
7 Mayıs 2026 13:01
Güncelleme: 7 Mayıs 2026 14:52
iahaber Haber Merkezi
DEM Parti ve DBP’nin de aralarında bulunduğu çeşitli parti ve dernekler, Van Cezaevi İnfaz Kurumları önünde bir araya geldi. “Hasta tutsaklara özgürlük” yazılı pankart açarak, cezaevinde kayyım atanarak Hakkari Belediye Eş Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mehmet Sıddık Akış ve önceki dönem Hakkari Belediye Eş Başkanı Cihan Karaman’ı ziyaret eden DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Akış’a verilen 19,5 yıl hapis cezasının barış sürecine zarar verdiğini ifade etti. Hatimoğulları, “Biz barış için gece gündüz çalışıyoruz. Toplumun umutları var. Ancak birileri, Mehmet Sıddık başkanımız hakkında daha önce bozulmuş olan kararı yenileyerek 19,5 yıl hapse mahkum ediyor. Gerekçeleri nedir biliyor musunuz? ‘Siyasi parti faaliyetleri sorgulanıyor.’ Bizler siyasi partilere mensup insanlar olarak; milletvekilleri, yöneticiler, belediye eş başkanları olarak elbette siyaset yapacağız. Siyaset yapmayacak olsak neden bir partide görev ve sorumluluk üstlenelim ki?” dedi. Hatimoğulları ayrıca, kayyım yasasının kaldırılmasının süreçte atılacak en önemli adımlardan biri olduğunu vurguladı ve tutuklu olan CHP’li belediye başkanlarının da tutuksuz yargılanmalarını ve görevlerine iade edilmelerini talep etti.
Hatimoğulları’nın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Seçilmişlerimizin tutuklandığı, siyasetçilerin içeride tutulduğu bir dönemin devam ediyor olması son derece üzücü ve kabul edilemez. Bugün sevgili Cihan Karaman ve Hakkari Belediye Eş Başkanımız Mehmet Sıddık Akış’ı ziyaret ettik. Akış, son seçimleri başarıyla kazanmış bir belediye eş başkanı. Seçimlerden sadece iki ay sonra gözaltına alındı ve tutuklandı. Daha önce 19,5 yıl ceza verilmişti ancak üst mahkeme bu kararı bozmuştu. Şimdi, yerel mahkeme 30 Nisan’da aynı şekilde 19,5 yıl hapse mahkum etti. Mehmet Sıddık başkanımızın cezaevinde olma sebebi, seçimlerden 60 gün sonra tutuklanmasıdır ve bu durum oldukça açıktır.”
“Seferberlik ilan ettiler, maddi kaynak harcadılar; seçimi yüzde 50’nin üzerinde oy alarak DEM Parti kazandı”
Hakkari, bir sınır kenti olma özelliği taşıyor ve mevcut iktidar, bu kenti kazanmak için tüm gücünü seferber etti. Hakkari’deki seçimlerde neredeyse Ankara’nın tüm gücü harekete geçirildi. Seferberlik ilan etmeleri ve ciddi maddi kaynak harcamalarına rağmen, bu seçimi yüzde 50’nin üzerinde oy alarak DEM Parti kazandı. Bunu hazmedemediler. Sadece 60 gün dayanabildiler ve 60 gün sonra Mehmet Sıddık eş başkanımız hapse atıldı ve kayyım atandı. Bunu kabul etmek mümkün değil.”
“Barış süreciyle son derece uyumsuz bir karar”
Özellikle şu an barış sürecinin devam ettiği bir dönemde, Sayın Öcalan tarafından barış ve demokratik toplum çağrısı yapılırken, bu kararın 30 Nisan’da verilmiş olması kabul edilemez bir durum. Bu karar, barış süreciyle son derece uyumsuzdur. Bizler bu kararları barış sürecini sabote eden adımlar olarak görüyoruz. Toplumun umutları var, ama birileri Mehmet Sıddık başkanımız hakkında daha önce bozulan kararı yenileyerek 19,5 yıl hapse mahkum ediyor.”
“Demokratik zemindeki siyaseti bir suç gerekçesi haline getirerek sayısız insan tutuklandı”
Gerekçeleri nedir biliyor musunuz? ‘Hukuki gerekçeleri’, tırnak içinde söylüyorum. Siyasi parti faaliyetleri sorgulanıyor. Bizler siyasi partilere mensup insanlarız; milletvekilleri, yöneticiler, belediye eş başkanları olarak elbette siyaset yapacağız. Siyaset yapmayacak olsak neden bir partide görev ve sorumluluk üstlenelim ki? Demokratik zemindeki siyaseti bir suç gerekçesi haline getirerek sayısız insan tutuklandı. Bunlardan biri de Hakkari Belediye Eş Başkanımızdır ve şu anda cezaevindedir.”
“Bir aya yakın Van-Hakkari yolu kapalı; Hakkari’ye üvey evlat muamelesi yapılıyor”
Hakkari’nin hedef olarak seçilmesi gerektiğini vurgulamak istiyorum. DEM Parti, orada son derece örgütlü ve güçlü şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Halktan alamadıklarını kayyımla almaya çalışıyorlar ki bu kabul edilemez. Hakkari’ye adeta üvey evlat muamelesi yapılmaya devam ediliyor. Bir aya yakın Van-Hakkari yolu kapalı kaldı. Hakkarililer hastalarını hastanelere bile götüremez oldu. Biz bunu parlamentoda dile getirdik. Ancak kayyım vali, üzerine düşen görev ve sorumluluğu yerine getirmedi. Çünkü kayyım vali, Hakkari halkına adeta işkence edercesine yolun yapılması için gerekli girişimlerde bulunmadı. Bu durum, Hakkari’ye nasıl bir üvey evlat muamelesi yapıldığını gösteriyor.”
“Halkın gücüyle verilen mazbata, kayyım gücüyle geri alınmak istendi”
Başka belediyelere de kayyım atandı. Van, kazanılmış bir ilimizdir. DEM Parti, tüm belediyeleri almış olmasına rağmen, bu büyük başarıyı hazmedemeyenler, ilk etapta mazbata verirken sorun yaşadı ve daha sonra halkın gücüyle verilen mazbatanın kayyım gücüyle geri alınmasını hedefledi. O mazbatayı resmen almış olabilirsiniz ama Van halkının idaresine ipotek koyamazsınız. Şu bir gerçek ki kayyımlarla hiçbir denklemi değiştiremezsiniz. Bugün DEM Parti’nin kazanma ihtimali yüksek olan belediyelerine seçmen taşıdığınız da biliniyor. Bana rağmen belediyeler kazandıysa bu büyük bir zaferdir. Bu zaferi hazmedemeyenler, atanmışları, seçilmişlerin yerine getirerek belediye yönetmeye çalışıyor.”
“Bu süreçte atılacak en önemli adımlardan biri kayyım yasasının lağvedilmesi”
Demokrasinin olduğu yerde seçme ve seçilme hakkından vazgeçilemez. Seçilmişin yerine atanmışı getirmek, otoriterliğin ta kendisidir. Çağrımızı yineliyoruz; tüm kayyımlar bu süreçte geri çekilmelidir. Seçilmişler görevlerine iade edilmelidir. Mehmet Sıddık eş başkanımız serbest bırakılmalı ve görevine iade edilmelidir. Bu süreçte atılacak en önemli adımlardan biri kayyım yasasının lağvedilmesi ve tüm seçilmişlerin görevlerine iade edilmesidir. Bu talep sadece DEM Partili eş başkanlar için değil, Silivri’de tutuklu bulunan CHP’li belediye başkanları için de geçerlidir. Kaçma ihtimali olmayan insanların tutuklu yargılanmaları kabul edilemez. Bu, seçmenin yani
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



