“`html
Olay, 23 Ekim 2023 tarihinde saat 22.45 sıralarında İstanbul’un Akşemsettin Mahallesi, Derin Sokak’taki 3 katlı binanın dubleks olan 3’üncü katında meydana geldi. İddiaya göre, işten eve dönen 37 yaşındaki Sevinç İnce, eve girdiği sırada koridorda abisi Mehmet Yenigün’ü, diğer odalarda annesi 65 yaşındaki Fatma İnce, yengesi 40 yaşındaki Aysun Yenigün ve üst katta da 19 yaşındaki yeğeni Zilan Yenigün’ü yerde kanlar içinde yatarken buldu. Panik içinde durumu hemen polise bildiren Sevinç İnce’nin ihbarı üzerine, olay yerine çok sayıda polis ve ambulans ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri geldiğinde, 4 kişin de tabancayla vurularak hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yerine gelen polis ekipleri, çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı; katliamı öğrenen aile yakınları ise olay yerinde sinir krizi geçirerek yardım çağrısında bulundu. Hayatını kaybeden 4 kişinin cansız bedeni, olay yerindeki detaylı incelemelerin ardından cenaze aracı ile Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Ayrıca, olay yerindeki çalışmaları derinleştirerek başlatan polis, Mehmet ile Aysun Yenigün çiftinin 17 yaşındaki çocukları B.Y.’nin kayıp olduğu bilgisine ulaştı. Yapılan incelemeler sonucunda B.Y.’nin Bursa’da olduğu tespit edildi. Hemen bir operasyon düzenlenerek, Bursa’da yakalanan şüpheli B.Y. gözaltına alındı ve İstanbul’a getirildi. İlk sorgusunda, cinayetleri kendisinin işlediğini itiraf ettiği öğrenildi. Olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı ve soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor.
Olayın fitilini ateşleyen sebepler arasında, ailenin içindeki altın sayma meselesinin olduğu düşünüldü. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından yakalanan ve Çocuk Şube Müdürlüğüne teslim edilen B.Y.’nin, olayın bir altın sayma tartışması yüzünden yaşandığını söylediği öne sürüldü. İddiaya göre, baba Mehmet Yenigün altın saydığı sırada miktarın eksik çıkması üzerine oğlu B.Y. ile bir tartışmaya girdi ve bu tartışma, aniden bir kanlı katliama dönüştü.
Yaşanan bu trajik olay, yalnızca bir aileyi değil, aynı zamanda toplumu da derinden sarstı. Aile içerisindeki ihanet ve öfke, gözyaşları ve çaresizlikle dolu bir geceye yol açtı. Yakınları, hayatını kaybedenlerin acısını tarifsiz bir şekilde yaşarken, soruşturma başlatan yetkililer olayın ayrıntılarını aydınlatmaya çalıştı. B.Y.’nin sorgulanması sırasında verdiği ifadeler, olayın seyrini etkileyebilirken, polis ekipleri de ailenin geçmişine dair detaylı bir araştırma yapma ihtiyacı hissetti.
Gözaltındaki B.Y., ifadesinde, o anki öfkesinin nedenleri hakkında bilgiler verdi. Baba ile oğul arasındaki ilişkinin, hem maddi hem de duygusal açıdan zayıflamış olduğu, tartışmaların kendisini ve ailesini çok fazla etkilediği anlaşıldı. Suçlu genç yaştaki katilin, olayın ardından derin bir pişmanlık duyup duymadığı ise merak konusu oldu. Yetkililer, 17 yaşındaki B.Y.’nin gelecekteki durumu ile ilgili de karar vermek zorunda kalacaklar. Yasal süreçler, olayın ciddiyetine binaen, şu anda kamuda ve basında geniş bir yankı uyandırdı.
Bu tür aile içi çatışmaların, kaçınılmaz durumlarla nasıl büyüyebileceği, toplumsal düzen ve bireyler üzerindeki etkileri hakkında da bir düşünce akışı yarattı. İlerleyen günlerde ailenin maddi ve manevi varlığını sarsan böyle bir olayı önlemek adına neler yapılabileceği üzerine tartışmalar yapılması öngörülmektedir. Hem psikolojik destek hem de