
BURSA (İGFA) – BUSİAD Başkanı Tuncer Hatunoğlu, BUSİAD Ekonomi Platformu tarafından düzenlenen ve 4 ayda bir tekrar edilecek olan “BUSİAD Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu” sunumunun sonunda yaptığı açıklamada, “Sadece Türkiye değil, dünya genelinde ekonomik, siyasi ve jeoekonomik açıdan oldukça kırılgan bir dönem yaşanıyor. Artan belirsizlikler içerisinde, değişimi doğru bir şekilde analiz etmenin önemi her zamankinden daha fazla” ifadelerini kullandı.
Hatunoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Mevcut dönem, sadece riskleri değil, fırsatları da beraberinde getiriyor. Bursa iş dünyası ve Türk sanayicisi, tarih boyunca zorlu koşullara karşı direnç göstererek ayakta kalmayı başarmıştır. Bugün de benzer bir dayanıklılığa sahibiz. Ancak iş dünyasının beklentileri de vardır. Özellikle finansmana erişim, öngörülebilirlik ve rekabet gücünü destekleyecek düzenlemeler için daha sağlam bir zemin gerektiğine inanıyoruz. Bölgedeki belirsizlikler sürerken, Türkiye’nin doğru politikalar ve dönüşüm adımları ile çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceğine inanıyoruz.”
Hatunoğlu, toplantının BUSİAD Ekonomi Danışmanlarının önemli iki çalışması ışığında yapıldığını belirtti. Bursa Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Özdemir’in yürüttüğü BUSİAD İktisadi Yönelim Anketi sonuçlarına göre, üyelerin yanıtları doğrultusunda talepte ılımlı bir yavaşlama eğilimi olduğu, maliyet baskılarının devam ettiği ve üretimde zayıflama işaretlerinin gözlemlendiği ifade edildi. Bu durum, küresel ve jeoekonomik gelişmelerin reel sektör üzerindeki etkisini açık bir şekilde ortaya koyuyor.
Doç. Dr. Derya Hekim tarafından hazırlanan “BUSİAD Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu”nda ise enerji maliyetleri, ihracat pazarlarındaki daralma, küresel belirsizlikler ve enflasyonla mücadele sürecinin ekonomiye etkileri detaylı bir şekilde ele alındı. Ancak Türk iş dünyasının esnekliği, üretim kültürü ve uyum kabiliyeti sayesinde yeni fırsat alanlarının da ortaya çıkabileceği vurgulandı.”
BUSİAD’ın yaklaşımının net olduğunu belirten Hatunoğlu, “Önümüzdeki dönemde jeopolitik ve ekonomik dalgalanmaların devam edeceği gerçeği ile hareket etmek zorundayız. Özellikle enerji alanında dışa bağımlı olmamız nedeniyle maliyet baskılarını tamamen kontrol altına almak kolay görünmüyor. Çözüm alanlarımızı; verimlilik, dijital dönüşüm, yeni pazarlar, katma değerli üretim ve rekabet gücünü artıracak yapısal dönüşümler olarak belirliyoruz.” dedi.
Hatunoğlu, iş dünyası olarak verimliliklerini artırmaya, yeni pazarlara ulaşmaya ve dönüşüm süreçlerine uyum sağlamaya çalışırken, karar vericilerden finansmana erişim, yatırım ortamı ve rekabet gücünü destekleyecek düzenlemeler konusunda destek beklediklerini ifade etti.
BUSİAD olarak, ekonomiyi takip eden değil, iş dünyasına yön veren, veri üreten, analiz yapan ve ortak akla katkı sağlayan bir yapı olmaya devam edeceklerini vurguladı.
DEĞİŞEN DÜNYA…
BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ekonomi Komitesi Sorumlusu Ali Kerem Alptemoçin, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, “Son beş yılda dünya ekonomisi sadece değişmedi; kurallar yeniden yazıldı. 2020 yılında başlayan pandemi, uzun yıllardır alıştığımız küresel düzeni daha karmaşık, kırılgan ve hızlı tepki veren bir yapıya dönüştürdü. Yaşanan gelişmeler, ekonomik dengelerin yanı sıra toplumsal davranış biçimlerini, devlet politikalarını ve şirket iş yapma modellerini de köklü bir şekilde değiştirdi. Artık ekonomik sürdürülebilirlik, ulusal güvenlik meselesi haline gelmiştir” dedi.
Alptemoçin, “Jeoekonomi, dış politikanın tamamlayıcı bir unsuru olmaktan çıkıp, doğrudan belirleyici araçlardan biri haline gelmiştir” diyerek, şirketlerin yalnızca kendi sektör dinamiklerine odaklanmakla kalmayıp, küresel gelişmeleri, makroekonomik eğilimleri ve jeoekonomik riskleri bütünsel bir bakış açısıyla değerlendirmeleri gerektiğini belirtti.
Alptemoçin, Türkiye’nin bu dönüşümün merkezinde olduğuna dikkat çekerek, “Jeopolitik konumumuz önemli risklerle birlikte güçlü fırsatlar da sunuyor. Kısa vadede enerji fiyatları, enflasyon ve maliyet baskıları gibi zorluklar öne çıkarken, uzun vadede Türkiye’nin enerji ve lojistikte alternatif bir merkez olma potansiyeli artmaktadır.” dedi.
ÇEVİK İŞ DÜNYASI…
Alptemoçin, tüm risklere rağmen hızlı büyüyebilen ve gerektiğinde küçülebilen, çevik bir iş dünyasına sahip olduklarını vurgulayarak, “2020’den bu yana yaşanan zorlukların, bizi daha güçlü, esnek ve rekabetçi bir yapıya hazırladığını söyleyebiliriz. Önümüzdeki dönemde küresel koşulların normalleşmesiyle firmalarımızın bu birikimle daha güçlü bir performans göstereceğine inanıyorum.” dedi.
BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Alptemoçin, BUSİAD’ın bu dönüşüm sürecini daha yakından takip etmek ve güvenilir veri ile analizlerle iş dünyasına yön göstermek amacıyla çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti. Bu çerçevede Ekonomi Komitesi bünyesinde; ülkenin makro ekonomik gelişmelerine odaklanan Ekonomi Platformu, küresel ve bölgesel jeopolitik gelişmelere odaklanacak Jeoekonomi Platformu, firmaların karlılıklarını korumaları ve yurtdışında gelişim göstermeleri için vaka analizlerinin ele alınacağı Verimlilik ve Rekabetçilik Platformu ile belirli ülke veya bölgelere yönelik pazar geliştirmek isteyen firmalara fikir verecek Küresel İlişkiler Platformları oluşturduklarını belirtti.
Bu çalışmaların ilk çıktısı olarak “1. Çeyrek Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu”nu üyeleriyle ve basınla paylaşacaklarını ifade eden Alptemoçin, raporun yılda üç kez, Mayıs, Eylül ve Aralık aylarında, İktisadi Yönelim Anketi ile beraber sunulacağını belirtti. Raporun, mevcut durumu değerlendirmek ve gelecek döneme daha hazırlıklı bakabilmek için ortak bir bakış açısı oluşturmasına katkı sağlamasını umduğunu vurguladı. Doğru okunan bir dünya, doğru konumlanmış bir Türkiye ve güçlü bir iş dünyası için çalıştıklarını söyledi.
ÜÇ BÜYÜK ŞOK…
BUSİAD Ekonomi Danışmanlarından Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Hekim, “BUSİAD Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu” sunumunda dünya ve Türkiye ekonomisinin mevcut durumunu özetledi. Doç. Dr. Hekim, 2026 yılının ilk çeyreğinin, küresel ekonomik düzeni şekillendiren üç büyük şokla karşı karşıya olduğunu belirtti. Bu şoklar; Orta Doğu’daki savaş ve Hürmüz Boğazı krizi, ABD’nin tarife politikasındaki köklü değişim ve Avrupa’nın ticaret ile sanayi politikalarında korumacı bir eksenle yeniden konumlanması olarak tanımlandı. Doç. Dr. Hekim, “Bu üç gelişme, Türkiye ekonomisi için hem
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın
İlginizi Çekebilecek Diğer Bloglar
Gündem HaberleriErzurum’da Kadın Sağlığı Seminerleri Eğitici Eğitimi Başladı
Gündem HaberleriMuğla’da Saklıkent Bölgesine 8 Bin 500 Metrelik Yol Yatırımı
Gündem HaberleriYıldırım’da Parklar Kışa Hazırlanıyor
Gündem Haberleri