
iahaber Haber Merkezi
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, 9 Mart’ta başlayacak olan İBB davası öncesinde Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan belediye başkanları, bürokratlar, aydınlar ve gazetecileri ziyaret etti. Ziyaretin ardından bir basın toplantısı düzenleyen Çakırözer, Osman Kavala’nın durumuna dikkat çekerek, “Osman Kavala’yı cezaevinde ilk ziyaret ettiğim yıllarda, 90 yaşındaki annesiyle haftada bir telefon görüşmesi yapabiliyordu. Ancak sekiz yılın ardından annesinin sağlık durumu kötüleşti ve artık bilinci kapalı. Kavala’nın annesiyle son bir kez görüşüp görüşemeyeceği ve tanıyıp tanıyamayacağı belirsiz. Tayfun Kahraman ve Murat Çalık hastalıkları nedeniyle cezaevinde zor şartlar altında bulunuyor. Seçilmiş milletvekili Can Atalay ise Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına rağmen hukuksuz bir şekilde tutuklu. Bu durum hem onların hem de ailelerinin yaşadığı büyük bir işkencedir!” ifadelerini kullandı.
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte birçok ilçe belediye başkanının da adlarının geçtiği İBB Davası, 9 Mart Pazartesi günü Silivri’de başlayacak. Bu süreç öncesinde Çakırözer, tutuklu belediye başkanlarını ve bürokratları ziyaret etti.
“Her ay fotoğrafımı çekiyorlar ama vermiyorlar”
Ziyaret sırasında, 23 Mart 2025 tarihinden bu yana Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökçe, cezaevinde evlendiği eşi ile birlikte çektikleri fotoğrafların kendisine teslim edilmemesi üzerine tepki gösterdi. Gökçe, “28 Mayıs’ta Silivri Cezaevi’nde eşim Filiz Kahveci ile evlendik. Genel Başkanımız Özgür Özel ve ailelerimiz nikah törenine katıldı. Ancak talep etmemize rağmen, nikah töreninde fotoğraf çeken cezaevi yönetimi, bu fotoğrafları tam 10 aydır ne bize ne de ailemize vermiyor. Her ay bir saatlik açık görüş hakkımız var ve her seferinde fotoğraf çektiriyoruz. Ama 10 aydır bu fotoğrafların hiçbiri verilmedi. Buraya haksız yere atılmamız nasıl büyük bir adaletsizlikse, fotoğraflarımızın verilmemesi de aynı ölçüde büyük bir temel hak ihlalidir” diye konuştu.
“Gazetecilerin yeri hapishane olamaz”
Cezaevinde tutuklu gazetecilerle de bir araya gelen Çakırözer, “Türkiye’de araştırmacı gazeteciliğin ve yargı muhabirliğinin önemli isimlerinden biri olan Alican Uludağ, sosyal medya üzerinden yaptığı birkaç paylaşım nedeniyle Ankara’da evinde çocuklarının gözü önünde gözaltına alındı ve İstanbul’a götürüldü. Kaçma şüphesi ve delil karartma ihtimali bulunmuyor. Ancak iki haftadır Silivri Cezaevi’nde tutuklu. Aynı şekilde Merdan Yanardağ ve Enver Aysever de ifade özgürlükleri açısından tehdit altında. Hepsinin derhal serbest bırakılması gerekiyor” dedi.
“Yapılan eziyettir”
Gezi Davası kapsamında ceza alan Osman Kavala, Tayfun Kahraman ve Can Atalay’ı da ziyaret eden Çakırözer, “Osman Kavala’yı cezaevinde ilk ziyaret ettiğimde, 90 yaşındaki annesiyle haftada bir görüşebiliyordu. Ancak annesinin durumu giderek kötüleşti ve artık bilinci kapalı. Kavala, annesiyle son bir kez görüşebilecek mi, görüşse bile tanıyabilecek mi bu belirsiz. Tayfun Kahraman ve Murat Çalık hastalıkları nedeniyle zindanda. Seçilmiş milletvekili Can Atalay, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına rağmen haksız yere cezaevinde tutuluyor. Hem bu kişilere hem de ailelerine yapılanlar büyük bir işkencedir” ifadelerini kullandı.
“Özgürlük ve adalet istiyoruz”
Çakırözer, ziyaretinin ardından yaptığı çağrıda, “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere, belediye başkanlarımız ve çalışanlarımız bir yıldır haksız ve hukuksuz bir şekilde cezaevindeler. Osman Kavala, ailesinden ve sevdiklerinden ayrı olarak 3 bin 30 günü geride bıraktı. Tayfun Kahraman ve seçilmiş milletvekili Can Atalay da hukuksuz bir şekilde zindanda. Gazeteciler Merdan Yanardağ, Alican Uludağ ve Enver Aysever de aynı durumda. Bu insanların cezaevinde tutuldukları her an, büyük bir hukuksuzluk ve zulüm olarak değerlendirilmektedir. Artık özgürlük ve adalet talep ediyoruz!” dedi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



