
DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirdiği basın toplantısında, ülke genelinde uygulanan “cezasızlık politikaları” ve “faili meçhul” cinayetlere dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
Beştaş, Türkiye’deki yargı sisteminde faillerin sistematik bir şekilde korunduğunu vurgulayarak, güncel istatistikler sundu. Cumhuriyet Başsavcılıkları’ndaki dosyaların neredeyse yarısının faili meçhul olduğunu belirten Beştaş, “Cumhuriyet Başsavcılıklarında bulunan 8 milyon dosya bulunmakta ve bunların yüzde 47’si faili meçhul. Bu rakamlar 2021 yılına aittir ve resmi verilerdir. Tarih boyunca Türkiye’de bazı kişilerin yargı tarafından korunduğu gerçeği ortada. Yargı, herkese eşit bir şekilde uygulanmadı; bazıları koruma altına alınırken, diğerleri haksız yere ceza aldı. Katliam davalarında beraat kararları verildi ve failler cezasızlıkla ödüllendirildi,” ifadelerini kullandı.
GÜLİSTAN DOKU SORUŞTURMASINA “KOLEKTİF SUÇ” NİTELENDİRMESİ
Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili yürütülen soruşturmada delillerin karartıldığını iddia eden Beştaş, “Korunan kim? Korunan vali, İçişleri Bakanı ve bu talimat zinciri içinde yer alan emniyet müdürü, hastane müdürü. Çünkü burada kolektif ve örgütlü bir suçla karşı karşıyayız. Telefon kayıtlarının silinmesi ve HTS kayıtlarına müdahale edilmesi, bir valinin bu durumu organize ettiği gerçeğiyle yüzleşiyoruz,” dedi.
“İNSANLIĞA KARŞI SUÇLARDA ZAMAN AŞIMI İŞLEMEZ”
Dargeçit JİTEM davasının zaman aşımına uğramasını ve Madımak, Musa Anter, Kızıltepe JİTEM gibi diğer davalardaki kararlara tepki gösteren Beştaş, insanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımının hukuken mümkün olmadığını hatırlattı.
Beştaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İnsanlığa karşı suçlarda zaman aşımı işlemez. Türk Ceza Kanunu’nun 77. maddesi bu konuda çok nettir. 1 Mayıs 1977, Madımak davası, Roboski, Maraş, Çorum, Ankara Gar Katliamı gibi birçok örnek verebilirim. Bu ülke, kendi milletvekilinin failini bulamayan bir ülke durumundadır. 1993 yılında Batman’da katledilen Mehmet Sincar için etkin bir soruşturma yapılmadı. Baro başkanları, milletvekilleri veya Abdi İpekçi, Uğur Mumcu gibi şahısların faillerinin bulunmaması tesadüf değil. Nadira Kadirova ve Yeldana Kahraman’ı kim unutabilir? Olaylar üzerine etkili bir soruşturma yapıldığına dair kimse iddiada bulunamaz,” dedi.
ADALET BAKANI GÜRLEK’E “DELİL” ÇAĞRISI
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, “Yeni delil çıkarsa dosyaları açarız” şeklindeki açıklamalarını eleştiren Beştaş, delilleri bulma sorumluluğunun devlete ait olduğunu belirtti. Beştaş, Bakanlığa şu şekilde seslendi:
“Delili saklayanlar delili tekrar çıkarmazlar. Bunun için çıkarma iradesi gerekmektedir. ‘Hadi bu cezasızlıkla mücadele edeceğim’ iradesi olmadan yeni delili kim getirecek? O delilleri zaten birileri karartmış veya yok etmiştir. Buradan Adalet Bakanı’na sesleniyorum; yalnızca delil bulunursa değil, o delili siz bulacaksınız. Araştırma yapacak ve o yolları açarak ilerleyeceksiniz. Aksi takdirde kimse gelip eliyle size delil vermeyecek.”
BEŞTAŞ, ROJVELAT KIZMAZ, ROJİN KABAİŞ VE RABİA NAZ DOSYALARIN YENİDEN AÇILMASINI İSTEDİ
Faili meçhul cinayetlerle ilgili sadece bir daire başkanlığının yeterli olmayacağını vurgulayan Beştaş, bağımsız soruşturma komisyonlarının kurulması gerektiğini söyledi. Kamu görevlilerinin yargılanması önündeki engellerin kaldırılması ve Meclis denetiminin sağlanması gerektiğini ifade etti.
Meral Danış Beştaş, Rojvelat Kızmaz, Rojin Kabaiş ve Rabia Naz gibi isimleri anarak, tüm faili meçhul dosyaların yeniden açılması çağrısında bulundu.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



