
2023 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşanan hayal kırıklığı, CHP’nin aynı yıl içinde genel başkan değişikliğine gitmesine ve 2024 yılındaki yerel seçimlerdeki başarıya bağlı olarak partiyi “siyasal sarkacın iki ucu arasında” bırakmış durumda. Bu karmaşık sürece, yolsuzluk soruşturmaları nedeniyle tutuklanan ve görevden alınan Ekrem İmamoğlu’nun siyasi hedefleri ve mevcut hukuki durumu da eklenince CHP organizması, “beynin verdiği talimatları, bedenin yerine getiremediği” bir çıkmazın içine girmiş durumda. Bu durum, CHP’yi kaçınılmaz bir iç hesaplaşmanın eşiğine getirmekte!
Ayrıca, CHP’li çeşitli belediyelerin de dahil olduğu hukuki süreçlerden etkilenen itirafçılar, etkin pişmanlık beyanları ve sağlam delillerin varlığı Genel Başkan Özgür Özel’in sabrını zorlamaktadır. Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibine karşı partisini savunurken, İmamoğlu etrafında şekillendirilen mağduriyet algısını canlı tutmak için çabalayan Özgür Özel, aynı zamanda meydanları ısıtmak ve Mansur Yavaş’ı da ileride bir alternatif olarak yedeklemek zorundadır.
Öte yandan, CHP tabanının merkezi iktidardan uzak kalmasının yarattığı sıkıntı da önemli bir meseledir. Uzun bir süredir, “Çöp, Çamur, Çukur” siyaseti ile anılan ve bu konuda derin bir sıkıntı yaşayan CHP, güçlü olduğu İzmir gibi yerlerde dahi içten içe çözülme işaretleri göstermekte. Bu noktada, işçilerle yaşanan sorunların maddi boyutunun yanı sıra, CHP’nin sürekli devam eden yerel iktidar mücadelesinden kaynaklandığı görülüyor.
Sonuç olarak, CHP, Deniz Baykal’ın tasfiye edildiği ve Kemal Kılıçdaroğlu’na alan açıldığı 15 yıl öncesindeki günlere benzer bir kaotik tablo içerisinde yer almakta. 38. Olağan Kurultay’daki olağanüstü ilişkiler ve açık şikayetlerle başı dertte olan Sn. Özel, hem genel merkezini hem de şahsi pozisyonunu koruma çabası içinde bulunmakta.
Bununla birlikte, Ekrem İmamoğlu üzerine inşa edilen siyasi senaryoyu yeniden canlandırma çabaları da sürmektedir. Herkes ne derse desin, CHP’nin seçeceği yön ile bu yönü belirleyecek kadroların yeniden yapılandırılması, elbette Türkiye’nin geleceği ile de kesişecek. İşte bu nedenle, CHP, derdine derman ararken sürekli dışarıya bakmak yerine, er ya da geç kendi içine de yönelip “asıl derdinin aslında siyasi dermanı olduğunu” anlayacaktır.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



