
Haber: Feyaz ÇANAK – Kamera: Hakan KARADUMAN
(RİZE) – Rize’de bir çay üreticisi, 11 yıl önce bir kilo yaş çayla dört ekmek alınabildiğini hatırlatarak, geçen yıl çayın fiyatının 25 lira, ekmeğin ise 18 lira olduğunu vurguladı. Ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Köylü milletin efendisidir” sözünü anımsatan çay üreticisi, Türkiye’de çiftçiliğin adeta yok olma aşamasına geldiğini ifade etti.
CHP’nin 108’nci Millet İradesine Sahip Çıkıyor mitingi yarın Rize’de gerçekleştirilecek. Miting öncesinde ANKA Haber Ajansı’na konuşan bir yurttaş, çay ve simit fiyatları üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Yurttaş, “Bağkur emeklisiyim. 23 liraya altı nüfus geçinemiyoruz. Başka ne söyleyeyim? Söyleyecek de bir şey yok. Her şey bitmiş” dedi.
ÇAY ÜRETİCİSİNİN FİYAT BEKLENTİSİ 45 LİRA
Bir diğer yurttaş, gübre fiyatlarının çayla orantılı olduğunu belirterek, “Şimdi gübre 27-28 lira olmuş, çay yerinde saymış. Bunun yanında mazot, su ve nakliye masrafları da var. Çayın en az 45 lira olması lazım ki dengeyi karşılasın. Ben esnafım ve esnaf da zor durumda. Zenginlerin vergilerini affediyorlar, esnafa yük bindiriyorlar. Vergide boğuluyoruz, nakit akışı yok. Alışverişler kredi kartıyla yapılıyor, bu da vergi yükünü artırıyor. Banka komisyonları da sıkıntı yaratıyor” dedi.
Açıklanacak çay fiyatının beklentilerin altında kalması durumunda üreticinin üretime devam edip etmeyeceği sorulduğunda, yurttaş, “Mecbur üretecek. Her sene ekilen bir şey değil çay. Kendiliğinden oluyor ama bakım gerekiyor. Bu sene bakım yapılamazsa çay kalitesiz olacak ve üretim düşecek” diye yanıtladı. Yurttaş, yarınki mitinge katılacağını da belirtti.
Emekli olan ve 20 bin lira aylık aldığını söyleyen başka bir yurttaş, “Geçinebiliyor musunuz?” sorusuna, “Zor ya. Hakikaten zor. Borç alarak geçiniyoruz. Arkadaşlardan, komşulardan, akrabalardan borç alarak geçim sağlıyoruz” cevabını verdi. Rize’deki ekonomik durumun genelini değerlendiren yurttaş, “Çay olmasa perişan olduk” ifadelerini kullandı. Çay sezonunun yaklaştığını belirten yurttaş, “Çaydan az çok kazanıyoruz ama masraflar çay parasını yiyor” dedi. Yeni çay fiyatının 29,5 lira olarak açıklanmasını beklediğini söyleyen yurttaş, “Çünkü hükümet enflasyon beklentisine göre veriyor. 35-40 lira olması gerekiyor, desteklemeyi de koymaları lazım” diye ekledi.
“ESKİDEN ÇAY PARASIYLA EV ALINIYORDU”
Yurttaş, geçmişte insanların çay parasıyla İstanbul’dan ev veya arazi alabildiğini belirterek, “Şimdi durum daha da kötü” diyerek geçim zorluğuna dikkat çekti. “Ek bir gelir olmadıktan sonra geçim zor. Çay bile kurtarmaz” ifadelerini kullandı.
“DESTEKLEMEYİ KALDIRDILAR”
Bir çay üreticisi, fiyat beklentisinin her geçen yıl enflasyon karşısında düştüğünü belirtti. “11 yıl önce bir özel firmada çalışıyordum. O dönemde dört ekmek alabiliyordum bir kilo yaş çayla. Geçen sene 25 lira verildi, ekmek 18 lira oldu. Şimdi 1,5 ekmek alabiliyoruz. Diğer ekonomik unsurlarla kıyaslandığında çay fiyatı oldukça düşük” dedi.
Çiftçi temsilcileri, ziraat odaları ve siyasi parti yöneticilerinin genelde 40 lira fiyat beklediğini ifade eden yurttaş, “Bu fiyat da düşük. Çünkü çayın maliyeti her geçen gün artıyor. Çay zor bir ürün. İnsanlar bu coğrafyada yağmurda, güneşte çay topluyor. Buradaki sistem çay üzerine kurulu ve çay olmasa esnaflık yapmanın anlamı kalmaz” şeklinde konuştu.
Son dönemde Türkiye’de çiftçiliğin sona erdiğine dikkat çeken yurttaş, “Sürdürülebilir bir çiftçilik yok. Çiftçiye ‘Al bilmem neyini götür’ dediler. Mustafa Kemal Atatürk, ‘Köylü milletin efendisidir’ dedi. Köylü üretirse bir şeyler olur. Ancak çiftçi artık üretemiyor” dedi. Buğday ve şeker pancarı gibi diğer ürünlerde de benzer sıkıntılar yaşandığını vurguladı.
Yurttaş, çay desteklemesinin kaldırıldığını belirterek, “Destekleme ile gübre alabiliyorduk ancak artık cebimizden nakit çıkmaya başladı ve en sonunda desteklemeyi de kaldırdılar” dedi.
“ÇAY SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR TARIM”
Türkiye’de birçok yerin maden sahasına açıldığını dile getiren yurttaş, “Çay, sürdürülebilir bir tarımdır. Maden açılabilir, iş yeri kurulabilir ama bu sadece belli kişilerin çıkarına olur. Burada çayı, buğdayı, şeker pancarını kaldırdığınızda ne olacak? Üç beş kişi madenden gelecek, 10-15 kişi çalıştıracak. Türkiye’deki çalışma şartları ortada” dedi.
Rize’de 60-70 yıldır çay üretildiğini belirten yurttaş, “Esnafı dolaşsanız, Çaykur’dan emekli olmayan bir insan bulamazsınız. Her evde bir Çaykur emeklisi vardır. Ancak bu büyük firmalar siyasi rant için kullanılıyor” ifadelerini kullandı.
Yurttaş, Çaykur’da liyakat sorunlarına da dikkat çekerek, “Bir takım insanlar siyasi baskı altında işten çıkarılıyor. Çay işini çayı bilen insanlar yapmalı. Ben bilmediğim bir alanda başarılı olamam ki” dedi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



