
Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM), “Toplumsal Beslenmedeki Dönüşümün Geleceğe Etkileri” başlıklı raporunda, beslenmenin artık sadece biyolojik bir gereksinim değil, aynı zamanda kültürel kimlik, kamu sağlığı, ekonomi ve çevre politikalarının kesişiminde önemli bir alan haline geldiğini vurguladı.
KONYA (İGFA) – KOSAM’ın hazırladığı raporda, gıda güvenliği, geleneksel mutfak kültürünün korunması ve sağlıklı beslenmeye erişimin artırılması gibi konular öncelikli olarak ele alındı. Raporun bilimsel danışmanı Prof. Dr. Nurhan Ünüsan, son zamanlarda artan gıda kaynaklı sağlık sorunlarına dikkat çekerek, “Gıda güvenliği artık ulusal güvenlik meselesidir. Beslenmedeki dönüşümü bilinçli bir şekilde yönetebilirsek, hem sağlık risklerini azaltabilir hem de ekonomik maliyetleri kontrol altına alabiliriz” şeklinde konuştu.
GELENEKSEL MUTFAĞIMIZ TEHDİT ALTINDA
Prof. Dr. Ünüsan, hızlı tüketim ve fast-food kültürünün genç nesillerin beslenme alışkanlıklarını olumsuz bir şekilde etkilediğini belirtti. “Coğrafi işaretli ürünlerimiz ve kadim mutfak mirasımız, gastronomi turizmi ve bölgesel kalkınma için büyük bir potansiyele sahip. Ancak bu değerler hızla unutuluyor” dedi.
Küresel gıda fiyatlarındaki artış ve gelir eşitsizliği, sağlıklı gıdaya erişimi zorlaştırmakta. Ünüsan, “Gıda bankacılığı, üretici kooperatifleri ve yerel üretimin desteklenmesi, yalnızca ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda halk sağlığı stratejisi olarak da ele alınmalıdır” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Ünüsan, Ramazan ayında yemek tüketim çılgınlığı ve israfa dönüşme riskine dikkat çekerek, “Kadim kültürümüzde iftar sofraları sadelik, bereket ve paylaşım etrafında şekilleniyordu. Bu rapor, toplumsal beslenme kültürümüzü yeniden değerlendirmemiz gerektiğini gösteriyor” şeklinde konuştu.

RAPORDAN STRATEJİK ÖNERİLER
KOSAM raporunda sürdürülebilir bir gıda sistemi için şu stratejik önerilere yer verildi:
- Okul müfredatına beslenme eğitimi dahil edilmeli ve çocuklara yönelik sağlıksız gıda reklamları denetlenmelidir.
- Küçük üreticiler ve kadın çiftçiler desteklenmeli, kısa tedarik zincirleri teşvik edilmelidir.
- Gıda denetimleri etkinleştirilmeli ve israfı önleyecek düzenlemeler hayata geçirilmelidir.
- Su tasarruflu teknolojiler, organik tarım ve döngüsel ekonomi uygulamaları yaygınlaştırılmalıdır.
- Geleneksel tarifler dijital arşivlerle korunmalı ve coğrafi işaretli ürünler gastronomi turizmine kazandırılmalıdır.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



