Barış, İğne Oyası Gibi İşlenecek

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Barış, İğne Oyası Gibi İşlenecek

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Kars’ta gerçekleştirdiği konuşmasında, Barış Anneleri’nin Ankara’da tüm siyasi partilerle bir araya gelerek barış çağrısında bulunduğunu ve iğne oyası ile süslenmiş beyaz tülbentler hediye ettiklerini hatırlatarak, barışın da tıpkı iğne oyası gibi sabır, emek ve özen gerektirdiğini, adım adım inşa edileceğine inandığını vurguladı.

Hatimoğulları, Kars’ta düzenlenen “Barış ve Demokrasi İçin Kadın Buluşması” etkinliğine katıldı. Etkinlikte, DEM Parti Van Milletvekili Gülderen Varli, DEM Parti Kars İl Eşbaşkanı Arzu Savaş Derman ve Kars’taki çeşitli siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri de yer aldı. Kadınların yoğun ilgi gösterdiği buluşmada, eşit ve özgür bir yaşam için demokratik toplumun inşasında kadının rolü ele alındı.

Tülay Hatimoğulları, Orta Doğu’daki savaş ve çatışmaların halklar üzerinde büyük acılar yarattığını ifade ederek, emperyalist güçlerin farklı halkları birbirine düşürdüğünü dile getirdi. Türkiye’de barışı inşa etme ve Orta Doğu halkları arasında kardeşlik köprüsünü güçlendirme hedeflerinin altını çizen Hatimoğulları, şunları söyledi:

“Kars’ta farklı halkların bir arada yaşadığını ifade ettik. Kürt, Türk, Ermeni, Türkmen, Arap, Rus, Terekeme, Çerkez, Acem, Sünni, Alevi ve Hristiyanlar, burada bir ayrım yapmadan yaşıyor. Bu tabloyu tüm ülkeye, dünyaya ve bölgeye yaymak istiyoruz. Savaş ve çatışmalardan en çok etkilenen biz kadınlar olarak, Türkiye’de 50 yılı aşkın süredir devam eden savaşların sona ermesini istememizin en büyük nedeni, yaşadığımız acıların artık son bulmasıdır. Akan kanın durmasını, hiçbir annenin ağlamasını istemiyoruz. Barış, bizim için son derece önemli ve kıymetlidir. Bir gerilla annesi ile bir asker annesinin acısı aynıdır. Anaların gözünden akan yaş, yüreğinin derinliklerine saplanmış olan hançerin verdiği acı, ölüm acısı bizim açımızdan aynıdır. Bu kayıpların son bulmasını istiyoruz. Mücadelemiz, savaşı durdurmak ve anaların gözyaşlarının kurumasını sağlamak üzerinedir.

“Bir Türk, bir Arap, bir Kürt annenin acısını asla yarıştırmamalıyız”

Bunu başaracağımıza inanıyorum. Hiçbir acı yarıştırılmaz. Acılar sadece anlaşılmak ister. Bir Türk, bir Arap, bir Kürt annenin acısını asla yarıştırmamalıyız. Bu acıları anlamalı ve çözümler üretmeliyiz. Savaşın en büyük mağdurları, çocuklarını yetiştiren kadınlar ve göç yoluna düşmek zorunda kalan kadınlar ve çocuklardır.

Türkiye son derece yoksul bir ülke. Savaş ve çatışmalar, özellikle ülkenin doğusunda, Kürt halkının yoğun yaşadığı bölgeleri daha da yoksul bırakmıştır. Bugün Türkiye’de derin bir ekonomik kriz yaşanıyor, ancak insanlar bu durumu dile getiremiyor. ‘Ben ekmeğimin peşinde koşmak, çocuklarıma sıcak bir ekmek götürmek istiyorum’ dediğinizde, anında bir terörist damgasıyla karşılaşıyorsunuz. Türkiye’de emek hareketinin örgütlenmesi dahi Kürt sorunu üzerinden sistem tarafından engellenmeye çalışıldı. Sayın Öcalan, bu çağrıyı burada bir anahtar görevi göreceğini düşündüğü için gerçekleştirdi. Bir yandan Kürt sorunun barışçıl ve demokratik çözümünü, diğer yandan Türkiye’de terör paranteziyle üstü örtülen kadın haklarını, işçi ve emekçi haklarını, yoksulun haklarını savunmak istiyoruz. Savaş karşıtlığımızın yanı sıra yoksulluğa da karşı çıkmamız gerektiğini belirtmeliyiz. Savaş ekonomisine hayır demeliyiz. Savaşa, silahlara ve özel harp politikalarına bütçe değil, ekmeğe, işe, aşa, ücretlere ve kadınlara bütçe diyoruz.

“Barışı tıpkı bir iğne oyası gibi ilmek ilmek, küçük küçük ve büyük bir sabırla işleyeceğiz”

Tüm kayıplarına ve acılarına rağmen barıştan asla vazgeçmeyen beyaz tülbentli Barış Anneleri’ne buradan selam ve sevgilerimizi iletiyorum. Barış Anneleri, iki gündür Ankara’da parlamentodan bütün siyasi partilerle görüşmeler gerçekleştirdiler. Hem Cumhur İttifakı ile hem de diğer muhalefet partileriyle barış talep ettiler. Siyasi parti liderlerine, kenarları iğne oyası ile işlenmiş beyaz tülbentler hediye ettiler. İğne oyası, büyük bir sabır ister ve ilmek ilmek dokunur. İğneyi kenara bıraktığınızda, o iş asla bitmez; çok büyük bir emek ister. Barış da öyle bir şeydir. Biz barışı, tıpkı bir iğne oyası gibi ilmek ilmek, sabırla işleyeceğiz. Annelerin, tülbentleri siyasi liderlere hediye etmelerinin anlamı da burada yatmaktadır. Barışı, oya inceliğiyle, sabırla, göz nuru ve el emeğiyle, durmaksızın işledikçe, bu topraklarda barışı bir iğne oyası gibi nakşedeceğimize yürekten inanıyorum.” (ANKA)

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın