
Büyük Birlik Partisi (BBP), 33. kuruluş yıl dönümünü Ankara’daki Grand Mercure Otel’de gerçekleştirilen bir törenle kutladı. Törene çeşitli siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri katılırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bir mesaj gönderdi. Erdoğan, mesajında şu sözlere yer verdi:
“Nazik davetiniz için teşekkür ediyor, Büyük Birlik Partisi’nin kuruluşunun 33’üncü yıl dönümünü içtenlikle kutluyorum. Bu vesileyle, Büyük Birlik Partisi’nin kurucu genel başkanı, değerli siyasetçi Muhsin Yazıcıoğlu’nu bir kez daha rahmetle anıyorum.”
Erdoğan, mesajında, “Bin yıl önce bu toprakları fetheden atalarımız hangi hassasiyetleri göz önünde bulundurduysa, biz de bugün aynı doğrultuda ilerliyoruz. Bölgedeki zorluklara rağmen ‘Büyük ve Güçlü Türkiye’ hedefine kararlılıkla devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Türkiye söz konusu olduğunda tüm farklılıkları bir kenara bırakarak 86 milyon insanın tek yürek ve tek bilek olması gerektiğine inandığını vurgulayan Erdoğan, “İnşallah 21. yüzyıla damgamızı vuracağız ve şanlı bayrağımızın dünyanın dört bir yanında gururla dalgalanması için canla başla çalışacağız.” dedi. Bu düşüncelerle, partinin 33. kuruluş yıl dönümünü tekrar kutladı ve katılanları saygıyla selamladı.
Tören, Kuran-ı Kerim tilaveti ile başladı. Açılış konuşmasını yapan BBP Genel Sekreteri Ahmet Yelis, “Şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun başlattığı kutlu yürüyüşümüz, hakka adanmış bir millet sevdası şuuruyla kararlılıkla devam etmektedir.” şeklinde ifade etti.
Program, BBP’nin 33. kuruluş yıl dönümü için hazırlanan kısa filmle devam etti. Kısa filmin ardından konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, “Büyük Birlik Partisi’nin kurulduğu günden bu yana Türkiye’de önemli değişimlerin yaşandığını görüyoruz. Geçtiğimiz 33 yılda, siyasette, devlet yönetiminde ve sosyal hayatta pek çok değişim yaşandı. Büyük Birlik Partisi, inançlarında, mücadelesinde ve çizgisinde hiçbir kırılma olmadan varlığını sürdürdü ve sizlerin çabasıyla milletimizin desteğiyle devam edecektir.” dedi.
Muhsin Yazıcıoğlu’nu rahmetle anan Destici, “Muhsin Yazıcıoğlu nerede duruyorsa orada durduk ve durmaya devam edeceğiz. Her koşulda, rahmetli liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun duruşunu izlemeye ve onun çizgisini takip etmeye kararlıyız.” dedi.
Suriye’nin kuzeyinde yaşanan gelişmelere de değinen Destici, “Yeni kurulan Suriye yönetimi, Türkiye’nin uyarılarına rağmen PKK’nın Suriye kolu SDG’nin anlaşmalara uymadığını ve sivillere yönelik saldırıların devam ettiğini gözlemliyoruz.” diye konuştu.
Destici, “Kim PKK-YPG-SDG’yi savunmak istiyorsa buyursun gitsin, ancak Türkiye Cumhuriyeti pasaportunu ve kimliklerini bırakıp gidecekler.” şeklinde sert bir ifadede bulundu. Suriye hükümetinin SDG’ye yönelik operasyonlarını eleştiren DEM Parti’ye de tepki gösteren Destici, “DEM’liler kanlarının son damlasına kadar savunacaklarını söylediler. Biz de diyoruz ki, kim PKK-YPG-SDG’yi savunmak istiyorsa kapı açık, ancak giderken Türkiye Cumhuriyeti pasaportunu ve kimliklerini bırakacaklar.” dedi.
“YA ŞARTSIZ SİLAHLARINIZI BIRAKIRSINIZ YA DA DEVLETİN İLMİĞİ KAFANIZA GEÇER”
Destici, terör örgütü PKK’ya çağrıda bulunarak, “Ya şartsız, pazarlıksız, müzakeresiz silahlarınızı bırakırsınız ya da devletin ilmiği, balyozu kafanıza geçer.” ifadesini kullandı. Ayrıca, Mardin Nusaybin’de yaşanan protestolar sırasında Türk bayrağının indirilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu:
“TÜRK BAYRAĞINA SALDIRI, TÜRK VATANINA DÜŞMANLIĞIN İFADESİDİR”
Destici, “Türk bayrağına yapılan saldırı, mensubu olduğumuz Türk milletine, Türkiye Cumhuriyeti’ne ve sahip olduğumuz Türk vatanına düşmanlığın bir göstergesidir.” şeklinde konuştu.
Devletlerin suç örgütleriyle müzakere etmemesi gerektiğine dikkat çeken Destici, “Hiçbir devlet; varlığını, birliğini tehdit eden terör örgütlerine bu kadar hoşgörü gösteremez. Devletler, suçla, ihanetle mücadele eder, suçluları yakalar ve etkisiz hale getirir.” dedi.
“SAÇ ÖRGÜSÜ; BOZKURT’UN YELESİDİR, ÇAKALIN, SIRTLANIN OYUNCAĞI OLAMAZ”
Destici, DEM Parti’nin sosyal medyada başlattığı “saç örme” akımına tepki göstererek, “O saç örgüsü; Bozkurt’un yelesidir, çakalın, sırtlanın oyuncağı olamaz. Kendi tarihiniz olmadığı için Türk tarihini yağmalamaya çalışıyorsunuz. Kendi kültürünüz olmadığı için Türk’ün efsanelerine çöküyorsunuz.” dedi.
“EVLENEN ÇİFTLERE FAİZSİZ KREDİ KULLANDIRILMALI”
Yeni evlenen çiftlere faizsiz kredi verilmesi gerektiğini savunan Destici, “Evlilikleri ve çocuk sahibi olmayı desteklemeliyiz. Faizsiz kredi ile evlenen çiftlerin ev ve araç sahibi olmalarının önü açılmalı. 3 çocuk sahibi aileler için ayrı bir destek programı oluşturulmalıdır.” ifadesini kullandı.
Destici, Türkiye’deki yeni anayasa tartışmalarına da değinerek, “Değiştirilemez ilk 4 maddeye ek olarak, ‘ailenin kutsallığı ve korunması’ maddesinin eklenmesi gerektiğini düşünüyoruz.” dedi.
Çocuk sahibi kadınlar için destek çağrısını yineleyen Destici, “Çocuk sahibi kadınlarımız, mesaiye 1 saat sonra başlamalı ve mesaileri 1 saat erken bitmelidir.” dedi.
Kadınlara özel hastane ve üniversite kurulması gerektiğini savunan Destici, “Kadınlarımızın eğitim ve sağlık hizmetlerine ulaşımındaki engeller kaldırılmalıdır. Kadınlar için hastaneler ve üniversiteler kurulmasını zorunlu görüyoruz.” ifadesini kullandı.
“MİLLET, BEBEK KATİLLERİ İÇİN ‘YAŞAM HAKKI’ MI DİYOR, YOKSA ‘İP’ Mİ İSTİYOR?”
Türkiye’de adaletin bir yara olduğunu belirten Destici, idam cezasının geri getirilmesi için TBMM’de grubu bulunan partilere çağrıda bulundu. “Narin bedenler toprağa veriliyor, kadınlarımız sokak ortasında katlediliyor. Milletin yüreği yanarken, biz burada ‘Avrupa ne der, yok Amerika ne der’ diye mi düşüneceğiz?” dedi.
Destici, “Artık yeter. Buradan Cumhur İttifakı’na, muhalefete ve yüce Meclis’e sesleniyorum: Milletin vicdanında idam çoktan onaylanmıştır. Gelin, bu kararı milletimiz versin. Teklifimiz şudur: Terör suçları ve çocuk katilleri için idam cezası referandumu yapılmasını öneriyoruz. Bakalım millet, bebek katilleri için ‘yaşam hakkı’ mı diyor, yoksa ‘ip’ mi istiyor?” şeklinde konuştu.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



