
iahaber Haber Merkezi
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izninin iptali, Cumhurbaşkanı kararıyla gerçekleşmişti ve bu durum, öğrenciler, akademisyenler ve üniversite çalışanları arasında büyük bir tepkiyle karşılanmıştı. 25 Mayıs’ta yayımlanan yeni karar ile önceki iptal, yürürlükten kaldırıldı. Üniversite yönetimi, eğitim faaliyetlerinin mevcut akademik takvim çerçevesinde kesintisiz olarak süreceğini açıkladı. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası – Vakıf Üniversiteleri Birimi ise, “Direnişimiz kazandı, mücadelemiz sürecek” ifadesiyle durumu değerlendirdi.
Faaliyet izninin yeniden yürürlüğe girmesinin ardından, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası – Vakıf Üniversiteleri Birimi bir açıklama yaparak, üniversitenin kapatılmasına yönelik kararın “iptal ettirildiğini” belirtti. Sendika, bu sürecin öğrenciler, akademisyenler, idari personel ve üniversite emekçilerinin dayanışmasıyla kazanılmış bir hak mücadelesi olduğunu vurguladı.
Sendikanın açıklaması şöyle:
“Direnişimiz kazandı, mücadelemiz sürecek!
İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında gece yarısı tek cümlelik bir Cumhurbaşkanlığı kararıyla ilan edilen “faaliyetlerini durdurma” kararını iptal ettirdik! Üniversitemize, kampüsümüze ve yaşam alanımıza antidemokratik biçimde el koymak isteyen tasfiye girişimini püskürttük. Yaşam alanımızı, emeğimizi ve değerlerimizi hep birlikte geri almanın haklı sevincini yaşıyoruz!
Üç gündür “Kabul etmiyoruz, Üniversitemizi terk etmiyoruz” sloganıyla sürdürdüğümüz nöbet boyunca direnişi birlikte ördüğümüz, sendika temsilcilerimizin kampüse girişi engellenmeye çalışıldığında “Polis dışarı, Sendika içeri” diyen, alanda “Öğrenci burada hocasının yanında” sloganlarını atan tüm öğrencilerimizi, çalışma arkadaşlarımızı ve bu kazanımı dayanışmanın sıcaklığıyla selamlıyoruz!
Ne sermaye ne kayyum, üniversiteler bizimdir!
Bilgi Üniversitesi’ndeki mücadelemiz sadece bu üç günle sınırlı değil. Bugüne kadar Bilgi Üniversitesi’nde akademisyenlerin “eşit ücret” hakkı gasp edildi, bu duruma itiraz eden araştırma görevlileri cezalandırılarak atamaları yapılmadı. Sendika üyesi bir arkadaşımız keyfi ve hukuksuz bir kararla işten çıkarıldı. Araştırma görevlilerinin atamaları iptal edilerek eğitim öğretimin devamı için hayati olan akademik kadrolar daraltıldı. Sigortasız, güvencesiz ve yoksulluk sınırı altında çalışan “bursiyer öğrenci” modeli yaygınlaştırıldı. İdari personelin çalışma koşulları her geçen gün daha da kötüleşti, iş yükü artırıldı ve taşeron çalıştırma yaygın hale geldi. Tüm bunların yanı sıra kayyum dekan atamaları ve tepeden müdahalelerle üniversite yapısına antidemokratik biçimde el konuldu. Bu saldırılar, vakıf üniversitelerindeki hak gaspı ve baskı rejiminin bir uzantısıdır!
Bu sermaye iktidarına karşı her zaman öğrencilerin ve emekçilerin mücadelesi sürdü. Türkiye’de vakıf üniversitelerinde sendikalaşma deneyimleri burada yaşandı; öğrenci hareketi ve dayanışması her zaman güçlü oldu. Bugün Bilgi Üniversitesi akademisyenleri ve emekçileri, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın en örgütlü olduğu üniversitelerden biri olarak bu mücadeleyi sürdürüyor. Sürdürdüğümüz mücadelenin sağladığı tohumları 3 günlük direniş boyunca bu kampüsün her köşesine bıraktık. Birlikte yarattığımız mücadelemiz serpilecek, yeşerecek ve daha da büyüyecek!
Patronsuz üniversite, demokratik eğitim.
Biz Öğretmen Sendikası Vakıf Üniversiteleri Birimi olarak üniversitelerin halkın olduğunu, üniversitelerde değeri ve yaşamı yaratan öğrencilerin ve emekçilerin olduğunu vurgulayarak bu direnişte yer aldık. Üniversitelerin patronlara, kayyumlara, antidemokratik yönetimlere değil bizlere ait olduğunu 3 günlük Bilgi Üniversitesi direnişi ve büyük kazanımımızla kanıtladık.
Bu bağlamda,
● Sermaye kuşatmasının, patron iktidarının, antidemokratik yönetimlerin son bulduğu;
● Akademisyenlerin ve tüm emekçilerin ücret haklarının, özlük haklarının ve özgür çalışma koşullarının gaspının durdurulduğu;
● İfade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve akademik özerklik önündeki engellerin kaldırıldığı;
● Kamusal, eşit, özgür, toplumcu ve üniversiteleri bileşenlerinin yönettiği;
Demokratik bir yükseköğretim mücadelesi dünden çok daha ileri bir aşamaya geldi ve güçlenerek, yoğunlaşarak, kalabalıklaşarak sürecek!
Bilgi Üniversitesi ve tüm vakıf üniversitelerinde örgütlenmeye, mesleğimiz, emeğimiz ve halkın değerleri için çabalamaya devam edeceğiz!
Yaşasın örgütlü ve sendikal mücadelemiz!
Tüm vakıf üniversitelerinde hak gaspına, baskıya ve güvencesizleştirmeye maruz kalan akademisyenlere, idari personele, öğrencilere ve emekçilere sesleniyoruz.
Yalnız değilsiniz!
Öğretmen Sendikası yanınızda. Mücadele birikimimiz ve dayanışmamız sizinle.
Gelin birlikte örgütlenelim, dayanışmamızı büyütelim, haklarımızı omuz omuza savunalım.
Sermayenin ve kayyumların karşısında ortak sesimiz ve gücümüz çok daha büyük olacak.
Bu kazanım hepimizin, bu mücadele hepimizin!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası – Vakıf Üniversiteleri Birimi”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



