
Geçtiğimiz hafta sonu Bulgaristan’da gerçekleştirilen seçimler, 6,5 milyonluk nüfusa sahip komşumuzun nihayet siyasi istikrarı yakalamasını sağladı. Son beş yılda her 6-8 ayda bir erken seçim yapılması, güçlü ve istikrarlı bir hükümet kurulmasını engelledi. Oluşan koalisyonlar sık sık devrildi. Cumhurbaşkanı Rumen Radev’in (2016-2026) kurduğu parti, oyların yüzde 45’ini alarak tarihi bir başarı elde etti. Eski hava kuvvetleri komutanı, 240 sandalyeli Meclis’e 135 milletvekili sokarak dikkat çekici bir başarıya imza attı. 1997 yılından bu yana parlamentoda bir partinin tek başına çoğunluğu elde etmesi, Radev’in ne denli başarılı bir sonuca ulaştığını gösteriyor.
Rumen Radev sandık başında
Rumen Radev’in Başarısının Arka Planı
Rumen Radev’in bu kayda değer başarısı, 2009 yılından bu yana ülkenin siyasi sahnesinde etkili olan eski Sofya belediye başkanı ve başbakan Boyko Borisov’a dayandırılabilir. Borisov’un liderliğindeki GERB (Bulgaristan’ın Avrupalı Geleceği için Vatandaşlar Girişimi), 17 yıldır ülkede hâkim siyasi güç olmayı sürdürürken, yolsuzluk alışkanlıkları da köklendi. Borisov’un Avrupa Birliği ve NATO yanlısı duruşuna rağmen, AB’den sağlanan fonlar üzerinden elde edilen rüşvetler nedeniyle Bulgaristan, AB’nin en yozlaşmış ülkelerinden biri haline geldi.
Yeni Umut: Rumen Radev
Son dönemde Borisov’un yanı sıra, Delyan Peevski de yolsuzluk ve mafya faaliyetleriyle halkı rahatsız eden bir başka isim oldu. Batılı ülkelerin yaptırım listelerine dahil edilen Peevski, özellikle genç nesil ve dürüst Bulgar vatandaşları tarafından istenmeyen bir figür haline geldi. Bulgar seçmeni, Rumen Radev’in kurduğu İlerici Bulgaristan adlı partinin, Borisov ve Peevski ikilisinden kurtuluş sağlayacağına inanarak yeni partiye büyük bir destek gösterdi. Bu durum, siyasi istikrarsızlık sorununu aşma yönünde önemli bir adım oldu. Yolsuzluklarla dolu ve istikrarsız bir Bulgaristan geride kalırken, değişim için umut ışığı belirdi.
Seçmen Tepkisi
Bulgar seçmeninin Borisov ve Peevski’ye verdiği tepki oldukça belirgin. Borisov liderliğindeki GERB’in oy oranı yüzde 26’dan yüzde 13’e düşerken, Peevski’nin oyları da yüzde 11,5’ten yüzde 7’ye geriledi. Yani, Borisov’un oyları neredeyse yarı yarıya azalmış durumda. Son beş yıl içinde seçimlerde ortalama yüzde 20-25 arasında oy alan Borisov’un siyasi kariyerinde hızlı bir düşüş yaşanıyor. Peevski’nin kaybı ise daha az bir oranla gerçekleşti.
Borisov-Peevski
Seçim Sonuçlarının Analizi
Rumen Radev’in elde ettiği yüzde 45’lik oyların yaklaşık yüzde 15’i, Borisov ve Peevski’nin seçmenlerinden geldi. Ayrıca, Radev’e yönelen oyların önemli bir kısmı Rusya’ya yakın olan partilerden kaymış durumda. Önceki seçimlerde, Bulgaristan’daki Ruscu partilerin toplam oy oranı yüzde 25 civarındayken, bu seçimde bu oyların yüzde 15’inin İlerici Bulgaristan’a geçtiği görülüyor. Katılım oranı da önemli bir artış göstererek, yüzde 50,5 seviyesine ulaştı. Bu, Rumen Radev’in yarattığı heyecan ve umut ışığı ile doğrudan ilişkilidir. Önceki seçimlerde katılım oranı yüzde 39 civarındaydı, bu da yaklaşık yüzde 11,5’lik bir artış anlamına geliyor. Yeni seçmenlerin Radev’e yönelmesi, değişim arzusunu ortaya koyuyor.
Türk ve Müslüman Azınlığın Oyları
Bulgaristan’daki Türk ve Müslüman azınlığın oyları da dikkat çekici bir şekilde Radev’e yöneldi. Delyan Peevski faktörü öncesinde, bu oylar genellikle yüzde 12-14 civarında seyrederken, şimdi HÖH/DPS’ye yüzde 7,1 ve Ahmet Doğan çizgisindeki HÖH’e (APS) de yüzde 1,6 oy çıktı. Bu durumda, toplamda Türk ve Müslüman azınlığın oy oranı yüzde 8-9 civarına inmiş görünüyor. Ancak, Rumen Radev’in partisinden Türk azınlığa mensup sekiz adayın parlamentoya girmesi, bu değişimi destekleyen bir gelişme. Radev’e ve Türk partisine oy veren soydaşlara teşekkür etmek gerekiyor. Peevski’ye oy verenler ise hem rahatsız edici hem de mahcubiyet verici bir durum olarak değerlendiriliyor.
Radev’e Yüksek Beklentiler
Seçimlerde başarılı bir sonuç elde eden Rumen Radev için, şimdi asıl zorluklar başlıyor. Cumhurbaşkanı olarak 10 yıl boyunca sorumlulukları minimum düzeydeydi, ancak şimdi tüm sorumluluğu üstlenmek zorunda. İlk olarak, yolsuzluk ve rüşvetle dolu bir ülkeyi temizlemek için adımlar atması bekleniyor. Bu süreçte Avrupa Birliği ile iş birliği yaparsa daha hızlı sonuca ulaşabilir. EPPO (European Public Prosecutor’s Office) ile Bulgar savcıların iş birliği, Borisov ve Peevski’nin kirli dosyalarının açığa çıkmasını kolaylaştırabilir. Radev’in Rusya ile ilişkilerde denge sağlaması da önemli bir zorluk. Avrupa Birliği’nin Ukrayna’ya destek veren politikalarını göz önünde bulundurması gerekiyor. Radev’in, Rusya konusunda hem pragmatik hem de dikkatli bir yaklaşım benimsemesi bekleniyor. Türkiye’nin bölgedeki ilişkilerini incelemesi, bu süreçte önemli bir kılavuz olabilir.
Robert Fico ve Aleksandar Vuçiç
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



