
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, “Terörsüz Türkiye” süreci çerçevesinde gündeme gelen “çerçeve yasa”nın referanduma sunulmasının gerekliliğini vurguladı. Kılıç, “Millet bilmiyor, milletvekilleri bilmiyor. Ancak DEM Parti biliyor, Abdullah Öcalan biliyor ama biz bilmiyoruz. Yasanın çerçevesi de belli değildir, çerçevenin yasası da belli değildir. Dolayısıyla çerçeve ve yasa, bir nevi yasasız çerçevedir” ifadelerini kullandı.
Kılıç, partisinin Kağıthane İlçe Başkanlığı’nda gerçekleştirilen MYK toplantısı sırasında basın mensuplarına önemli açıklamalarda bulundu.
BU HABERİ, iahaber ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
iahaber’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
ABONE OL
Zaten abone misiniz?
Üye girişi yapın
Yeniden Refah Partisi İstanbul İl Başkanlığı’na Yunus Emre Taşçı’nın atanmasıyla birlikte partinin dinamizm kazandığını belirten Kılıç, MYK toplantılarının İstanbul’da da düzenleneceğini ifade etti. Ayrıca, Yeniden Refah Partisi İstanbul İl Başkanlığı’nın 4. Levent’e taşındığını ve restorasyon çalışmalarının sürdüğünü aktardı.
“Çerçeve var, yasa yok”
Kılıç, çözüm sürecine dair kamuoyunda tartışılan “çerçeve yasa” hakkında şu değerlendirmelerde bulundu:
“‘Yasa’ diyoruz ama çerçeve var, yasa yok. İktidarın Meclis gruplarında çerçeve için imza toplandı. Sayın milletvekilleri şu an boş kâğıda imza atıyor. Bu imzalar, teklifin komisyona sevkinde kullanılacak. Ancak yasanın maddeleri hakkında kimsenin bilgisi yok. Milletvekilleri neye imza attığını bilmiyor, millet de neye imza atıldığını bilmiyor. Çözüm süreci var, çerçevesi var ama yasası yok. Millet bilmiyor, milletvekilleri bilmiyor. Ancak DEM Parti biliyor, Abdullah Öcalan biliyor ama biz bilmiyoruz. Meclis’teki muhalefet partileri de bilmiyor. İktidar milletvekilleri de neye imza attıklarını bilmiyor. Altına imza atılan, duvara asılan bu çerçevenin içi boştur. Bu muammaya destek vermemiz, belirsizliğe imza atmamız mümkün değildir. Yasanın çerçevesi de belli değildir, çerçevenin yasası da belli değildir. Dolayısıyla çerçeve ve yasa, bir nevi yasasız çerçevedir.”
“Çerçeve yasa referanduma götürülmeli”
Kılıç, hem çerçeve hem de yasa hakkında millet ve muhalefetin acilen bilgilendirilmesi gerektiğini belirtti. Genel Başkanları Dr. Fatih Erbakan’ın da sürekli ifade ettiği gibi, bu yasanın anayasa değişikliklerinde olduğu gibi referanduma sunulması ve milletin desteğinin alınması gerektiğini vurguladı.
“TMO’nun görevi İtalyan çikolata üreticisine ucuz fındık temin etmek değildir”
Fındık üreticilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çeken Kılıç, Toprak Mahsulleri Ofisi’ne (TMO) çağrıda bulundu. Kılıç, “Doğusuyla batısıyla Karadeniz feryat ediyor. Fındık sezonu başlıyor. Geçen yıl 370 lira olan bir kilogram fındık, TMO’nun hatalı politikaları nedeniyle bugün maalesef 170 lira seviyesindedir. Yüzde 40 enflasyona rağmen geçen yıl 370 lira olan fındık, bugün 170 lira. Piyasada fındık 370 liraya alıcısını bulurken, TMO maalesef geçen yıl 100 liraya yakın bir fiyattan fındık arzında bulunmuştur. TMO’nun görevi, piyasada kartel konumunda olan İtalyan çikolata üreticisine ucuz fındık sağlamak değildir. TMO’nun asıl görevi fındık üreticisini desteklemektir.”
“Fındığın kilogramı 300 TL olmalı ve TMO tarafından alınmalıdır”
Kılıç, bugün toplama yevmiyeleri dâhil bir kilogram fındığın maliyetinin 200 liranın üzerinde olduğunu belirtti. Bu şartlar altında, bir kilogram fındığın TMO tarafından 300 lira karşılığında satın alınması gerektiğini ifade etti. Giresun kalitesi veya Levant kalitesi olsun, fındığın kilogram fiyatının 300 liranın üzerinde olması gerektiğini vurguladı. Fındık, TMO tarafından alınmalı ve ödemeler peşin yapılmalıdır. Geçmişte fındık borsasının Türkiye’de kurulmasına engel olan küreselci spekülatörlerin, şu günlerde Güney Amerika’da fındık çiftlikleri kurduğunu dile getirdi.
“Ekonomi yönetimi enflasyonla mücadele etmiyor; bizimle eğleniyor”
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) temmuz ayı enflasyon verilerine ilişkin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i eleştiren Kılıç, şu şekilde konuştu:
“Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek’i tebrik ediyoruz. Yıllık enflasyon temmuz ayında 0,4 puan geriledi. Bu hızla devam ederse enflasyonun tek haneli rakamlara düşmesi için 20 yıla ihtiyacımız olacak. Enflasyonda tek hane için hedefler beş yıl, gerçekler ise 20 yıl… 0,4 puanlık gerilemeyi açıklayan da Sayın Bakan. Bu büyük bir başarı olmalı ki kendisi bunu duyuruyor. Ancak kiralardaki yıllık artışlar çift haneli, gıda fiyatlarındaki artışlar çift haneli, elektrik, su ve doğal gaz zamları da çift haneli. Akaryakıt fiyatları ve mutfak tüplerindeki artışlar da aynı şekilde. Enflasyondaki düşüş ise 0,4 puan. Ekonomi yönetimi enflasyonla mücadele etmekten çok, adeta bizimle eğleniyor. 0,4 puanlık düşüş için Maliye Bakanlığına ve Merkez Bankası Başkanına ihtiyaç yoktur. Hiç olmasalar belki düşüş hızı daha da artar. En azından Merkez Bankası ve Maliye Bakanlığının masraflarından Hazine kurtulmuş olur. Yorgun iktidarın ekonomi yönetiminin son kullanma tarihi geçti. Artık bu reçete, sorunlarımıza çözüm olmuyor.”
“Vize krizi Türkiye’nin itibarını etkileyen kronik bir sorun”
Türk vatandaşlarının vize randevusu bulamayışı sonucu yaşanan krize de değinen Kılıç, “Vize krizi, artık dış politika meselesi olmanın ötesine geçerek vatandaşların günlük yaşamını ve Türkiye’nin itibarını etkileyen kronik bir sorun haline gelmiştir. Türk vatandaşlarının Schengen vizesine erişimde karşılaştığı zorluklar, artık münferit bir mesele olmaktan çıkmıştır. Eğitim, ticaret, turizm, fuar, sağlık, kültürel faaliyetler veya aile
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



