Bitlis’te Savcının Rüşveti Reddedişi

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Bitlis’te Savcının Rüşveti Reddedişi

Gazeteci İsmail Saymaz’ın aktardığına göre, Bitlis’te bir savcı, kendisine yapılan rüşvet teklifini geri çevirerek define çetesini çökertmeyi başardı. Olayın ayrıntıları dikkat çekici bir şekilde gelişti.

SAVCIYA ‘ÇOK ZENGİN OLACAĞIZ’ TEKLİFİ

23 Haziran 2025 tarihinde, Bitlis’in Güroymak ilçesinde Güroymak Savcısı M.Ç.Ö., ilçedeki güvenlik korucusu M.E. tarafından telefonla arandı. M.E., savcıyla görüşmek istediğini belirtirken “Yalnız mısınız? Özel bir konuda konuşmamız lazım” dedi.

Savcı, M.E.’yi odasına davet ettiğinde, görüşmenin içeriği ortaya çıktı.

Odaya ‘çok zengin olacağız’ ifadesiyle giren M.E., Muş’ta bir define bulduklarını ve Malatya’dan bu defineye bir alıcı çıktığını aktardı.

Savcı rüşvet teklifini anbean kaydetti! Odaya çok zengin olacağız diyerek girmiş

ARAMA YAPILMAMASI İSTENDİ

70 milyon lira kazanç sağlayacak olan iş için savcıdan teslimat sırasında arama yapılmaması talep edildi.

Savcı, bu çirkin teklifi hemen reddetti ve o anları telefonuyla kayda aldı.

Tarihi eser kaçakçılığıyla ilgili bir soruşturma başlatılması için talimat verildi.

Savcı rüşvet teklifini anbean kaydetti! Odaya çok zengin olacağız diyerek girmiş

DİYALOGLAR GÜN YÜZÜNE ÇIKTI

Savcı ile rüşvet teklifi yapan güvenlik korucusu M.E. arasında geçen diyaloglar şu şekilde gelişti:

Savcı: “Geçen söylediğin konu ne oldu?”
M.E.: “Valla iyi para var savcım.”
Savcı: “Sonradan düşündüm ama…”
M.E.: “Bak ağabey, savcılığın bir yana, kardeş olarak konuşuyorum, yemin ederim en tepedeki insanların eline fırsat geçtiği zaman… Neyi haram? Ermeni koymuş, adam diyor ki ‘Bu benim dedemin malıdır, gelmiş çıkartmış, satmışlar savcım.”
Savcı: “Yakalanma boyutu var, savcılığımız gider.”

M.E.: “Savcım senin adın geçmeyecek. Ne ben ne o arkadaş.”
Savcı: “Kim o arkadaş? Güvenilir biri mi?”
M.E.: “Buralı değil, güvenilir. Bana geçen gün dedi, ‘Ben malı sattım, adam gelip götürecek, parayı getirme şeyim yok.”

Savcı: “70 milyonluk malı satmış mı?”
M.E.: “Sattı.”
Savcı: “Nereye satmış?”
M.E.: “Muş’ta kuyumcunun birine.”

Savcı: “Nasıl götürebilmiş?”
M.E.: “Savcım bilmiyorum, ben de olsam, hiç olmazsa bir şeyler koparırdık.”
Savcı: “Bizlik bir şey kalmamış, çıkartmış elinden malı, parayı mı getiremiyor?”

M.E.: “Parayı getiremiyor savcım.”
Savcı: “Hımmm…”
M.E.: “Savcım, sadece parayı arabana koyacağız, gerekirse iki araba geçeriz.”

Savcı: “Yarın görüşeceksin öyle mi bununla?”
M.E.: “Evet savcım, ‘Yarın öğleden sonra çarşıya geleceğim, üç dört gibi görüşelim’ dedi. Savcım, biz bu yola girdik. Bugüne kadar ne haram yedik ne hırsızlık yaptık. Biz öyle bir aileyiz. Ben düşündüm, bu mal çalıntı değil, hırsızlık yapmıyoruz. Adamın haritası elindedir, dedesinin haritası, gelmiş malını çıkartmış, götürüyor, satıyor. Bunun neyi haramdır savcım?”

Savcı: “Sen bir görüş bakalım yarın, bizim üzerimize düşen ne var, sen bir anlat, ‘Savcı bey kararsız ama yine de sıcak bakıyor’ de.”

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın