
Batı Trakya’da Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, resmi makam gaspı iddialarıyla ilgili olarak savcıya ifade verdi. Şerif’in avukatı Ercan Ahmet, daha önce benzer suçlamalarla karşı karşıya kaldıklarını ve her seferinde beraat ettiklerini belirtti. Müftü Şerif ise sosyal medyada yaptığı açıklamada, defalarca beraat ettikleri gasp davalarıyla ilgili tekrar soruşturma başlatıldığını ifade etti.
2016 yılında Gümülcine’de gerçekleşen bir sünnet töreninde Müftü Şerif’in yer almasıyla başlayan davada Yunan hükümeti tarafından tanınmayan bir müftü olarak davranması suçlamasıyla karşı karşıya kalmıştı. Ancak 8 Aralık 2021 tarihinde görülen davada mahkeme, Şerif’i beraat ettirmişti. Batı Trakyalı Türk azınlığın, Lozan Antlaşması gereği kendi dini liderlerini seçme hakkına sahip olmalarına rağmen Atina’nın 1990 tarihli kararnamesiyle bu hakkın engellendiği belirtilmişti.
İskeçe ve Gümülcine illerinde seçilen müftülerin Yunan devleti tarafından tanınmaması, azınlık üzerinde baskı unsuru olarak görülüyordu. Yunan yönetimlerinin, seçilmiş müftülere karşı açtığı ve mahkumiyetle sonuçlanan davalar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınmıştı. AİHM, Yunanistan’ın düşünce, vicdan ve din özgürlüğünü güvence altına alan 9. maddeyi ihlal ettiğine 5 kez hükmetmişti.
Müftü Şerif ve avukatı, görev gaspı iddialarının siyasi bir boyutu olduğunu ve azınlığı baskı altında tutmak için kullanıldığını düşünüyor. Azınlık üzerindeki baskının arttığı bu dönemde, seçilmiş müftülerin tanınmamasının Batı Trakya Türk azınlığına yönelik bir ayrımcılık olduğu vurgulanıyor. Din ve kültürel hakların korunması ve azınlıkların kendi dini liderlerini seçme özgürlüğünün tanınması gerektiği üzerinde duruluyor.
Batı Trakya’da yaşayan Türk azınlık, yıllardır devam eden baskı ve ayrımcılığın son bulmasını ve kendi kültürel ve dini haklarının korunmasını talep ediyor. Müftü İbrahim Şerif’in yaşadığı hukuksuzlukların ve gasp iddialarının bir an önce son bulması gerektiği üzerinde duruluyor. AİHM’in verdiği kararlar da bu hak ihlallerine dikkat çekerek, azınlıkların haklarının korunması gerektiğini vurguluyor.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



