CHP lideri Özgür Özel’in boykot sürecinin başlatılması ile birlikte, bu durum geniş kitlelere yayıldı. Özellikle sosyal medya platformlarında boykot çağrılarının yankı bulması, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın harekete geçmesine neden oldu. Başsavcılık, boykot çağrısı yapan ve bu doğrultuda hareket eden kişiler hakkında Nefret ve Ayrımcılık ile Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik suçlamasıyla soruşturma başlattı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya yayın organlarında halkın bir kesiminin ekonomik etkinlikte bulunmasını engellemeye yönelik, kamuoyunda “boykot” çağrıları olarak bilinen ayrıştırıcı söylemler ve bu söylemleri yayan şahıslara yönelik re’sen Nefret ve Ayrımcılık ile Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Suçlarından soruşturma başlattı.” ifadeleri yer aldı. Bu durum, politikanın ve toplumsal olayların ne denli gergin bir hale geldiğini gözler önüne serdi.
NE OLMUŞTU?
Özgür Özel’in başlattığı boykot çağrısı, özellikle sosyal medya kullanıcılarından büyük bir destek gördü. Gençler tarafından organize edilen bu boykot kampanyası, toplumun her kesiminden ilgi topladı. Boykot tarihinin 2 Nisan 2025 olarak belirlenmesi, gençlerin ve sosyal medya kullanıcılarının bu konuda ne kadar kararlı olduklarını gösteriyor. “2 Nisan Tüketim Boykotu” adı altındaki bu çağrı, geniş bir katılım vaat ediyor.
Boykotun duyurulmasının ardından, CHP lideri Özgür Özel de sosyal medya üzerinden bu kampanyayı desteklediğini açıkladı. Yaptığı paylaşımda, “19 Mart Darbesine karşı en ön safta direnerek geleceklerine sahip çıkan üniversite öğrencilerinden 301’i hukuksuzca tutuklandı ve bayramı ailelerinden ayrı geçiriyorlar. Öğrencilere, annelere, babalara, kardeşlere yapılan bu zulme karşı gençlerin başlattığı tüketim boykotunu gönülden destekliyorum. Herkesi bu boykota katılarak tüketimden gelen güçlerini kullanmaya davet ediyorum. Millet, devletin gerçek sahibidir. Devleti milletin karşısına diken bir avuç cuntacı kaybedecek, millet kazanacak.” ifadelerini kullandı.
TEPKİLER PEŞ PEŞE GELDİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın boykotla ilgili soruşturma başlatmasına tepkiler de hızla geldi. Özellikle Sözcü Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil, sosyal medya üzerinden yayınladığı mesajında bu duruma karşı görüş bildirdi. Özdil, boykotun genel anlamda bir toplumsal tepki olarak değerlendirilebileceğini ve bu tür uygulamaların demokrasinin bir gereği olduğunu savundu.
Bunun yanı sıra, birçok sosyal medya kullanıcısı ve sivil toplum kuruluşu, boykot çağrısının arkasında dururken, devletin bu soruşturmaları bir baskı aracı olarak kullanmaması gerektiğine vurgu yaptı. Farklı siyasi görüşlere sahip olan pek çok kişi, bu durumun ifade özgürlüğüne bir saldırı olduğunu belirtti. Özellikle gençlerin bu süreçteki aktif rol alması ve sosyal medyayı etkili bir platform olarak kullanması, yeni bir toplumsal hareketin habercisi olabilir.
Son olarak, yaşanan bu gelişmeler, Türkiye’de siyasi iklimin ne kadar gergin olduğunu ve halkın ekonomik sorunlara karşı duyarlılığını gözler önüne serdi. 2 Nisan’da gerçekleştirilecek olan bu boykot, sadece bir ekonomik protesto olmaktan öte, Türkiye’deki siyasi ve toplumsal dinamikleri de etkileyecek bir olay olacağa benziyor.