
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, barış sürecinin sadece DEM Parti’nin sorumluluğunda olmadığını vurgulayarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu konuda daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini dile getirdi. CHP’nin sürece katkısına dikkat çeken Bakırhan, “CHP’nin katılımı ile Kürt meselesinin çözümü daha sağlam bir temele oturur” ifadelerini kullandı.
Bakırhan, barış süreci ile ilgili yaptığı değerlendirmelerde, sahadan gelen en yaygın önerinin sürecin daha fazla anlatılması ve toplumda sahiplenilmesi gerektiği yönünde olduğunu ifade etti. Bu sorumluluğun yalnızca DEM Parti’ye ait olmadığını belirtti.
“Barış tek bir partinin omzuna bırakılacak kadar dar bir mesele değildir”
Bakırhan, barışın Türkiye’nin geleceği açısından son derece önemli bir konu olduğunu vurgulayarak, “Bu sorumluluk sadece DEM Parti’ye ait değildir. Barış, tek bir partinin sorumluluğuna terk edilemeyecek kadar geniş bir meseledir; küçük bir konu değil, bu ülkenin geleceğiyle doğrudan ilgilidir” dedi. Siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının, emek örgütlerinin, kadınların, gençlerin, aydınların ve inanç gruplarının sürece daha fazla katkı sağlaması gerektiğini belirten Bakırhan, yurttaşların Meclis’ten “daha net, daha hızlı, daha cesur” bir yaklaşım beklediğini ifade etti.
“CHP’nin sürecin bugünlere gelmesinde önemli katkısı vardır”
Cumhuriyet’in aktardığına göre, CHP’nin sürece dair tutumunu değerlendiren Bakırhan, CHP yönetiminin bu süreçteki tutumunu karşıtlık olarak nitelendirmenin haksızlık olacağını ifade etti.
Bakırhan, “Sayın Özgür Özel başta olmak üzere CHP yönetiminin tutumunu sürece karşıt pozisyonda değerlendirmek haksızlık olur. Partinin üzerinde mevcut olan yargı baskısı ve çeşitli çevrelerin milliyetçi-ırkçı etkilerine rağmen, barış sürecine önemli destek ve katkılar sağladılar” dedi.
CHP’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan komisyona katılımının ve katkı sunmasının önemine değinen Bakırhan, “CHP’nin sürecin ilerlemesine büyük katkısı vardır. Bu konuda en küçük bir şüphe yoktur. CHP’nin de içinde yer aldığı Kürt meselesinin çözümü daha sağlam bir temel üzerinde gerçekleşir” şeklinde konuştu.
“Silah bırakma ve yasal zemin eşgüdümle ilerlemeli”
Yasal düzenlemelerde yaşanan gecikmelere dikkat çeken Bakırhan, sürecin en zayıf halkasının hukuki zemin oluşturulamaması olduğunu belirtti.
Bakırhan, “Silah bırakma ve yasal zeminin ‘önce biri, sonra diğeri’ anlayışıyla değil, eşgüdüm içerisinde, birlikte ilerlemesi gerektiğini” ifade etti.
23 Nisan’daki Meclis konuşmaları, resepsiyonlar, DEM Parti’nin önerdiği “Barış İzleme ve Takip Kurulu” ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin gündeme taşıdığı “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” mekanizması ile Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bu süreçten geriye dönüş yok” mesajı, artık adım atılması gerektiği tartışmalarının daha da büyüdüğünü ve derinleştiğini ortaya koyuyor.
DEM Parti, Bahçeli’nin Öcalan sözleri için ‘tarihî’ nitelendirmesinde bulundu ve bu duruma imza atacaklarını belirtti.
Bahçeli, Öcalan’ın statüsü için ‘koordinatörlük’ önerisinde bulundu.
Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” mesajını vererek, “Fikri ve siyasi karargâhı elbette Cumhur İttifakı; bundan geriye dönüş yok ve olmayacak” şeklinde konuştu.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



