, ancak yas, sessiz kalmak değildir. Yas, gerçeğe yüzleşme ve yeni felaketleri önleme sorumluluğudur” dedi. Ardından, “Bu katliamlar münferit değil, bireysel bir çılgınlık da değil. Bu, yıllardır biriken bireysel ve toplumsal öfkenin, çaresizliğin ve duyarsızlığın sonucudur” şeklinde konuştu.

Toplumsal çöküş, uyuşturucu, çeteleşme ve silahlanma

Bakırhan, saldırıları sadece güvenlik meselesi olarak değil, aynı zamanda “toplumsal çöküş ve çözülme” bağlamında ele aldı. Eğitim sisteminden ekonomik krize, uyuşturucudan çeteleşmeye kadar geniş bir sorun yelpazesi sundu.

Konuşmasında, “Sistem, dokunduğu her şeyi çürütüyor. İnsanları yalnızlığa, toplumu dağılmaya ve geleceği karanlığa mahkum ediyor. Bu durum, eşitsizliklerin derinleşmesine, kurumların çökmesine ve insanların birbirine yabancılaşmasına neden oluyor. Böyle bir ortamda şiddet normalleşiyor ve güvensizlik artıyor. Bu yük, en çok çocukların omuzlarına biniyor” diyen Bakırhan, okulların artık aileler için güvenli alanlar olmaktan çıktığını ifade etti.

Eğitim sistemine yönelik eleştirilerinde Bakırhan, “Eğitim sistemine bakıldığında, enkaz kelimesi bile yetersiz kalır. Tek tipçi, rekabetçi ve piyasa odaklı bir anlayış, çocukları metalaştırdı. Eğitim sisteminin her yıl yeni bir müfredat sunması, önceki müfredatları daha da kötüleştiriyor. Eleştirel düşünmeyi bastıran bir sistem var. İsimler ve müfredatlar değişiyor ama eğitimi toplumu şekillendirme aracı olarak gören devlet aklı değişmiyor. İktidar artık eğitim alanında ideolojik hegemonya kurmaktan vazgeçmelidir” şeklinde konuştu.

Uyuşturucu, çeteleşme ve silahlanma konularında iktidarı ve kamu düzenini eleştiren Bakırhan, “Ekonomik kriz, kentsel yoksulluk ve sosyal çürüme, madde bağımlılığı ve çeteleşmeyi artırıyor. Gençler bu yapılar tarafından istismar edilmekte ve şiddet döngülerine çekilmektedir. Diğer bir sorun ise silahlanmadır. Türkiye’deki ruhsatsız silah sayısının 10 ila 30 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor. Bazı çetelere bürokrasi tarafından silah dağıtıldığından bu rakamları net olarak bilemiyoruz. Her dört kişiden birinin silah sahibi olduğu söyleniyor. Toplum giderek daha silahlı, daha tetikte ve daha güvensiz bir hale geliyor” ifadelerini kullandı.

Bakırhan, Adalet Bakanlığı verilerine atıfta bulunarak çocuklarla ilgili yargı verilerini de paylaştı. “2024’te ateşli silah ve bıçakla suç işlediği için 11 bin 64 çocuk hakkında soruşturma başlatıldı. 2025’te bu sayı 13 bine kadar çıktı. Mahkemelerde yargılanan çocuk sayısı da 10 bini geçti. Bu rakamlar birer istatistik değil. Her biri bir çocuğun adı, her biri bir ailenin çığlığı. Bu çığlıklar, ülkenin gerçek kırmızı alarmıdır” dedi.

Numan Kurtulmuş’a çağrı: “Bu masa ülkenin vicdan masası olmalıdır”

Bakırhan, konuşmasının devamında Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a seslendi. Çocukların güvenliği ve gençlerin geleceği için Meclis’te ortak bir siyasal zemin kurulması gerektiğini savunan Bakırhan, bu bağlamda şu çağrıyı yaptı:

“Kırmızı alarm yıllardır ses veriyor. İktidar bunu görmezden geliyor. Ülkenin durumu iyi değil diyenler susturuluyor. Birileri oy peşinde, birileri rant peşinde. Çocuklar söz konusu olduğunda, kıyamet kopmalı. Tüm siyasi kurum olarak başımızı ellerimizin arasına almalı ve düşünmeliyiz. Bir çözüm bulmalıyız. Başka bir yol yok.”

Bu bölümün ardından Bakırhan, Meclis Başkanı’na şu ifadelerle seslendi: “Bu ülke hepimizin. Çare de hepimizin omuzunda. Bu nedenle Meclis Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’a sesleniyorum: Hükümet-muhalefet ayrımı gözetmeksizin, Meclis’teki tüm siyasi parti liderlerini bir araya çağırın. Gün, çocukların güvenliği

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın