Cezaevindeki Çocuklardan Çarpıcı Mektuplar!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Cezaevindeki Çocuklardan Çarpıcı Mektuplar!

Cezaevlerinde bulunan suça sürüklenen çocuklar, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Suça Sürüklenen Çocukları Araştırma Komisyonu’na yazdıkları mektuplarla yaşadıkları deneyimleri aktardı. Komisyon Başkanı Müşerref Pervin Tuba Durgut, düzenlenen toplantıda cezaevlerinden gelen mektuplardan bazı alıntılar paylaşarak dikkat çekti.

“SALINMASAM BU KADAR RAHAT DAVRANMAYABİLİRDİM”

Durgut’un aktardığı mektuplarda, birçok çocuğun küçük yaşlarda işledikleri suçlarla serbest kaldıktan sonra tekrar suça yöneldiklerini ifade ettikleri görüldü. Tekrar suç işleyen bir çocuk, mektubunda “O zamanlar saldıklarında çok mutlu oluyordum, keşke salmasalarmış. Suçum 150-160 olunca yakalandım. 16 yaşımda cezaevine girdim. İlk işlediğim suçlarda salınmasam bu kadar rahat davranmayabilirdim” şeklinde yazdı.

CEZALAR CAYDIRSA ISLAH OLURDUM

Mükerrer suçlardan dolayı 69 yıl 182 gün hapis cezası alan başka bir çocuk ise mektubunda, “Bir hikâyem var, çocukluğumda başladı. O zamanlar cahildim, uyuşturucuya alıştırıldım. Büyükler tarafından kullanıldım. Defalarca suç işledim, yakalandım, çocuktum, serbest kaldım. Hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı defalarca verilerek serbest kaldım. Bu suçun caydırıcılığı yoktu, çocukluğumu ve gençliğimi heba ettiler. İlk suçta değilse bile ikinci suçta bir yaptırım alsaydım belki çoktan ıslah olmuş, buralarda değildim. Bu adaletsizliktir.” ifadelerine yer verdi.

YANIMA KÂR KALIR SANDIM

Başka bir mektupta, “17 yaşında cezaevine hırsızlık suçundan girdim. O zaman yaptıklarımın yanıma kâr kaldığını sandım ama bu olaylardan 100 yılın üzerinde ceza aldım, şu anda 26 yaşındayım” diyen bir genç, yaşadığı pişmanlığı dile getirdi.

Komisyon Başkanı Durgut, mektupların iki önemli gerçeği ortaya koyduğunu belirtti. Bu gerçeğe göre, suça sürüklenen çocukların büyük bir kesimi parçalanmış aile yapıları, sokak hayatı, madde bağımlılığı, ihmal ve istismar gibi ağır sosyal sorunlar ile karşı karşıya bulunuyor. Ayrıca, çocukluk döneminde oluşan “cezasızlık algısı” da suç davranışlarının artmasına neden olmaktadır.

ÇOCUĞU KORURKEN CEZASIZ KALMASIN

Durgut, küçük yaştaki çocukların işlediği suçların cezasız kalmasının, hem yeniden suça yönelmelerini artırdığını hem de çocukları istismar eden suç örgütlerini cesaretlendirdiğini vurguladı. Bununla birlikte, çocuk adalet sisteminde hassas bir denge gerektiğini ifade etti. Toplumun, suça sürüklenen çocukların korunmasını ve rehabilite edilmesini istemesi yanında, ağır suçlarda caydırıcı cezaların uygulanmasını beklediğini belirtti.

“YASA YARA BANDI GÖREVİ GÖRÜR”

Komisyona sunum yapan Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Avukat Cemile Didem Karaboğa, Türkiye’de çocukları koruyan yasal düzenlemelerin güçlü olduğunu ancak uygulamada bazı sorunlar yaşandığını ifade etti. Karaboğa, “Çağın ötesinde çocukları koruma kanunumuz var. Ciddi sorunumuz, bu kanunun etkin bir şekilde uygulanmaması. Ahmet Minguzzi, Atlas Çağlayan ve diğer tüm çocuklar üzerinden o annelerin ve ailelerin yaşadığı acıyı, öfkeyi anlıyorum ama yasa yapmak sadece bir yara bandı görevi görür” dedi.

KARAKTER EĞİTİMİ ANA SINIFINDA BAŞLAMALI

Ankara 2 No’lu Barosu Aile Merkezi Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Saliha Sasa, çocukların suça sürüklenmesinin yalnızca ceza hukuku politikalarıyla çözülemeyeceğini vurgulayarak, erken yaşta eğitim ve sosyal destek gerektiğini belirtti. Sasa, “Ana sınıfından itibaren karakter eğitimi verilmesi sağlanmalı. Çocuklarımızın mutlaka spor, müzik veya resim gibi yetenek alanlarında geliştirilmesi teşvik edilmelidir” önerisinde bulundu.

BAKAN GÜRLEK’TEN DEVRİMSEL HAMLELER

Çocukları suça ve şiddete iten etkenlerin araştırılması gerektiğini vurgulayan Bakan Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı ile ortak bir platform kurduklarını açıkladı.

Bakan Gürlek, “Suça sürüklenen çocukların cezalarının tamamını çekmesi konusunda bir düşüncemiz var” diyerek, Meclis’te bu konuyu incelemek üzere bir komisyon kurulduğunu hatırlattı. Toplumda oluşan cezasızlık algısının kırılması için somut ve uygulamaya dönük düzenlemeler yapacaklarını belirtti.

İRTİBAT BÜROLARI KURULACAK

Bakan Gürlek, konuşmasında İzmir, Ankara ve İstanbul’da irtibat büroları kurulacağını, bu büroların hedef sürelerin aşılıp aşılmadığını takip edeceğini ve yapay zeka yardımıyla gecikmelerin sebeplerinin araştırılacağını açıkladı.

KOMİSYONA GİDEN SÜREÇ

İşlenen birçok suç arasında kamuoyunda büyük tepkiye yol açan Mattia Ahmet Minguzzi ve Atlas Çağlayan cinayetleri, çocuklar arasındaki şiddet ve suça sürüklenen çocuklar konusunu yeniden gündeme taşıdı. Akran şiddeti ve küçük yaştaki faillerin işlediği ağır suçlara karşı oluşan toplumsal tepki, konunun Meclis düzeyinde ele alınmasına neden oldu. Bu süreçte TBMM’de kurulan Suça Sürüklenen Çocukları Araştırma Komisyonu, çocukların suça sürüklenme nedenlerini ve mevcut hukuk sistemindeki caydırıcılık ile rehabilitasyon dengesini incelemeye başladı.

Mattia Ahmet Minguzzi

24 Ocak 2025 tarihinde İstanbul’un Kadıköy ilçesindeki bir pazarda meydana gelen olayda, 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi, yaşıtlarıyla yaşadığı tartışmanın ardından bıçaklı saldırıya uğradı. İddiaya göre, 15 yaşındaki bir çocuk Minguzzi’yi birkaç kez bıçakladı, ardından yere düşmesinin ardından başka bir çocuk tarafından tekmelendi. Ağır yaralanan Minguzzi hastaneye kaldırıldı ancak birkaç gün sonra hayatını kaybetti.

Atlas Çağlayan

14 Ocak 2026’da İstanbul’un Güngören ilçesinde meydana gelen olayda, 16-17 yaşındaki Atlas Çağlayan, arkadaşlarıyla bir kafede otururken başka bir grupla “yan bakma” nedeniyle tartışma yaşadı. Tartışmanın büyümesi üzerine, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından bıçaklanan Çağlayan ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı ancak kaldırıldığı hastaneden yaşamını yitirdi.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın