
Ayşe Sayın
Ankara siyasetinde şu günlerde en çok konuşulan konu, “baskın seçim” iddiaları. Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) gündeme taşıdığı “ara seçim” ve “erken seçim” talepleri, henüz bir sonuç doğurmuş değil. Ancak Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın “iktidarın sonbaharda baskın seçime gideceği” yönündeki açıklamaları, tartışmaları alevlendirdi.
Arıkan, olası bir baskın seçimin nedenlerini Türkiye’nin yaşadığı ciddi yönetim krizine, iktidarın varlık barışı düzenlemesi ile sıcak para arayışına yönelmesine, yani seçim ekonomisi uygulamalarına bağladı.
Mahmut Arıkan’ın bu açıklamaları, uzun zamandır “zayıf senaryo” olarak değerlendirilen baskın seçim ihtimalini yeniden gündeme taşıdı. Yeni çözüm sürecinin “tıkandığı, durakladığı” yorumları da bu bağlamda dikkate alınıyor.
Bazı muhalefet milletvekilleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığını garantilemek için, DEM Parti’yi yanında tutmanın bir yolu olarak baskın seçim yoluna başvurabileceğini öne sürüyor.
Buna karşın DEM Parti, bu iddialara sert bir şekilde tepki gösterdi. Seçim sonrası süreç adımlarının atılmasının “bitirmekle eş anlamlı” olacağı ifade edildi.
Baskın seçim kararı iktidarın elinde mi?
AK Parti’nin gerekçesi farklı olsa da Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde “baskın seçim” kararı almak o kadar da kolay değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “erken seçim” kararı alma yetkisi bulunmakta; ancak bu durum, hem cumhurbaşkanlığı süresinin kısalmasına hem de yeniden adaylık şansının kendi elleriyle kapanmasına yol açabilir.
Erdoğan’ın yeni sistemde üçüncü kez aday olabilmesi, Meclis’in seçim kararı almasına bağlı. Meclis’teki sandalye dağılımı göz önüne alındığında, iktidarın bir erken veya baskın seçim kararı için muhalefetle uzlaşma sağlaması gerekiyor.
DEM Parti’nin “süreç olumlu şekilde nihayetlenmeden” bir seçime destek vermeyeceği görüşü göz önünde bulundurulduğunda, muhalefetin kendisinin onaylamayacağı bir tarihe “evet” demesi pek olası görünmüyor.
AKP’ye göre ihtimal ‘sıfır’
AKP yönetimi, baskın seçim iddialarını kesin bir dille reddederken, muhalefeti “tali konularla gündem değiştirmeye çalışmakla” eleştiriyor. Üst düzey bir AKP yöneticisi, “Bunlar muhalefetin uydurduğu hikaye, ihtimal sıfır” diyerek bu iddiaları yalanladı.
“Bizim çok daha ciddi işlerimiz var, ara seçim gibi bir gündemimiz kesinlikle yok” diyen AKP yöneticisi, partisinin gündemini ve “sıfır ihtimal” vurgusunu şu gerekçelere dayandırıyor:
“Muhalefet hala cumhurbaşkanını tanıyamadı. İstikrarın temeli seçimlerin zamanında yapılmasıdır. Siyasi olarak kullanacağınız beş yıllık süreyi hesaplayarak vaatlerinizi doğrultusunda çalışmalarınızı planlar ve sistemsel yapınızı buna göre inşa edersiniz.”
“Bizden önce ortalama 16 ay süren hükümetler gördük. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin amacı istikrardır. Şimdi istikrarlı, süresinde seçimlerin yapıldığı bir döneme geldik.”
“Türkiye’nin iki önemli meselesi var. İlki ‘Terörsüz Türkiye’ süreci, diğeri bölgemizdeki savaş ve olası yeni savaş riskleri. Cumhur İttifakı olarak MHP ile birlikte, bu süreçlerle tüm hassasiyetimizle ilgileniyoruz.”
‘Birkaç ay öne çekmek istikrarı bozmaz’
İktidar partisi yöneticileri, “seçimler zamanında yapılacak” görüşünü savunurken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a üçüncü kez adaylık şansı tanıyan “seçimlerin birkaç ay öne alınması” seçeneğini de değerlendiriyor ve bu durumun “istikrarı bozmayacağını” ifade ediyorlar.
“Birkaç ay”ın zamanlaması ise “ekonominin gidişatı” ile belirlenecek. AKP, en uygun tarih olarak partinin iktidara gelişinin 25’inci yılı olan Kasım 2027’yi işaret ediyor.
Ancak, bölgesel savaş riskleri nedeniyle ekonomide yaşanan toparlanmanın gecikebileceği ve bu durumun seçimleri 2028 baharına erteleyebileceği yorumları da yapılıyor.
CHP’ye kapatma davası neden gündemde?
Baskın seçim iddialarının yanı sıra, “CHP’ye kapatma davası” açılması ihtimali de tartışma konusu. 2023 Kurultayı’nda yaşanan usulsüzlük iddialarıyla ilgili “mutlak butlan” dosyası istinaf mahkemesinde karara çıkmayı bekliyor.
Kapatma davasını gündeme taşıyan unsurlar arasında, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile oğlu Gökhan Böcek’in CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve bazı parti yöneticilerine para verdiği iddiaları yer alıyor.
Özgür Özel’in geçen şubat ayında “Parti kapatmanın panzehiri kenarda bir parti tutmaktır” açıklaması, CHP yönetiminin bu ihtimale karşı hazırlık yaptığı yorumlarına yol açtı.
AKP: ‘Kapatmayı zorlaştıran biziz’
Her ne kadar “yargının konusu” olduğu ifade edilse de bazı AKP kaynakları, “mali nedenlerle” kapatma davasının mümkün olmadığı görüşünde.
“Kapatma davasının çok sert koşulları var” diyen bir parti yöneticisi, iktidarları döneminde yapılan Anayasa değişikliği ile parti kapatmayı zorlaştırdıklarını ve muhalefetin buna itiraz ettiğini hatırlattı.
“Siyasi partiler hazine yardımı ve bağış alabilir. Bunlarla ilgili usulsüzlük varsa, Sayıştay raporları doğrultusunda Anayasa
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



