Berlinale’de Türk Sinemasına Çifte Zafer!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Berlinale’de Türk Sinemasına Çifte Zafer!

22 Şubat’ta sona eren 76. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde (Berlinale) Türk sinemasında önemli bir başarı elde edildi. İlker Çatak, “Sarı Zarflar” (Yellow Letters) filmiyle En İyi Film kategorisinde Altın Ayı ödülünü kazanırken, Emin Alper “Kurtuluş” (Salvation) filmi ile Gümüş Ayı Büyük Jüri Ödülü’nü kazandı. Yönetmenlerin ödül kabul anlarını sosyal medyada izlerken hepimiz gururlandık ve alkışladık.

Her iki filmin tanıtımlarını büyük bir ilgiyle izledim. İktidar, şiddet ve toplumsal çatışma temalarını işleyen bu yapımlar, her iki yönetmenin de Berlinale sahnesini küresel ve yerel siyasi meseleler hakkında kamuya açık mesajlar vermek için kullandığını gösteriyor. Sanatçılarımızın cesaretle doğru bildiklerini ifade etmesi, bu zor günlerde çok değerli. Hem Türkiye hem de dünya olarak bu tür mesajlara ihtiyacımız var. Bu noktada Berlinale’nin kendisi, tartışmaların merkezinde yer alarak festivalin en büyük kazananı oldu.

Wim Wenders

Festivalin Başlangıcı

Festivalin nasıl başladığını hatırlamakta fayda var. Ödüllü yönetmen Wim Wenders, açılış basın toplantısında İsrail’in Gazze’deki askeri harekâtı karşısında festivalin Filistinlilere destek açıklaması yapmamasına yönelik bir eleştiri aldı. Wenders’in bu eleştiriye verdiği yanıt, tartışmaları alevlendirdi: “Eğer politik amaçlarla filmler yaparsak, siyasetin alanına gireriz; bu yüzden siyasetin dışında kalmalıyız. Çünkü biz siyasetin karşı ağırlığıyız.”

Sinemanın Politikadan Bağımsızlığı Mümkün Mü?

Ünlü yazar Arundhati Roy, Wenders’in sözlerine tepki göstererek festivalden çekildiğini açıkladı. Wenders’in yorumunu “vicdansızca” olarak değerlendiren Roy, “Bu, insanlığa karşı işlenen suç hakkında yapılan bir konuşmayı susturmanın bir yolu,” dedi. Tunuslu film yapımcısı Kaouther Ben Hania, festivalin verdiği ödülü reddetti. Berlinale’ye katılan 80’den fazla sanatçı, Filistin konusunda festivalin “kurumsal bir sessizlik” sergilediğini belirterek bir kınama mektubu yayınladı. Soru şu: “Sinemanın politikanın dışında kalması mümkün mü?”

Almanya’nın Eleştirisi Ne Kadar Özgür?

Berlinale, Alman hükümeti tarafından finanse edilen bir organizasyon olduğundan, Almanya’nın dış politika ikliminden bağımsız hareket etmesi mümkün değil. Wenders’in sözlerinin yanlış yorumlandığını düşünüyorum. Festivalin, Filistin-İsrail konusunda Holokost geçmişi nedeniyle yorum yapmamak gibi bir kurumsal karar aldığını zannediyorum ve bu durumun anlaşılabilir olduğunu düşünüyorum. Wenders burada bir sözcü gibi. “Sinema slogan atmak değildir, hikâyelerimizi film yoluyla aktarmaktır” ifadesi de bu düşüncemi destekliyor.

Devam Eden Tartışmalar

Wenders, “Son zamanlarda festivalde hangi dilin yorumlama egemenliğine sahip olması gerektiğine dair bir tartışma gözlemliyoruz,” diyerek sinemanın dilinin katmanlı olduğunu ve her yönetmenin bu dile farklı bir yaklaşımda bulunduğunu vurguladı. Jürinin izlediği 22 filmin ortak noktasının şefkat olduğunu belirtti.

Wenders, “Sinemanın dili empatik; sosyal medyanın dili ise etkilidir” diyerek Berlin’deki tartışmanın aydınlatılması gerektiğini ifade etti. Aktivistlerin insan hayatının onuru ve korunması için mücadele ettiğini, bu değerlerin Berlinale filmlerinin de savunduğu ilkeler olduğunu belirtti.

Anschauung: Deneyimleme Hali

Wenders, sinemanın en etkili aracının Almanya’da “*Anschauung” olarak adlandırıldığını, bunun görsel, duygusal ve varoluşsal bir deneyimleme hali olduğunu açıkladı. Aktivistlerle sinemacıların farklı dillere sahip olsalar bile birbirlerine ihtiyaç duyduğunu, aralarında bir rekabet değil ortaklık olması gerektiğini ifade etti.

Ayrıca Tilda Swinton’ın geçen yıl Altın Ayı alırken yaptığı konuşmasından bir alıntı yaparak, “Bir şeyin yanında olmak, asla ama asla başka bir şeye karşı olmak anlamına gelmez,” dedi ve “Şimdi gidip biraz ‘Anschauung’ yaşayalım” diyerek sözlerini tamamladı.

Sarı Zarflar

Sinemanın Rolü

Wenders’ın konuşması oldukça etkileyiciydi ve samimiyetine inandım. Wenders’ın savunduğu şey, sinemanın apolitik olması değil; politik olanı izleyiciye görsel-duyusal bir deneyim olarak sunmak. Bu bağlamda sinema, aktivizmin rakibi değil tamamlayıcısıdır. Filmler uzun vadeli bir hafıza oluştururken, aktivizm aciliyet hissi yaratır. Aksi takdirde Berlinale, politik söylemi en yüksek film olan “Sarı Zarflar”ı ödüllendirmezdi.

Sarı Zarflar ile Değişen Hayatlar

Berlin’de yaşayan Derya (Özgü Namal) ve eşi Aziz’in (Tansu Biçer) hayatı, Derya’nın direniş temalı sahne performansını bir devlet yetkilisinin izlemesiyle alt üst olur. Çift, “siyasi yanlış düşünceleri” nedeniyle işlerinden atılır ve devletin resmi tebligatları ile hayatları bir anda değişir. Derya ve Aziz, genç kızları Ezgi (Leyla Smyrna Cabas) ile birlikte işsiz ve güvencesiz hale gelir. Bu hikâye, günümüz Türkiye’sinde yaşanabilir bir durumu yansıtıyor ve İlker Çatak’a, görüşlerini sanatsal bir biçimde ifade eden birçok ailenin sesi olduğu için teşekkür ediyorum.

İlker Çatak

İlker Çatak’ın Açıklamaları

İlker Çatak, bir Alman filminin (Fatih Akın, Duvara Karşı, 2004) Berlinale’de en büyük ödülü kazanmasından tam 22 yıl sonra Altın Ayı’yı kazanan ikinci Türk-Alman yönetmen oldu. Basın toplantısında yaptığı açıklamada, “İçinde bulunmaktan utanç duyduğumuz bir çağda yaşıyoruz. Bizim görevimiz, dünyanın içinden geçtiği durumu hikayelerle anlatmak, sesimizi yükseltmek, sorgulatmak,” dedi.

Bir gazetecinin filmin niye Türkiye yerine Almanya’da çekildiğini sorması üzerine, “Biz (Almanları kastediyorum) çoğu zaman kendi çöplüğümüze bakmıyoruz. Kendimizi güvende zannediyoruz ama dünya artık pek güvenli bir yer değil. Demokrasi ve fikir özgürlüğü her fırsatta savunulmalıdır,” yanıtını verdi.

Wim Wenders’in Değerlendirmesi

Jüri başkanı Wim Wenders, “Sarı Zarflar”ın Altın Ayı’yı kazanmasını, totalitarizmin politik dili ile sinemanın empatik dili arasındaki karşıtlığın net bir biçimde dile getirildiğini belirterek değerlendirdi. Bu filmi, ülkelerde de gerçekleşebilecek yakın bir geleceğe dair kaygı verici bir önsezi olarak gördüklerini vurguladı.

<iframe allowfullscreen="allowfullscreen" data-mce-fragment="1" frameborder="0" height="100%" src="https://geo.dailymotion.com/player/xgybi.html?video=x9znow4" style="width: 100%; height: 100 </p>

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın