
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Or Enerji tarafından hayata geçirilmesi planlanan Ilgardere Rüzgar Enerji Santrali (RES) Kapasite Artışı Projesi’ne karşı Çanakkale 2. İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Proje, mevcut 10 MWe kurulu güç kapasitesinin 40 MWe’ye çıkarılmasını hedefliyor. Dava sürecinde keşif ve bilirkişi incelemesi gerçekleştirildi.
Keşif öncesi, köylüler Cemaller köyü meydanında bir araya gelerek projeye karşı tepkilerini dile getirdi. “Köyümüzde daha fazla RES istemiyoruz” pankartı açan köylüler, geçmişteki ÇED süreçlerinde benzer incelemelerin yapıldığını hatırlatarak, “Artık sabrımız kalmadı, bu kaçıncı bilirkişi incelemesi?” şeklinde ifadelerde bulundu.
Keşif sırasında davacılar, ilk beyanlarını sundu. Davacıların avukatı Cem Altıparmak, daha önceki ÇED süreçlerine dair bilgi vererek, projede kamu yararının bulunmadığını ve ÇED Raporu’nun eksik ve hatalarla dolu olduğunu vurguladı. Ayrıca, meteorolojik verilerin uzak bir bölgede bulunan Ayvalık Meteoroloji İstasyonu’ndan alındığını belirterek, bu durumun bile ÇED Olumlu kararının iptali için yeterli olduğunu ifade etti ve ÇED Olumlu kararının iptalini talep etti.
Altıparmak’ın ardından Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği adına konuşan Süheyla Doğan, şirketlerin parçalı ÇED süreçleri yürüttüğünü belirtti. Projede 4 ayrı ÇED sürecinin bulunduğunu ifade eden Doğan, bu durumun ÇED mantığına aykırı olduğunu ve kamu kaynaklarının israfına yol açtığını söyledi. Ayrıca, planlanan türbinlerin yaşam alanlarına çok yakın olduğunu, tarım alanları ve meralara yerleştirilecek türbinler nedeniyle köylülerin mağdur olacağını dile getirdi.
“GÖÇ ETMEK ZORUNDA KALACAĞIZ”
Sonrasında, Cemaller ve Söğütlü köyü muhtarları ile vatandaşlar da söz alarak, projeye karşı duydukları endişeleri aktardı:
“Türbinler aşırı gürültü yapıyor, geceleri uyuyamıyoruz. Hayvanlarımız, konulan türbinler yüzünden eski otlaklarına geri dönemiyor. Su içtikleri gölet de türbinlerin yanında kaldı, hayvanlarımız su içemiyor. Bunun sonucunda süt verimleri düşüyor. Eğer daha fazla türbin yapılırsa, arazilerimiz kamulaştırılacak, meramız elden gidecek. Hayvancılıkla geçinen bizler büyük bir gelir kaybına uğrayacağız ve göç etmek zorunda kalacağız. Gürültü artacak ve ruh sağlığımız bozulacak.”
Hakim, davalı taraf ve müdahil şirkete söz verdi. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın avukatı, ÇED Raporu’nun yönetmeliklere uygun hazırlandığını ve alınan ÇED kararlarının doğru olduğunu belirterek davanın reddini talep etti. Bu esnada, Ayvacık Gazetesi’nden bir basın temsilcisinin fotoğraf çekmesine engel olundu ve katılımcılar fotoğraf çekmeme ve ses kaydı almama konusunda uyarıldı.
“KEPÇELERİ KÖYE SOKMAYIZ”
Müdahil şirket Or Enerji’nin yöneticisi olan avukatın, mevcut türbinlerin zarar vermediğini ve yeni türbinlerin de zarar vermeyeceğini ifade etmesi üzerine köylüler, hakime “Bu proje onay alırsa, biz kepçeleri köye sokmayız, önüne yatarız. Buradan ölümüz çıkar.” diyerek tepki gösterdiler. Bu sırada şirket yetkilisi ile köylüler arasında tartışmalar yaşandı.
Hakimin tarafları sakin olmaya davet etmesinin ardından, ÇED alanı içerisinde incelemelere geçildi. En yakın türbin noktasına yüründü. Diğer alanları görüntülemek için drone uçurulmak istendi ancak hava muhalefeti nedeniyle bu mümkün olmadı.
Keşif tamamlandığında, köylüler ve yaşam savunucuları projeye karşı tepkilerini yineleyerek, “Havama, suyuma, merama dokunma” ve “Köyümüzde RES istemiyoruz” sloganları attılar.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



