Bir Gazetenin Kapatılması: Tarih Tekrar mı Ediyor?

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Bir Gazetenin Kapatılması: Tarih Tekrar mı Ediyor?

Gözlerimin içine bakamıyorum.

Yazdığım bir makale nedeniyle Cumhuriyet gazetesi on gün boyunca kapalı kalacak.

12 Eylül 1980 askeri darbesinin daha ilk ayındayız. Merkez Bankası, ekonomik durum hakkında askerlere bir rapor sunuyor ve o rapor, benim elimde.

“Ekonomik durum karamsar.”

Askeri yönetim, gerçeklere tahammül edemiyor.

Cumhuriyet, kapatılan ilk gazete oluyor.

O dönemde birçok gazete farklı zamanlarda kapatılıyor, en çok da Cumhuriyet, çünkü bu gazete demokrasiye dönüşü en çok savunanlardan biri.

Kapatılmak, canlı bir hücrenin yaşamına ara vermesi gibi bir şey. Zamanla yarışırken, birdenbire eli boş kalmak son derece kötü bir his.

Patron Nadir Nadi arıyor ve sakin bir sesle şöyle diyor:

“Kendini üzme!.. Doğru bir habere askerler tahammül edemedi, sen gazetecilik yaptın, gözlerinden öperim.”

Kapatılma, gazeteyi maddi olarak zora sokuyor, ancak patronu çalışanlarının arkasında duruyor. Onlara saygı gösteren, tanıdığım en farklı gazete patronu.

“Sen karar ver”

Nadir Bey ile yaşadığım bir diğer unutulmaz olay, ünlü bir gazetecinin Cumhuriyet Ankara Bürosu’na katılmasıyla ilgili.

Bu sefer ben Cumhuriyet’in Ankara Temsilcisiyim. Dönemin ünlü gazetecilerinden biri Cumhuriyet’e gelmek istiyor. Ancak, bürodaki arkadaşlar ve bazı yazarlar buna karşı çıkıyor.

Genel Yönetmen Hasan Cemal, “Nadir Bey’e sor” diyor.

Nadir Bey’i arıyorum ve yanıtı bizim için güvenin göstergesi oluyor:

“Sen karar ver, çünkü sen burada çalışacaksın!..”

Sonuçta herkes ikna oluyor ve o ünlü gazeteci Cumhuriyet kadrosuna katılıyor.

Yanlış Yönetim

Uzun zaman öncesinde yaşadığım bu olayları şimdi hatırlamak için uygun bir zaman.

Halk TV olayı nedeniyle!..

Halk TV, günümüzde birkaç muhalif kanaldan biri. AKP, medyanın yüzde doksanını ele geçirmiş durumda, ya TMSF eliyle çökerek ya da kendine yakın olanlara satarak. Muhalefete hiçbir alanda yaşam hakkı tanımayan bir zihniyet mevcut.

Halk TV, bu zorlu ortamda ayakta kalmaya çalışıyor.

Ancak, Halk TV patronu Cafer Mahiroğlu, canını dişine taktığı halde, yanlış yönetim konusunda ısrar ediyor ve ciddi sorunlar ortaya çıkıyor.

Patron olmanın her şeye müdahale etmek olduğunu sanıyor.

Kararları yöneticilere bırakmıyor.

Gel de Nadir Bey’i anma!..

Ücret Dengesizliği

Son bir hafta içinde Halk TV’den arka arkaya bazı meslektaşlarımız istifa ediyor.

İstifalarında hepsi haklı!…

İki ana sebep var:

1-Aynı işi yapmalarına rağmen çalışanlar arasında ücret dengesizliği mevcut.

2-Ücretin dışında, çalışanlara ayrıcalıklı davranılıyor; birine imtiyaz, diğerine hiçbir şey!…

Bu karmaşa, Mahiroğlu’na yakınlık ya da uzaklıktan kaynaklanıyor. Rahatsızlık kendisine iletiliyor, fakat hiçbir şey değişmiyor.

İstifalar, aslında üç, dört yıl geriye giden birikimin son halkası.

“Ben Hata Yaptım”

Mahiroğlu geçen akşam televizyon programında kendi açısından olayları paylaşıyor:

“Hata yaptım, özür dilerim.”

Bu çok güzel!…

Hatasını kabul etmesi ve özür dilemesi takdire şayan, ancak şimdi bu hatanın düzeltilmesi gerekiyor.

Halk TV’den ayrılanlarla kanalın kalitesi düşüyor. Bu, görünmez bir elin devreye girmesiyle gerçekleşiyor ve yayınların cazibesi azalıyor.

Durum, AKP’nin işine geliyor.

Bir muhalif kanal kendi kendini zayıflatıyor.

Bu, en çok ihtiyaç duyulan bir dönemde tek bir muhalif sese bile zarar veriyor.

Mahiroğlu ve Çalışanlar

Mahiroğlu’nun maddi sıkıntıları da ortada. İktidarın korkusu nedeniyle ciddi bir reklam ambargosu altında, kimse reklam vermeye cesaret edemiyor ve bu şartlarda yayınını sürdürmeye çalışıyor.

Çalışanlar bunun farkında.

Bu nedenle, dengeyi sağlamak gerekiyor.

İstifa edenler kesinlikle haklı. Ancak…

“Bu haksızlığa artık dayanamıyorum ve istifa ediyorum” demek ne kadar yerinde?…

Gerçekten, çalışanlar için yeni bir ücret skalası oluşturulması şart…

Ayrıcalıkların kaldırılması da önemli.

Patronun kanalın yönetimini genel yayın yönetmenine bırakması da gereklidir.

Asıl mesele, dayanışmanın şart olduğu bir dönemde ayrışmanın iktidara yaradığı gerçeğidir.

Cafer Mahiroğlu, istifa edenlerin ve çalışanların bir araya gelerek sorunlarına çözüm bulmalarını umuyorum.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın