
Trafik kazası nedeniyle 5 buçuk aylık hapis cezasına çarptırılan 66 yaşındaki Kadir Coşkun, açık cezaevine yerleştirildikten 20 gün sonra izne çıktığı sırada fenalaşarak hayatını kaybetti. Coşkun’un çocukları, babalarının cezaevindeki ihmal nedeniyle yaşamını yitirdiğini ve vefatlarının üzerinden bir yıl geçmesine rağmen hâlâ iddianamenin hazırlanmadığını ifade etti. Aile, ölümde sorumluluğu bulunanların cezalandırılmasını talep ediyor.
İzmir’in Ödemiş ilçesinde yaşayan Kadir Coşkun, yüzde 71 işitme engelli ve KOAH hastasıydı. 12 Mart 2025’te karıştığı bir trafik kazası sonrasında 5 buçuk aylık hapis cezası aldı ve Ödemiş Kaymakçı T Tipi Açık Cezaevi’ne sevk edildi. 31 Mart’ta, bayram iznine çıkacağı gün, ailesi tarafından karşılandığında yürüyemez halde olduğunun bildirildiği Coşkun, hastaneye kaldırıldığında yaşamını yitirdi.
Coşkun’un ailesi, cezaevinde yeterli sağlık hizmetinin verilmediğini öne sürerek şikayette bulundu. Cezaevi yönetiminin, yüzde 71 engelli ve KOAH hastası olan Coşkun’un sağlık durumu ile ilgili gerekli önlemleri almadığı iddia edildi.
Soruşturma başlatıldı, cezaevi görüntüleri istendi
Şikayet üzerine Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Kadir Coşkun’un çocukları, babalarının rahatsızlığıyla ilgili cezaevi personeline bilgi verdikleri iddialarını doğrulamak için kamera kayıtlarının incelenmesini talep etti. Ayrıca, izne çıkarılmadan önceki son 72 saatlik durumu ve izne çıkarıldığı gün cezaevi önünde yürüyemez halde bulunduğuna dair görüntülerin de istenmesi gündeme geldi. Coşkun’un sağlık durumu hakkında cezaevinde yapılan işlemler ile izne çıkarıldığı gün kendisiyle ilgilenen personelin belirlenmesi talep edildi.
ANKA Haber Ajansı’na açıklama yapan aile, Kadir Coşkun’un vefatının üzerinden bir yıl geçmesine rağmen hâlâ iddianamenin hazırlanmadığını belirterek, babalarının ölümünde sorumluluğu olanların cezalandırılmasını istediklerini ifade etti.
“Cezaevinden bilinci kapalı aldık”
Kadir Coşkun’un oğlu Tolga Coşkun, babalarını cezaevinden bilinci kapalı bir şekilde teslim aldıklarını belirterek, yaşadıklarını şu sözlerle aktardı:
“Babamın yüzde 71 engeli vardı ve KOAH hastasıydı. İlaç bağımlılığı yaşıyordu. Cezaevinde sık sık tıkanmış ve doktora görünmek istemiş, fakat ağrı kesici verilerek geçiştirilmiş. Babam hapse girdikten 10 gün sonra, bir mahkum beni aradı ve ‘Baban çok kötü, ilgilenmiyorlar. Ölecek burada’ dedi. Cezaevini aradım ama ‘Babanızla görüşemezsiniz, sağlık durumu kötü olsaydı ilgilenirlerdi’ dediler. Bayramın ikinci günü babam izne çıkacaktı. Bir gün önce cezaevine gittiğimizde, ‘Sevk edin babamı’ dedik ama ‘Yarın çıkacak’ yanıtını aldık. Ertesi gün babamı almaya gittiğimizde, onu yığıldığı halde bulduk. Ambulans yok mu diye bağırdık. Babamı arabayla hastaneye götürdük. Cezaevinde ambulans çağrılmadı, ilk yardım yapılmadı. 47 dakika kalp masajı yapıldı ama babam vefat etti. Babam enfeksiyon kapmıştı ve çoklu organ yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdi. Bu süreçte sağlık görevlileri neredeydi?”
“İlgilenilmemiş, bize babamın ölüsünü verdiler”
Kadir Coşkun’un kızı Emine Balkan, cezaevi yönetiminin babalarıyla yeterince ilgilenmediğini öne sürerek şu açıklamayı yaptı:
“Babamın 1 Nisan’da ölüsünü aldık. Cezaevine girdiğinin 20. günüydü. 10. gününde ziyarete gittik. Revire gittiğinde sadece ağrı kesici verildi dedi. Olumsuz bir durumdan bahsetmedi. Bizi mahkum arkadaşı aradı ve ‘Babanız kötü’ dedi. 3-4 kez cezaevini aradım, durumunun kötü olduğunu bildirdim. Ama sürekli ‘Görevli memurlarımız ilgileniyor’ yanıtını aldım. Hiçbir açıklama yapılmadı, hâlâ iddianame bile düzenlenmedi. Yakında bir yıl olacak ve hâlâ bir aşama kaydedemedik. Adalet istiyoruz.”
Kadir Coşkun’un diğer kızı Safiye Özer de adalet talebinde bulunarak, “Bütün bunlar yaşanırken, kimse bize ulaşıp açıklama yapmadı. Dava açtık ama sonuç yok. İddianame yok. Babamın hastalığının ilerlemesinde ihmal olduğu aşikar. Sorumluların yargılanmasını istiyoruz.” dedi.
“Ambulansı arayan ya da irtibata geçen olmadı”
Kadir Coşkun’un damadı Ahmetcan Özer, 1 Nisan’da cezaevinden almaya gittiklerinde Coşkun’un kapıda yığıldığını ve kimsenin ambulansı aramadığını anlattı. Özer, “O gün cezaevinde müdahale edecek sağlık personeli yoktu. Nöbetçi savcı ile irtibatımız oldu, olayın detaylarını aktardım. Cezaevi yönetimi suçlu. Ayrıca 7 kişilik koğuşta neden 9 kişi kalıyordu? Bu durumun sorgulanması lazım.” ifadelerini kullandı.
Avukat Güder: “Sorunumuz, dosyanın ilerlememesi”
Ailenin avukatı Merve Aybar Güder, bayram iznine çıkarılan babalarının cezaevinden yarı baygın teslim alındığını ve hemen suç duyurusunda bulunduklarını aktardı. Güder, “Ödemiş Kaymakçı Cezaevi’nin tüm çalışanları hakkında suç duyurusunda bulunduk. Maktulün durumuna ilişkin belgeler talep ettik ama cezaevinin sağlık personeli tarafından dosyaya sunulan herhangi bir bilgi yok. 20 gün boyunca babalarına ne olduğunu öğrenememek aileyi derinden üzüyor. Dosyanın ilerlememesi, aileyi daha da endişelendiriyor.” şeklinde konuştu.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



