Son günlerde Türkiye gündemini meşgul eden konular arasında Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürü’nün tavırları ve iş yapma biçimi yer alıyor. Özellikle bu konu ile ilgili olarak, Özcan’ın Sözcü TV’de canlı yayınlanan bir programda yaptığı açıklamalar dikkat çekti. Özcan, Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürü’ne atıfta bulunarak, bu kişinin muhtemel bir korku nedeniyle görevini layıkıyla yerine getirmediğini ifade etti. Bu durum, birçok izleyiciyi ve yorumcu kişiyi rahatsız etti.
Özcan, canlı yayın sırasında belirtti ki, özellikle büyük işletmelerin yönetimlerinden korkulmasının olası sonuçları doğurabileceğine dair bir kanaat edinmekte. İtfaiye müdürünün bir otelle ilgili eksiklikleri bildirmekten çekinmiş olabileceğini ifade eden Özcan, “İtfaiye müdürü korkmuş olabilir. Ben böyle bir otelle ilgili eksiklikleri bildirirsem savcılığa, ‘Burası büyük bir işletme yarın beni karalıyorsun’ diye dava açabilir korkusu yaşamış olabilir,” sözleriyle bu durumu vurguladı.
Daha önce Bolu’daki bir otelde meydana gelen yangın sonrası, itfaiye müdürlüğü ile alakalı olarak bazı başvuruların yapıldığını fakat yangından hemen önce bu başvuruların geri çekildiğini belirten Özcan, “Ben yangından sonra bu başvuruları öğrendim. Daha öncesinde bu başvuruların yapıldığını, itfaiyemizin oraya gittiğini, sonra başvuru sahibinin geri çektiğini ancak yangından sonra, hatta Sayın Bakan’ın açıklamalarından sonra öğrendim,” diyerek, bu durumun ciddiyetine dikkat çekti. Yangından kaynaklı yaşanan mağduriyetlerin sorumlusu olarak itfaiye müdürünü işaret etmesi, izleyenler arasında tartışmalara yol açtı.
Özcan’ın bu açıklamaları üzerine, Bağımsız İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt’un çıkışları dikkat çekti. Enginyurt, Özcan’ın korku ifadesine karşı çıkarak, “Adamın korkusu yüzünden 78 kişi öldü yani. Vicdan mı bu şimdi?” şeklinde tepki verdi. Bu durumun toplumda yalnızca bir bireyin korkusuyla sınırlı kalmadığını vurgulayan Enginyurt, yaşanan kayıpların, sorumsuz yönetimlerin sonuçları olduğunu belirtti.
Enginyurt, “Bir adamın korkusu yüzünden, bir adamın o denetimi bildirmesi gerekirken, yazık günah, 78 insan ölmüş,” diyerek, olayın ciddiyetine ve toplumda yarattığı tahribata dikkat çekti. Korkunun, bir kişinin hayatına mal olabilecek kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyleyen Enginyurt, bu durumu bir tür sorumsuzluk ve ihmal olarak değerlendirdi. Ayrıca, bu olayda esas müsebbip olan kişilerin hesap vermesi gerektiğinin altını çizdi. “Yani korkulur mu… Allah’tan korkulur, kuldan korkulur mu?” diyerek, bir nebze de olsa itfaiye müdürünün durumunu sorguladı.
Bu tartışmalar, Türkiye’nin yangın güvenliği politikalarını ve bu doğrultuda yapılan denetimleri de yeniden gündeme getirdi. Ülkede yangın güvenliğine dair yapılan denetimlerin yetersizliği, çeşitli zamanlarda eleştirildi ve bu tür olaylar, devletin bu konudaki sorumluluğunu bir kez daha gündeme getirmiş oldu. Olayın arka planındaki sorunlar, sadece bireysel korkularla sınırlı kalmayıp, genel bir sistematik sorunun işareti olarak değerlendiriliyor.
Özcan ve Enginyurt arasındaki bu tartışma, Türkiye’deki itfaiye hizmetleri ve denetim süreçlerinin sağlıklı işleyip işlemediğine dair önemli bir işaret olurken, toplumun bu konudaki hassasiyetini artırma potansiyeline de sahip. Yangın gibi acil durumlarda hızlı ve etkili müdahalelerin yapılabilmesi için, ilgili birimlerin doğru ve eksiksiz bir şekilde görevlerini ifa etmeleri gerekmektedir. Özellikle büyük işletmelerde sağlam bir denetim ve düzenleme mekanizmasının varlığı, birçok canlının kurtarılmasında kritik bir rol oynayabilir.