
Tutuklu Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay, BirGün gazetesine yazdığı mektubunda Meclis’te Anayasa Mahkemesi (AYM) Kararı’nı okuyan Gülizar Biçer Karaca ve Sibel Suiçmez’e şükranlarını sundu. Atalay, “AYM kararlarını uygulama sorumluluğu yalnızca TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’a aittir” ifadelerini kullandı.
Atalay’ın mektubu şu şekilde devam ediyor:
“Sevgili BirGün,
Biliniyor ama yine de belirtmek isterim. Hapishanede, hücrelerimize aydınlığın girdiği pencerelerden birisin. Özellikle pazar günleri; her bir yazı, yazar ve içerik üzerine titizlikle eğiliyorum! Tartışacak, konuşacak birçok konu ve başlık var. Bin bir emekle açık tutulan bir aydınlık pencere… Her yerde; hapishanede, gazetede, televizyonda; “hak, hukuk, adalet” için ve “eşit ve özgür bir dünya için” mücadeleyi yaşam biçimi olarak benimsemiş emekçiler… BirGün’ün şahsında hepsine saygı ve sevgi gönderiyorum.
Üç buçuk yılı geride bıraktık hapiste. Hapiste zaman geçirmek bir zorunluluk, geçmişte bu yolları kimler geçmedi ki. Bedreddinlikse yükümüz, taşımaya devam ederiz. Ancak kabullenmek mi? Asla. Hakkımızı ve hukukumuzu savunmaktan geri adım atmak mı? Asla!
Uzun zamandır tuhaf olayların belirlediği bir dönemde yaşıyoruz. Daha da garipleşmesi için çabalar da gözlemleniyor. Durum böyle, fakat bu gidişata, ikili hukuka ve keyfiliğe son vermek için bizar olan tüm yurttaşların bir araya gelerek bir çözüm bulması gerekecek.
25 Ekim 2023, Anayasa Mahkemesi’nin hakkımda ilk hak ihlali kararını verdiği tarihtir. Dolayısıyla iki yıldır; Anayasaya aykırı ve hukuksuz bir şekilde hapiste tutulmaktayım. Bu durumun ciddiyetine dikkat çeken Prof. Âdem Sözüer, “Can Atalay’ın durumu, kaçırılıp rehin tutulan bir insanın durumu neyse odur” şeklinde bir açıklama yaptı. Devamında “Osman Kavala da Can Atalay da cezaevinden kaçsalar meşru savunma olur” ifadesini de ekledi. İşte bu koşullarda insanlar hak mücadelesini sürdürmekte ve direniş göstermektedirler.
Anayasa’ya göre, Türkiye Büyük Millet Meclisi en yüksek kurumdur. Seçimi, oluşumu ve çalışma esasları kesinlikle yasa ve yönetmelikler tarafından belirlenmiştir. Seçimlerden sonra “çağrısız toplanır” ve tarihi de yasalarla tanımlanmıştır.
Böyle bir Meclis, iki yıldır 78 bin yurttaşın oyuyla seçilmiş bir milletvekilinin hapiste tutulmasına göz yummaktadır. Ayrıca, AYM’nin kararında belirtildiği gibi “Türk hukukunda yeri olmayan bir işlemle” ismim milletvekili listesinden silinmiştir.
Bu vesileyle, Meclis’te AYM Kararı’nı okutan Sayın Gülizar Biçer Karaca’ya ve okuyucu Sayın Sibel Suiçmez’e bir kez daha saygılarımı sunarım. Onların cesur tavırları, Meclis’te Anayasa tanımazlığa katılmayanların sesini yükseltmesine vesile oldu.
Milletvekili seçildikten sonra, milletvekilliği faaliyetime başlamam için Anayasa Mahkemesi üç ayrı hak ihlali kararı verdi. Tüm hukuksuz işlemleri iptal etti. Son sözü “Can Atalay milletvekilidir, derhal milletvekilliği faaliyetine başlamalıdır” oldu.
Anayasa Madde 153; “Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar” demektedir. Ancak çoğunluk milletvekilleri kendi yorumlarını Anayasa’nın üzerine çıkararak Anayasa’yı askıya almaktadırlar. Yargıtay diyorlar, yetki karmaşası var diyorlar… Çoğunluklarının gücüyle Anayasa yok sayılıyor.
Ancak durum gün geçtikçe daha görünür hale geliyor. Arkalarına saklandıkları Yargıtay’ın Başkanı, birkaç gün önce kürsüde “Anayasa Mahkemesi kararları istisnasız bütün kurumları ve kişileri bağlar” dedi. Bu açıklama, belirsizliklere son verdi. Artık arkasına saklanacak bir gerekçe de kalmadı.
Bu konuşmanın yapıldığı toplantıya özellikle dikkat çekmek isterim. Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi tarafından desteklenen dört yıllık bir çalışma yürütülmektedir. Projenin adı ise “Anayasa Mahkemesinin Temel Haklar Alanındaki Kararlarının Etkili Şekilde Uygulanmasının Desteklenmesi” olarak belirlenmiştir. Toplantının adı da oldukça önemli: “Adli ve İdari Yargıda Bireysel Başvuru İhlal Kararları ve İhlalin Sonuçlarının Ortadan Kaldırılması”.
Toplantıya; Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay başkan ve temsilcileri ile Avrupa Konseyi temsilcileri, çok sayıda hâkim ve savcı katılmaktadır. Toplu olarak “Eğer bir hak ihlali kararı, olumsuz durumun sonuçlarını ortadan kaldırmıyorsa işe yaramaz” değerlendirmesini yapıyorlar.
Bu durumu kendi durumuma uygulamak isterim: Yine istisnasız bütün yargı kurumlarının yetkilileri, Can Atalay’ın milletvekilliğinin tescil edildiğini belirtmiş oldu. Artık AYM kararlarını uygulama sorumluluğu yalnızca TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’a aittir.
TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’un, Anayasa’ya açıkça aykırı olan bu durumu düzeltmek için bir makama veya kişiye çağrı yapmasına gerek yok. Herhangi bir kurumdan yeni bir karar istemesi de gerekmiyor. Yalnızca, yetkisinde olan bir imzayla zaten Milletvekili olan Can Atalay’ı TBMM Milletvekili listesine yazabilir ve yazması gerekmektedir.
Sayın Meclis Başkanı, aynı zamanda adında “… Demokrasi …” geçen bir komisyonun da başkanıdır. Komisyonun yasası yoktur ve çalışma esasları başkanca belirlenmektedir. Sonuçları büyük ölçüde Başkan Sayın Numan Kurtulmuş’a bağlıdır. Tutumu, hem bugünkü hem de gelecekteki güven konusuna açıklık getirecektir. Çünkü Komisyon sonuçlarını uygulamak için kurumları ikna etmesi ve çok sayıda önemli kararlar aldırması, kanunlar çıkartılması gerekmektedir. “Demokrasi” için böyle uzun bir yola çıkan Sayın Başkan’ın elinin altında olan ve yalnızca bir imzasını bekleyen Anayasa’nın emrini uygulayıp uygul
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın
İlginizi Çekebilecek Diğer Bloglar
Gündem HaberleriSamsun’da İlk Sanat Çalıştayı Yoğun Katılımla Başladı
Gündem HaberleriErzurum’da Kadın Sağlığı Seminerleri Eğitici Eğitimi Başladı
Gündem HaberleriMuğla’da Saklıkent Bölgesine 8 Bin 500 Metrelik Yol Yatırımı
Gündem Haberleri