
(ANKARA) – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Eğitim Sen’in Milli Eğitim Bakanlığı önünde düzenlediği “yaşam nöbeti”ne destek ziyaretinde bulundu. Bakırhan, “Kamu yönetimi, bu katliamlar ve saldırılardaki sorumluluğunu açıkça görmeli ve bu duruma öz eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşmalıdır. Dünyanın neresinde öğretmenler ve eğitim emekçileri yaşam güvenliği için nöbet tutuyor? Böyle bir durum var mı? Hayatımızı korumak için nöbet tutacak bir hale gelmişiz. Bu zorlu günleri dayanışma ve ortak mücadele ile aşacağız. Okulların çocuklarımız için özgür eğitim sunan, demokratik ve güvenli alanlar olması için birlikte mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Eğitim Sen’in Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okullara yönelik silahlı saldırıların ardından Milli Eğitim Bakanlığı önündeki “yaşam nöbeti”ne katılarak destek verdi.
DEM Parti Ankara İl Örgütü ve DEM Parti milletvekilleriyle birlikte Milli Eğitim Bakanlığı önündeki alanda bir açıklama yapan Bakırhan, “Maraş ve Siverek’te yaşamını yitiren öğrencilerimizin ve gençlerimizin ailelerine başsağlığı diliyorum. Yaralı öğrencilerimize ve öğretmenlerimize acil şifalar temenni ediyorum. Bu durum, münferit bir olay değil. Ülkemizde son yıllarda yaşanan bu olaylar, genelde münferit olarak tanımlansa da, bu bir sistem sorunudur. Kamu yönetiminin burada bir ihmali olduğu kesin” dedi.
“İnsanların güvenle çocuklarını gönderdikleri okullar artık güvenli değil”
Bakırhan, okul saldırılarında kamu yönetiminin sorumluluğuna dikkat çekerek, “Kamu yönetimi, bu yaşanan katliamlar ve saldırılardaki sorumluluğunu açıkça görmeli ve öz eleştiri yapmalıdır. Artık şiddet, yaşam alanlarımızın her yerinde sistematik bir hale gelmiştir. Caddeler, sokaklar güvenli değil. İnsanların güvenle çocuklarını gönderdikleri okullar da artık güvenli değil. Bunu sadece birkaç kişinin gerçekleştirdiği bir saldırı olarak nitelendirebilir miyiz? Bu ülkede yıllardır ötekileştirici bir dil kullanılıyor. Siyaset, ayrımcı ve kutuplaştırıcı bir tutum sergiliyor. Uzun zamandır silahlanmaya sonsuz bir izin veriliyor. Bu şiddet sarmalını kimse görmedi. Umarım bugün gerçekleştirdiğiniz bu eylemle birlikte kamu yönetimi sorumluluğunu hisseder” şeklinde konuştu.
“İnsanlar adaleti mevcut yönetimden değil, mafya baronlarından bekliyor”
Saldırılar sonrası sosyal medyada bir velinin, “En güvendiğimiz yer okullardı. Artık oraya çocuklarımızı güvenli bir şekilde gönderemiyoruz. Peki, ne yapalım?” sözlerini hatırlatan Bakırhan, sözlerine şöyle devam etti:
“Evet, veli ne yapsın? Sayın Bakan ve yöneticiler; o okulların güvenliğinden kim sorumludur? Bu sadece bir güvenlik meselesi değil. Bir zamanlar bu coğrafyada Denizlerin, Mahirlerin idol olduğu dönemde artık çeteler, mafya baronları idol haline getirildi. Bunun zeminini oluşturduk. Televizyonlarda gösterilen diziler, programlar, çocukları saldırgan bir tutuma yönlendiriyor. Değerlerin kaybolduğu, insanların adaleti mevcut yönetimden değil, mafya baronlarından beklediği bir süreçteyiz. Çare açık: Siyaset, ayrımcı ve kutuplaştırıcı dilinden vazgeçmeli. Silahlanma meselesine bir çözüm bulunmalı. Okullar, özgür ve demokratik eğitim alanları olmalı ve güvenli ortamlar haline getirilmelidir. Bu durumun ortadan kaldırılması için yaşam hakkı için nöbet tutan emekçilerimizin sesine kulak verilmelidir. Dünyanın neresinde öğretmenler ve eğitim emekçileri yaşam güvenliği için nöbet tutuyor? Böyle bir şey var mı? Hayatımız için bile nöbet tutacak bir hale gelmişiz. Bugünleri dayanışma ve ortak mücadele ile aşacağız. Okulların çocuklarımız için özgür eğitim sunan, demokratik ve güvenli alanlar olması için birlikte mücadele edeceğiz. Bu saldırılara ‘münferit saldırılar’ diyerek geçiştiremeyiz. Siyaset, yönetenler ve emekçiler, herkes kendi payını görerek durumu düzeltmeye çalışacak.”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



