
Haber: Feyaz ÇANAK / Kamera: Ünal AYDIN
(ADANA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, İBB Davası ile ilgili olarak TRT’ye yönelik sert eleştirilerde bulundu. Bulut, “TRT, havuz medyasının ötesinde, mahkemede istedikleri görüntüyü elde edemeyince sosyal medyada kendi hazırladıkları görüntülerle algı yönetmeye çalışıyor. Bu düzeyde bir yönlendirme kabul edilemez. TRT’nin bu davranışı, ne Anayasa ne hukuk ne de vicdan açısından uygun bir durum değildir. TRT yöneticilerinin bu yaptıkları suçlardan geri adım atmalarını öneriyorum” şeklinde konuştu.
CHP tarafından Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde gerçekleştirilen Yerel Medya Buluşmaları’nın beşincisi, Adana’da “Doğu Akdeniz Yerel Medya Buluşması” adı altında yapıldı. Etkinlikte Adana, Mersin, Osmaniye, Hatay, Kilis, Gaziantep, Niğde ve Kahramanmaraş’tan medya temsilcileri bir araya geldi.
CHP Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu, yerel basının toplumsal bilinci ve direnci artırma potansiyelini vurguladı. Tanburoğlu, “Yerel basın, yalnızca haber sunmakla kalmayıp, toplumsal bilinci artırma işlevi de görebilir. Adana’da, Fransız işgali sonrasında yayın hayatına başlayan Yeni Adana Gazetesi, bu mücadelenin önemli bir örneğidir ve yerel basın Adana’da yüz yılı aşkın bir mücadele vermiştir. Ekonomik zorluklar nedeniyle kapanan gazeteler, yerel basının önemini daha da arttırmıştır” dedi.
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ise, Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan tahliye olduktan sonraki ilk konuşmasında, basının dördüncü güç olduğunu hatırlattı. Karalar, “Basının kaybolması için ciddi çabalar var. Ancak direnen tüm basın emekçilerini kutluyorum. İfade özgürlüğü ve haber alma hakkı, demokrasinin temel taşlarıdır. Bizim iktidarımızda basın, fikri, vicdanı ve irfanı hür olacaktır” ifadelerini kullandı.
Bulut, gazetecilerin sorunlarını ortaklaştırmayı hedeflediklerini belirterek, “Gazetecilik, kamu hizmeti vermek ve halkın haber alma hakkını yerine getirmek için vardır. Yerel medya, bu işlevi en iyi şekilde yerine getiren bir yapı olmalıdır. Gazetecilerin sorunlarına odaklanmak ve bu sorunları çözmek için birlikte hareket etmeliyiz” dedi.
Bulut, basında bir “şeytan üçgeni” olduğunu ifade ederek, Basın İlan Kurumu, İletişim Başkanlığı ve RTÜK’ü eleştirdi. “Bu kurumlar, yerel medyanın sorunlarına çözüm üretmek yerine, medya üzerinde baskı oluşturan yapılar haline dönüştü. Yerel medya, toplumun sesini duyurabilmek adına büyük bir önem taşıyor” şeklinde konuştu.
Bulut, TRT’nin taraflı yayınları ve kamu kaynaklarıyla desteklenmesini eleştirerek, “TRT, kamu hizmeti vermek yerine, siyasi iktidarın çıkarlarını gözeten bir yapı haline gelmiştir. Bu durum, basının bağımsızlığını zedelerken, aynı zamanda demokrasiyi de tehdit etmektedir” dedi.
Bulut, “Yerel medyada sansür uygulamak artık imkansız hale geldi. Toplumun sesi olan yerel medya, şehrin hafızasını korumakta kritik bir rol oynuyor. Çiftçi, genç ve emekçi gibi grupların sorunlarını ancak yerel medya aracılığıyla duyurabiliriz” ifadelerini kullandı.
Son olarak, Bulut, TRT’nin bağımsızlığını yitirmesi ve siyasetin etkisi altında kalmasını, Türkiye’nin demokrasi açısından yaşadığı sorunların bir yansıması olarak değerlendirdi. “TRT’nin geliri, halkın kaynaklarıyla sağlanıyor. Ancak bu kaynaklar, iktidarın propagandası için kullanılıyor. Medyanın durumu, geçmişte yaşanan karanlık dönemlerle benzerlik gösteriyor” diyerek, bu durumun kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



