

Bodrum Kadın Platformu (BKP) tarafından düzenlenen “Bodrum; toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarında nerede?” konulu panele yazar Ayşe Düzkan’ın yaptıkları açıklamalar dikkat çekti. Düzkan, Bodrum’da bulunan farklı kadın gruplarının geçim mücadelelerine vurgu yaparak, “Bodrum’da turizm sektöründe çalışan kadınlar, yalnız yaşayan kadınlar, yaşlı kadınlar, seks işçisi kadınlar, tarımda çalışan kadınlar var. Deniz kenarında olmamıza rağmen hala deniz görmeyen kadınlar var. Burada ve her yerde olduğu gibi eşitliğe ihtiyacımız var.” diyerek eşitlik ihtiyacını dile getirdi.
“Aile Yılı İlanı ve Kadın Hakları Üzerine Eleştiriler”
Panelde yer alan Ekmek ve Gül yazarı Fulya Alikoç ise, dünya genelinde ve Türkiye’de aile konusunun kadınların eşitlik mücadelesine nasıl etki ettiğini ele aldı. Alikoç, tarih boyunca kadınların eşitlik mücadelesinin önemli bir yer tuttuğunu ifade ederek, “19. yüzyıldan itibaren kadınlar bu savaşımın içerisindeydi. Bugün, en gelişmiş ülkelerde bile kadınların oy verme hakkı 20. yüzyıla denk geliyor.” dedi. Birleşmiş Milletler’in toplumsal cinsiyet eşitliği alanında aldığı kararların önemine değinen Alikoç, Türkiye’nin bu noktada yanlış bir yerde olduğunu vurguladı.
Alikoç, Türkiye’de kadınların kölece çalışma şartlarına maruz kalması ve mobbing mağduru olmaları gibi sorunlara dikkat çekerek, AK Parti’nin “Büyük Aile Buluşmaları” ile aile yılı ilan etmesinin, kadınların güvenceli istihdam hakkını, boşanma hakkını ve şiddete karşı çıkma haklarını yok saymak amacı taşıdığını öne sürdü. Bu bağlamda, kadınların mücadele etmesinin önemini bir kez daha vurguladı.
“Bodrum’da Deniz Görmeyen Kadınlar”
Yazar Ayşe Düzkan, Bodrum’un son birkaç yıl içerisindeki turizm endüstrileşmesi sonucunda büyük bir değişim geçirdiğine dikkat çekti. Türkiye’deki sosyal ve ekonomik değişmelerle birlikte Bodrum’un da göç politikalarına maruz kaldığını ifade eden Düzkan, Bodrum’da çeşitli sosyal ihtiyaçlara sahip pek çok kadın olduğuna değindi. Mülteciler, tarımda çalışanlar ve yalnız yaşayan kadınların varlığına dikkat çeken Düzkan, “Bodrum’da çalışan kadınlar, yalnız yaşayan kadınlar, yaşlı kadınlar, seks işçisi kadınlar var. Deniz kenarında olmamıza rağmen hala deniz görmeyen kadınlar var.” diyerek, eşitlik mücadelesinin gerekliliğini bir kez daha vurguladı.
Düzkan, kadınların güven içinde yaşama hakkı olduğunu ifade ederek, erkek şiddetine karşı kadınların ve LGBTİ+ bireylerin güvenliğinin sağlanması gerektiğini öne sürdü. Belediyenin bu yönde belirli çalışmalar yürüttüğünü belirten Düzkan, “Ancak, ortak bir akıl ve ortak pratikler oluşturmamız gerekir.” şeklinde konuştu. Kadınlar ve LGBTİ+ bireyler yönelik her türlü şiddete karşı güvenli mekanların yaratılması gerektiğini belirten Düzkan, belediye ile yapılacak anlaşmaların bu süreçte önemli rol oynayabileceğini dile getirdi.
Özellikle güvenli alanların oluşturulması adına protokollerin yapılabileceğini belirten Düzkan, kadınların ve LGBTİ+ bireylerin maruz kaldığı olumsuzluklarda hızlı bir şekilde müdahale edebilecek bir hizmet sunulmasını önerdi. Bu tür bir hizmetle, yaşanan olumsuzluklarda kadınların ve LGBTİ+ bireylerin derhal ulaşabileceği bir yardım mekanizması oluşturulabileceğinin altını çizdi.
Panel, katılımcıların soruları ile devam ederek son buldu. Kadın hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi konuların üzerine daha fazla
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



