
Gezi davası kapsamında hükümlü olan ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 106. kuruluş yıldönümünde Anayasa ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına rağmen milletvekilliğinin önündeki engelin kaldırılması için TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a dilekçe sundu. Atalay, bu dilekçeyle Kurtulmuş’un tek bir imzasıyla Meclis Kütüğü’ne yeniden yazılacağını vurguladı. “Bir milletvekilinin Anayasa’nın hükümlerine ve AYM’nin kararlarına aykırı olarak hapiste tutulması, TBMM’nin 106. yıl dönümünde bir çelişki oluşturuyor. Kurtulmuş’un bağlılık yemini ettiği Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın hala yürürlükte olduğunu hatırlaması için daha kaç mahkeme kararı gerekecek?” ifadelerini kullandı. Atalay’ın bu çağrısı sosyal medya aracılığıyla yapay zeka videosuyla da paylaşıldı.
@132173407469799 can atalay
Gezi davasında “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etmek” suçlamasıyla yargılanan ve üç yıldır Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Atalay, TBMM’ye sunduğu dilekçesinde Anayasa Mahkemesi’nin milletvekilliğini defalarca onaylayan kararlarına rağmen tutukluluğunun devam ettiğini belirtti. AYM, Yargıtay ve Danıştay gibi üst yargı organlarının bu kararların bağlayıcılığını kabul ettiğini hatırlattı.
Atalay, TBMM Başkanı Kurtulmuş’un imzaladığı Süreç Komisyonu Raporu’nun “AYM ve AİHM kararlarına uyulması zorunludur” ve “Bütün idari engeller kaldırılmalıdır” ifadelerini içerdiğine dikkat çekti. Kurtulmuş’a hitaben, Meclis Kütüğü’ne yeniden yazılmasının sadece tek bir imzasının yeterli olduğunu ifade eden Atalay, bu yetkinin tamamen Kurtulmuş’un sorumluluğunda olduğunu ve yasal bir düzenleme gerektirmediğini vurguladı. Ayrıca, Atalay, Mart ve Nisan 2026 tarihlerinde TBMM Başkanlığı’na ilettiği iki dilekçeye henüz yanıt almadığını da kamuoyuyla paylaştı.
“Rapor, Sayın Numan Kurtulmuş’a doğrudan sorumluluk yüklüyor ve görevlendiriyor”
Atalay’ın sosyal medya hesabında yayımlanan yapay zeka tarafından hazırlanan videoda, Atalay’ın şu sözlerine yer verildi:
“Değerli yurttaşlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 106. kuruluş yıldönümünü kutluyorum. Kurtuluş Savaşı’nı yöneten, ülkemizi özgür kılmak için emek veren herkesi, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarını saygıyla anıyorum.
Değerli yurttaşlar, TBMM’nin kuruluşunu 106. yılında bir milletvekilinin Anayasa’nın hükümlerine ve Anayasa Mahkemesi’nin bağlayıcı kararlarına rağmen hapiste tutulması durumu söz konusudur. Hakkımdaki Anayasa hükümleri ve AYM kararları o kadar bilindik ki, yinelemem gereksiz bir tekrar olacaktır.
AYM, Yargıtay, Danıştay da dahil olmak üzere her kurum, Anayasa hükümlerinin ve AYM kararlarının bağlayıcı olduğunu sürekli olarak ifade ediyor. Son olarak Danıştay 5. Dairesi, ‘AYM kararını tanımayan ve uygulamayan kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal etmiş olacağını’ belirtmiştir.
Sayın Numan Kurtulmuş’un başkanlığını yaptığı, imzaladığı ve takibinden sorumlu olduğu ‘Süreç Komisyonu Raporu’, ‘AYM ve AİHM kararlarına uyulmalıdır’ diyor, ayrıca ‘hukuki engellerin kaldırılması gerekmektedir, tüm idari engeller de kaldırılmalıdır’ ifadesini taşıyor. Kendisine teslim edilen ‘Rapor’, Sayın Numan Kurtulmuş’a doğrudan bir yükümlülük yüklüyor ve görevlendiriyor.
AYM kararlarının defalarca hükme bağladığı gibi ben bir milletvekiliyim ve yeniden Meclis Kütüğü’ne yazılmam tamamen ve yalnızca Sayın Numan Kurtulmuş’un imzasını beklemektedir. ‘Rapor’un işaret ettiği ‘idari engelin kalkması’ Sayın Kurtulmuş’un sorumluluğundadır.
Sayın Kurtulmuş, Şubat 2026’da, Süreç Komisyonu Raporu’nda AİHM ve AYM konusunda adımlar atılması gerektiğini ifade etti. ‘AİHM ve AYM kararları da dahil olmak üzere önerilerin hızla yerine getirilmesini bekliyoruz. Çünkü hiçbir yasal düzenlemeye ihtiyaç olmayan konular var…’ diyerek konuyu Ramazan Bayramı sonrası ele alacaklarını belirtti. Ancak son günlerde, ‘Can Atalay Olayı üzerine artık konuşmak istemediğini’ açıkladı.
Gerçekten de artık konuşulacak bir şey kalmamıştır. Milletvekilliğimle ilgili bir tartışma yoktur. Yapılması gereken, TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’un bir imzasıyla Meclis listesine yazılmamdır.
TBMM Başkanlığı’na Mart ayında bir dilekçe gönderdim. Nisan ayında da bir hatırlatma dilekçesi verdim. Her iki dilekçeme de yanıt alamadım.”
“Yapılması gereken TBMM Başkanı Kurtulmuş’un bir imzası ile Meclis listesine yazılmam”
Atalay’ın sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşım ise şöyle oldu:
“Sayın Numan Kurtulmuş, geçtiğimiz günlerde ‘Can Atalay olayı üzerine artık konuşmak istemediğini’ belirtti.
Gerçekten de artık üzerine konuşulacak bir konu kalmamıştır.
Yapılması gereken, TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’un bir imzasıyla Meclis listesine yazılmamdır.
TBMM Başkanlığı’na, Mart ve Nisan aylarında iki ayrı dilekçe ile başvurdum. İkisine de bir yanıt alamadım.
Soruyorum: Sayın Numan Kurtulmuş’un bağlılık yemini ettiği Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın halen yürürlükte olduğunu hatırlaması için daha kaç mahkeme kararı yazılması gerekiyor?
AYM kararlarının uygulanmaması ile ilgili Danıştay, yakın tarihli bir kararında;
‘AYM kararlarının gereğini yerine getirmeyen kamu görevlilerinin, devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal etmiş olacağını’ vurgulamıştır.
Bir milletvekilinin Anayasa’nın hükümlerine ve AYM’nin kararlarına aykırı olarak hapiste tutulması, TBMM açısından bir çelişki oluşturmaktadır. TBMM, 106. yılı itibarıyla yurttaşın oyuyla seçilmiş bir vekilin ‘fiilen’ rehin tutulmasına göz yummamalıdır.
Mart ve Nisan 2026’da ilettiğim dilekçelerde belirttiğim üzere, TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’u bir kez daha görevini yerine getirmeye davet ediyorum.
<p style="font-size: 21px </p>Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



