
Yaklaşık 18 milyon katılımcısı ve 2,5 trilyon TL’yi aşan fon büyüklüğü ile Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), Türkiye’nin en büyük tasarruf platformu olarak konumunu güçlendiriyor. “Değişen dünyanın sigortacısı” unvanıyla faaliyet gösteren BNP Paribas Cardif Türkiye, BES’in uzun vadeli ve güvenli birikim sağlama konusundaki yapısal gücünü ve avantajlarını detaylı bir şekilde inceledi. BNP Paribas Cardif Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Sertsöz, BES’in bu alandaki önemini vurguladı.
İSTANBUL (İGFA) – Türkiye’nin en güçlü ve yaygın tasarruf platformu olan BES, uzun vadeli birikim disiplini, profesyonel fon yönetimi ve sunduğu yapısal avantajlarla bireyler için güvenilir bir yatırım fırsatı sunmaya devam ediyor.
BNP Paribas Cardif Türkiye, BES’in sadece bir tasarruf aracı değil, aynı zamanda geleceğe yönelik stratejik bir güvence mekanizması olduğunu belirtiyor. Bu bağlamda, sistemin sağladığı istikrarlı birikim modeli ve emeklilik dönemine yönelik finansal güvence rolü çok boyutlu bir perspektifle değerlendirilmektedir.
BES’in bireylerin uzun vadeli finansal güvenliğindeki kritik rolünü vurgulayan BNP Paribas Cardif Türkiye Banka Sigortacılığı ve Acente Sigortacılığı Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Sertsöz, sistemin yapısal gücü ve avantajlarını ele aldı.
BES’in günümüzde uzun vadeli ve güvenli birikimin en güçlü araçlarından biri olduğuna dikkat çeken Gökhan Sertsöz, “2 Şubat 2026 tarihli Emeklilik Gözetim Merkezi verilerine göre BES’te katılımcı sayısı ve fon büyüklüğü tarihi seviyelere ulaştı. Gönüllü BES ve OKS dahil edildiğinde yaklaşık 18 milyon katılımcı ve 2,2 trilyon TL’yi aşan fon büyüklüğü, sistemin toplumda daha geniş kabul gördüğünün önemli bir göstergesidir. Burada devlet katkısının etkisi mevcut olsa da büyüme dinamiklerinin sadece devlet desteğine dayanmadığını; düzenlemeler, dijital erişilebilirlik ve fon performanslarının da önemli rol oynadığını özellikle belirtmek gerekir. BES’in sürdürülebilir değer yaratabilmesi, katılımcıların birikimlerinin güvenilir ve etkin bir şekilde yönetilmesine bağlıdır. Bu nedenle teşvikleri yalnızca kısa vadeli bir destek mekanizması olarak değil; makroekonomik istikrar, sürdürülebilir büyüme ve emeklilikte refahın artırılması için stratejik bir yatırım olarak değerlendiriyoruz. Uzun vadeli sürdürülebilirlik için ise fon performansının istikrarlı olması, müşteriye kesintisiz şeffaf iletişim sunulması ve finansal okuryazarlığın güçlendirilmesi kritik bir öneme sahiptir” şeklinde konuştu.
DEVLET KATKISINDA GÜNCELLEME: BES OLGUNLAŞMA EVRESİNDE
7 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre, 1 Ocak 2026’dan itibaren bireysel katkı payları için devlet katkısı oranı yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürüldü. Gökhan Sertsöz, bu değişikliği BES’in olgunlaşma sürecinin doğal bir aşaması olarak değerlendirdi. “Günümüzde BES; düzenli tasarruf, enflasyona karşı koruma ve emeklilikte ek gelir sağlama aracı olarak konumlandı. Yüzde 20’lik devlet katkısı hâlâ önemli bir başlangıç avantajı sunmakta, ancak BES’in gerçek gücü, devlet katkısının yanı sıra uzun vadeli birikim ve fon getirisi mekanizmasında yatıyor. Profesyonel yönetilen fonların bileşik getirisi, uzun vadede birikimlerin gerçek anlamda büyümesini sağlıyor. Bu nedenle BES, 2026’da da emeklilik için en güçlü ve disiplinli tasarruf araçlarından biri olmaya devam ediyor” şeklinde ifade etti.
Ayrıca, BES’te uygulanan stopaj avantajının da devam ettiğini aktaran Sertsöz, “BES’te vergi yalnızca elde edilen kazanç üzerinden alınmakta, ana paradan herhangi bir kesinti yapılmamaktadır. Ayrıca sistemde ne kadar uzun süre kalırsanız, ödediğiniz stopaj oranı da o kadar düşmektedir. 10 yıldan önce çıkışta stopaj oranı yüzde 15, 10 yıl dolmuş ama 56 yaş tamamlanmamışsa yüzde 10, 10 yıl ve 56 yaş şartı birlikte sağlandığında, yani emeklilikte ise sadece yüzde 5 olarak uygulanmaktadır. Bu yapı da BES’i uzun vadeli tasarruf açısından son derece avantajlı kılan unsurlardan biridir” dedi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



