Basın Özgürlüğü Tartışmaları TBMM’de Gündem Oldu

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Basın Özgürlüğü Tartışmaları TBMM’de Gündem Oldu

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, basın özgürlüğü üzerindeki engellerin incelenmesine dair öneri hakkında yaptığı değerlendirmelerde, Türkiye’deki gazetecilere yönelik uygulamaları eleştirdi. Çandar, “Türkiye’nin batısında gazetecilik yapıyorsanız, Dezenformasyon Yasası’nın belirsiz 217’nci ve 218’inci maddelerine dayanarak tutuklanıyorsunuz. Güneydoğu’da ise gazetecilik yapıyorsanız, örgüt propagandası yapmakla suçlanıyorsunuz,” şeklinde konuştu. Öneri, AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında bir araya geldi. Genel Kurul’da, şans ve bahis reklamlarının matrahtan düşülmesinin sonlandırılması, bazı değerli taşların ÖTV kapsamına alınması, kripto varlıkların vergilendirilmesi, KDV istisnalarının daraltılması ve bedelli askerlik tutarının artırılmasını öngören “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”nin görüşmelerine geçildi.

Görüşmeler öncesinde, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, partisi tarafından sunulan basın özgürlüğü üzerindeki engellerin araştırılması amacıyla TBMM’ye verildiği belirtilen önerge hakkında söz aldı. Çandar, “Düşünce ve ifade özgürlüğü, bir demokrasinin temel taşlarıdır. Bu unsurlar yoksa, o ülkede demokrasi de yoktur. Seçimlerin yapılması bu durumu değiştirmez; düşünce ve ifade özgürlüğü sağlanmadıkça, demokrasi de yoktur,” ifadelerini kullandı.

“Gazeteciliğe suçlu muamelesi yapılması Türkiye’de basın özgürlüğünün yok edilmesinden kaynaklanıyor”

“Düşünce ve ifade özgürlüğü ancak basın özgürlüğü ile anlam kazanır,” diyen Çandar, “Eğer bir ülkede basın özgürlüğü yoksa, düşünce ve ifade özgürlüğü de tartışmaya açıktır,” şeklinde ekledi. Türkiye’de sıkça tekrar edilen “Gazetecilik suç değildir” sloganının, gazetecilere yönelik suçlu muamelesinin yaygınlaşmasının bir göstergesi olduğunu belirten Çandar, “Bu durum, basın özgürlüğünün yok edilmesinin bir sonucudur,” dedi.

Çandar, “Sınır Tanımayan Gazeteciler’in 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye, gazetecilik yapmanın tehlikeli kabul edildiği ülkeler arasında yer almakta ve 180 ülke içinde 159. sıradadır,” dedi. Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın 2024-2025 Yılı Basın Özgürlüğü Raporu’nu paylaşan Çandar, “Son bir yıl içinde gazetecilere yönelik 313 soruşturma açılmış, 123 gözaltı gerçekleştirilmiş ve 212 dava açılmıştır. Şu an itibarıyla 311 gazeteci yargılanmakta ve 15 gazeteci ile medya çalışanı tutuklu bulunmaktadır,” şeklinde konuştu.

“Gazetecilere muamele coğrafyaya göre de değişiyor”

Çandar, sözlerine şöyle devam etti:

“Bayram demeden gözaltına alınan ve sonrasında tutuklanan İsmail Arı, cezaevinden yazdığı mektubunda ‘Ben neden tutuklandım? Hangi haberleri yapmam istenmedi? Haberlerim bayramda tutuklanacak kadar kimleri rahatsız etti? Beni kimler susturmak istedi?’ diye soruyor. Ardında da ‘Gazetecilik suç değildir’ ifadesini ekliyor…”

Çandar, “Gazetecilere yönelik muamele, coğrafyaya bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Cizre’de 17 Ocak’ta tutuklanan Nedim Oruç’a bakın; zırhlı araçlarla gözaltına alınıyor. Sebep? Örgüt propagandası yapmak,” dedi. “Eğer Türkiye’nin batısında gazetecilik yapıyorsanız, Dezenformasyon Yasası’nın 217’nci ve 218’inci maddelerine dayanarak tutuklanıyorsunuz. Güneydoğu’da ise örgüt propagandası yapmaktan tutuklanıyorsunuz,” şeklinde ekledi.

Çandar, “Hangi örgüt? Mayıs 2025’te kapatılmış bir örgüt ama bu örgütün propagandasını yapmakla suçlanarak ocak ayında tutuklanıyorsunuz,” dedi.

“Dün bu konuda bir önerge verildi ve her zamanki gibi reddedildi,” diyen Çandar, “Bir seferlik sürpriz yapın ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin denetim görevini engellemeyin. Bu önerimizi kabul edin,” ifadelerini kullandı.

DEM Parti’nin önerisi üzerine söz alan AKP Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, “Tutuklu gazeteciler tartışmasına gelince, hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, işlediği fiiller nedeniyle yargılanmaktadır. Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket eden kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki mevcut medya ortamına bakmak gerekmektedir,” dedi.

“İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez”

Ayrıca, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in Türkiye’deki basın özgürlüğünü İsrail ile karşılaştırması tartışmalara yol açtı. Koçyiğit’e tepki gösteren AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, “Sayın Grup Başkan Vekilinin İsrail’i Türkiye ile karşılaştırarak, İsrail’in daha iyi durumda olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, tüm basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları ve kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ‘Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek kabul edilemez,” dedi.

Bu tartışma üzerine Meclis Başkanvekili Celal Adan, “Soykırımcı bir canavarın ismi geçince insanların tüyleri diken diken oluyor. Netanyahu ismi çok çirkin bir isim, çok kötü birisi, canavar,” şeklinde konuştu.

DEM Parti’nin önerisi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. (ANKA)

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın