
Boğaziçi Üniversitesi’nde muhalif öğrencilerin yüksek lisansa kabulü engellenmişti. Mahkemenin ilk aşamadaki değerlendirmesi, dört öğrenci için “hakkaniyete aykırı” olduğunu belirtti, ancak bu öğrencilerin geleceği hala belirsizlik içinde kalmaya devam ediyor.
Pelin Gümüşdağ, “Bana da olmaz herhalde!” diyerek durumu özetliyor; İstanbul Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’nü birincilikle tamamlamıştı. Başka bir bölümden bir arkadaşının yüksek lisans kabul listesinden çıkarıldığını duyduğunda, kendisi de tarih yüksek lisans programına başvurmuştu. Listeye baktığında adının olmadığını görünce büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.
Pelin, ilk tepkisini “Öfkelendim” diyerek ifade ediyor. Trabzon’da liseye başladığı günden itibaren Boğaziçi Tarih Bölümü’ne gitmeyi hayal etmişti. Çok çalışarak bölüme Türkiye 18’incisi olarak girmişti. Üniversite yıllarında da akademik kariyer hedefiyle büyük çaba sarf etmişti. Ancak şimdi, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin yüksek lisansa kabul edilmemesi onu derinden etkiledi.
“Bu bir insan hakkı. Eğitim almak hakkımız. Kazanmışız, okumamızı engelliyorsun!” diyerek isyanını dile getiriyor.
Geçtiğimiz yıl Temmuz ayında Boğaziçi Üniversitesi’nde beş öğrenci benzer bir durumla karşılaşmıştı. Yapılan sınavlar sonucunda anabilim dallarındaki akademisyenler tarafından yüksek lisans kabul listelerine alınmışlardı, ancak Sosyal Bilimler Enstitüsü ve Fen Bilimleri Enstitüsü tarafından bu listelerden çıkarıldılar. Enstitü müdürleri rektör tarafından atanıyordu.
“Ortak özelliğimiz muhalif öğrenciler olmamız” diyor Pelin. Öğrencilerin hepsi, okulda düzenlenen eylemlerde aktif bir rol oynuyordu.
Pelin, X platformunda yapılan “Okumak dışında her şeyi yapıyorsunuz” yorumuna ise şöyle yanıt veriyor: “Daha ne kadar okuyabilirim? Okudum. Ama bir yandan da doğru olduğunu hissettiğim şeyi yaptım. Hepsi de anayasal sınırlar dahilindeydi.” Öğrencilerin düzenlediği alternatif mezuniyette gökkuşağı bayrağı salladığını hatırlatıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2021 yılında Melih Bulu’yu Boğaziçi’ne rektör olarak atamasından bu yana, üniversitede toplu mezuniyet töreni düzenlenmemekte. Akademisyenlerin protestoları, Bulu’dan sonra rektörlük görevine atanan Naci İnci döneminde de devam ederken, öğrenciler kulüp etkinliklerinin engellenmesi ve belirli akademisyenlerin okuldan uzaklaştırılması gibi birçok uygulamayı protesto ediyor.
“Yeni bir level”
Yüksek lisans kabul listesinden çıkarılanlardan biri de Kimya Mühendisliği Bölümü’nden Berat Kaşkaloğlu. Kararı öğrendiğinde bir sigara yakarak “Tamam, şimdi başka bir levela geçiyoruz” demiş. Öğrencilere verilen haksız disiplin cezaları, okuldan uzaklaştırmalar ve şimdi de eğitim hakkının engellenmesi gibi durumlarla karşı karşıya kaldıklarını ifade ediyor.
Berat, lisanstayken hocasıyla birlikte tamamladığı projeyi yüksek lisansta devam ettirmeyi planlıyordu. Bu nedenle başka bir üniversiteye başvurmamıştı. Enstitünün kararıyla yüksek lisansa giremeyince, proje kapsamında alacağı maaşından da oldu.

İktisat Bölümü’nden Ulaş Karaaslan, Siyaset Bilimi Bölümü’nden Berkay Bal ve Sosyoloji Bölümü’nden Zeynep Demirkol ise yüksek lisans kabulleri iptal edilen diğer öğrenciler olarak dikkat çekiyor. Hepsi kararın iptali ve yürütmesinin durdurulması için dava açmış durumda.
Yedi ay sonra gelen yürütmeyi durdurma
Yürütmeyi durdurma kararı, dört öğrenci için yapılan başvurudan yaklaşık yedi ay sonra, Şubat ayında geldi.
Bu süre içinde üniversitede ilk dönem tamamlandı, ikinci dönem başladı. Boğaziçili öğrenciler, kayıt için hemen üniversiteye başvurdu. Ancak üniversiteden henüz herhangi bir yanıt alamadılar. Bunun yerine, yürütmeyi durdurma kararına itiraz edildi.
Esasa ilişkin kararın ne olacağı belirsizliğini koruyor. Zeynep Demirkol’un yürütmeyi durdurma talebi ise reddedildi. Onun hukuki mücadelesi, kararı esastan değiştirmek için devam ediyor.
Avukat Fırat Kuyurtar, Boğaziçi Üniversitesi yönetiminin hukuki süreci uzatmak için çeşitli yollar denediğini belirtiyor: “İpe un sermek diyebileceğimiz birçok uygulama ve savunmayla karşılaştık” diyor.
Üniversite, örneğin, Ulaş Karaaslan’ın sözlü sınavla iktisat yüksek lisans programına alınmasının hukuka uygun olmadığını iddia etti. Oysa programa tüm öğrenciler sözlü sınavla alınmıştı. Üniversite neden sadece Ulaş’ın yüksek lisans kabulünün iptal edildiğine dair herhangi bir açıklama yapmadı.
Pelin için ise bir kınama cezası gündemde. Ancak bu ceza, dava açıldıktan hemen önce, üniversite mahkemeye savunmasını göndermeden verildi. Ayrıca, yönetmeliğe göre disiplin cezası yüksek lisansa kabul için bir engel oluşturmuyor.
“Hakkaniyete aykırı”
Üniversitenin mahkemedeki savunması, “yapılan işlemin usul ve yasalara uygun olduğu, üniversitenin takdire yetkisi bulunduğu” yönünde.
İstanbul 4. İdare Mahkemesi, oybirliğiyle verdiği yürütmeyi durdurma kararında, “salt takdir yetkisi” ile bu kararın verilemeyeceğini vurguluyor:
“… salt idarenin takdir yetkisinin bulunduğu gerekçesiyle (…) tesis edilen, davacının eğitim öğretim hakkının kaybı gibi ağır bir külfet altına sokulmasına sebebiyet veren işlemin hakkaniyet, hukuki belirlilik ve hukuki güvenilirlik ilkelerine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.”
Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü, DW Türkçe’ye öğrencilerin yüksek lisans kabulü neden iptal edildiği sorusuna, “Anabilim dallarının önerileri bağlayıcı olmayıp Enstitü Yönetim Kurulu gerekli gördüğü durumlarda farklı değerlendirmelerde bulunabilmektedir” yanıtını verdi.
Ayrıca, bu kararın öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesi olmadığını belirterek, “
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



