
Bugün 17 Mayıs 2026…
Tam 60 yıl önce bugün, dünya rock müzik tarihine “Judas olayı” olarak adlandırılan çarpıcı bir olay yaşandı.
Tarih 17 Mayıs 1966’ydı…
O gece, İngiltere’nin Manchester kentindeki “Free Trade Hall” adlı salonda, müzik tarihini dönüştürecek bir konser gerçekleşecekti.
Sahneye çıkan isim ise Bob Dylan’dı…
Folk müzik sahnesinde hızla yükselen bir sanatçıydı.
Önde oturan iki grafik tasarım öğrencisi
D.A Pennebaker isimli bir kameraman, konserin görüntülerini kaydetmekteydi.
Aynı zamanda, salonda önde oturan iki genç vardı.
Bunlardan biri Mark Makin, diğeri ise Paul Kelly’di…
İngilizce gramer okulunu terk edip grafik tasarım okumaya karar vermişlerdi.
Salona giriş için 1 İngiliz Paunduna bilet almışlardı.
Ellerinde bir Agfa Silette ve bir Yaschika fotoğraf makinesi bulunuyordu.
Konser başlamadan, müzik tarihinde ilk “Haini” görüntüleyeceklerinden habersizlerdi.
Konserin ilk bölümü: Akustik gitar ve ağız armonikası
Bob Dylan, her zamanki gibi elinde akustik bir gitarla sahneye çıktı ve o dönemde en tanınan şarkılarını seslendirmeye başladı.
“Mr. Tambourine Man”, “It’s All Over Now Baby Blue”, “Just Like A Woman…”
Salondaki kalabalık, folk müziği sadece akustik gitarla sınırlı gören bir topluluktu.
Dylan, sahnede yalnızdı ve sadece akustik gitar ve ağız armonikası çalıyordu.
İnsanlar onu bu yalnız haliyle tanıyor ve seviyordu.
Konserin ilk bölümü oldukça başarılıydı.
Bob Dylan, salondan büyük bir alkış aldı.
İkinci bölüm: Elektronik müzik malzemeleri sahneye çıkıyor
Ancak ara verilip ikinci bölüme geçildiğinde, salondaki seyirciler için büyük bir sürpriz yaşandı.
Perde açıldığında sahnede 8 ton elektrikli müzik aleti yer alıyordu.
Bob Dylan sahneye çıktığında, elinde artık akustik bir gitar değil, bir “Fender Stratocaster” elektrikli gitar vardı.
Seyirciyi asıl hayrete düşüren, arkasında tam anlamıyla bir “Rock Band”ın bulunmasıydı.
Efsane “The Band” ile tanışma anı
“The Hawk” adlı bir rock’n roll grubuyla sahnedeydi…
Bu grup, ilerleyen yıllarda Bob Dylan’ın arkasında efsaneleşecek “The Band” olacaktı.
Yani rock müziği tarihinin en önemli parçalarından biri olan “The Weight”i de seslendiren grup.
Dünya, bu grupla ilk kez orada tanışıyordu.
O andan itibaren müzik tarihini değiştirecek bir gelişme başlamıştı.
Dylan ilk şarkısına başladığında, kalabalıkta mırıldanmalar duyulmaya başlandı.
Ve bir seyirci, ona “Judas” diye bağırdı…
Bir hayran Dylan’a bağırıyor: “Judas…”
Rock müzik tarihinin dönüşüm anlarından biriydi…
Dylan, elinde akustik gitarla yalnız şarkı söyleyen folk sanatçısından, bir rock müzisyenine dönüşüyordu.
Tam o an, bir hayranı ona “Judas” diye haykırmaya başladı..
Yani Hazreti İsa’yı 30 gümüş sikke karşılığında Romalı askerlere ihbar eden tarihin en ünlü “Haini…”
Başkaları da bir ağızdan “Bu grubu evine gönder” diye bağırarak ona katıldılar.
Salon bir anda çılgına döndü. Herkes sahnede elektrikli gitarla duran şarkıcıyı yuhalıyordu.
Herkesin sevdiği, dönemin parlayan yıldızı Bob Dylan bir anda “Folk müziğin haini” haline gelmişti.
Değişime karşı çıkan kalabalığın öfkesi, gitarların sesini bile bastırmıştı.
Yuhalamaların ortasında grubuna sesleniyor: “Gitarları daha gümbür gümbür çalın”
O an, müzik tarihinde unutulmaz bir an daha yaşandı.
Bob Dylan, bir süre yuhalayan kalabalığı izledi…
Sonra mikrofondan tüm salonun duyacağı bir sesle arkasındaki rock grubuna seslendi:
“Şu s…min gitarlarını daha gümbür gümbür çalın…”
Salondan gelen itirazları, küfürleri zerre kadar umursamamıştı…
Devrim devam edecekti…
Elektrikli Fender Stratocaster’ler gürlüyordu…
Ve “Like A Rolling Stone”u söylemeye başladı…
Bizim neslin 60 yıldır cevapsız kalan sorusu salona yayılıyor
“Oradan oraya yuvarlanan bir taş gibi…”
Bizim neslimiz üzerinde belki de en büyük ve en uzun izleri bırakacak “How Does it Feel” nakaratı bu şarkıdadır…
“Nasıl hissettiriyor… Nasıl hissettiriyor…
Evsiz barksız olmak
Büsbütün bilinmez biri haline gelmek…
Tıpkı yuvarlanan bir taş gibi…”
Bug
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



