
22 Nisan 2026 21:20
Güncelleme: 22 Nisan 2026 23:19
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, “Orta Doğu’da yalnızca güçlü liderlik rejimlerinin başarılı olduğu” şeklindeki ifadelerine yönelik gelen eleştirileri yanıtladı. Barrack, tekrar İsrail ve Türkiye örnekleri üzerinden ‘güçlü liderlikleri’ vurgulayarak, “Batı tarzı demokrasiyi benimsemeye çalışan ülkeler kaosa sürükleniyor” dedi.
ABD merkezli Fox News Digital aracılığıyla yazılı açıklamalarda bulunan Büyükelçi Barrack, sözlerinin ABD politikalarında bir değişiklik anlamına gelmediğini, aksine sahadaki “gerçekçiliği” yansıttığını belirtti. ABD Başkanı Donald Trump’ın “güç yoluyla barış” anlayışını tam olarak desteklediğini ifade eden Barrack, tartışmalı konuları tek tek değerlendirdi.
“Hizbullah ve İsrail açıklaması eleştiri değil, gerçekçiliktir”
Antalya Diplomasi Forumu’nda yaptığı ve ateşkesi bir ‘mola’ olarak nitelendirdiği açıklamalarına değinen Barrack, Hizbullah veya İran’a karşı yumuşama suçlamalarını reddetti. Krizin merkezinde karşılıklı güvensizliğin bulunduğunu belirten Barrack, şunları söyledi:
“Ateşkesi bir ‘mola’ olarak tanımlamam ve tarafların güvenilmez olduğunu ifade etmem, sahada gözlemlenen gerçeklerin bir yansımasıdır. Bu bir eleştiri değil, gerçekçiliktir. Kasım 2024 ve Nisan 2026 ateşkesleri, tüm tarafların geçmişteki sınır zorlamaları nedeniyle kırılgan kalmıştır. Bizim amacımız bu ateşkesi sağlamlaştırmak, anlamsız ölümleri durdurmak, nefes alacak alan yaratmak ve Lübnan egemenliği ile İsrail güvenliğini güçlendirecek denetlenebilir bir yol oluşturmaktır.”
Hizbullah’ın bir terör örgütü olduğu yönündeki Amerikan duruşunun sarsılmaz olduğunu vurgulayan Barrack, “Sadece ‘çimleri biçmek’ hiçbir zaman etkili olmadı, aksine yeni katılımlara yol açtı. Amacımız, Hizbullah’ın terör altyapısını zayıflatarak Lübnan devlet otoritesinin kontrolü ele almasını sağlamaktır” diyerek bu stratejinin Trump ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun planı olduğunu kaydetti.
“F-35 düğümü aylar içinde çözülebilir”
Türkiye’nin F-35 programındaki durumunu “akıl dışı” olarak değerlendiren Barrack, bu açıklamanın ardından ABD’li senatörlerin tepkisini çekti. Türkiye’nin, kritik ABD varlıklarına ev sahipliği yapan önemli bir NATO müttefiki olduğunu vurgulayan Büyükelçi, S-400 krizinin aylar içinde aşılabileceğini ifade etti. Süreci şu şekilde özetledi:
“Bu durumu ‘akıl dışı’ olarak nitelendirmek sağduyunun gereğidir. S-400 nedeniyle uygulanan yaptırımlar ilişkileri gereksiz yere germiş, bu durumdan Rusya yararlanmıştır. S-400 meselesi, Başkan Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki güçlü kişisel ilişki ve Bakan Rubio’nun diplomatik çabaları ile aylar içinde çözülebilir.”
Olası bir anlaşmanın Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’na (NDAA) tam uyumlu olacağını belirten Barrack, “Rus sistemlerinin operasyonel olmadığına dair kesin ve doğrulanabilir sertifikalar alınacaktır. Amerikan güvenlik standartlarından ödün verilmeyecek. Bu, klasik bir Trump pazarlığıdır: Yasayı uygula, teknolojiyi koru ve müttefiklikleri yeniden inşa et” dedi.
Erdoğan örneğiyle “Güçlü liderlik” savunması
Barrack, Orta Doğu’da “güçlü liderlik rejimlerinin” başarısının ideolojik bir tercih değil, uzun yıllara dayanan gözlemlerin bir sonucu olduğunu ifade etti. Arap Baharı sonrası Batı tarzı demokrasiyi benimsemeye çalışan ülkelerin kaosa sürüklendiğini, buna karşın istikrarlı liderliklerin güvenliği ve ekonomik büyümeyi sağladığını savunarak İsrail ve Türkiye’yi örnek gösterdi:
İsrail: Bölgede canlı bir demokrasi olmasına rağmen, olağanüstü zorluklar altında güvenliği sağlayan güçlü ve cesur liderlikler sayesinde ayakta kalmıştır.
Türkiye: Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetimindeki güçlü ve merkezi liderliğin; istikrarı, ekonomik dinamizmi ve bölgesel nüfuzu nasıl sağladığının bir örneğidir.
Bunun demokrasi ve insan haklarından feragat etmek anlamına gelmediğini belirten Barrack, “Trump’ın yaklaşımı her zaman şudur: Dünyayı hayal ettiğimiz gibi değil, olduğu gibi kabul ederek hareket etmek” diyerek sözlerini tamamladı. (ANKA)
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



